MEDYAJANS
18. 11. 2019
DHA SON DAKİKA HABERLERİ
DHA RSS Video Foto
  • Öğrencilere Dünya Bilginleri Yarışması’ndan 7 madalya

    İSTANBUL, (DHA) - Marmara Eğitim Köyü bünyesinde Maltepe Üniversitesi ile aynı kampüsü paylaşan Marmara  Koleji öğrencileri Yale Üniversitesi’nde yapılan Dünya Bilginleri Yarışması’ndan (The World Scholar’s ) 7 madalya ile döndü.  7-13 Kasım tarihleri arasında gerçekleşen yarışmada Azra Deniz Kasırga , Yaren Bahar Tozaner ve Neşe Sevgi Alkanlı’dan oluşan takımımızın koçluğunu öğretmen Ayşe Neşe Sarışın yaptı. 

    Öğrenciler Bilgi Yarışması’nda (Bowl) gümüş madalyaya layık görüldü. Yaren Bahar Tozaner, Bireysel Yazma’da (Individual Writing) gümüş madalya aldı. Azra Deniz Kasırga ise Bilgi Yarışması’nda (Challenge) 1 altın, 4 gümüş madalya kazanarak büyük bir başarıya imza attı.

    KÜLTÜR ZENGİNLİĞİ

    The World Scholar’s Cup tüm dünyadan gençlerin bilgi, münazara, yazma kulvarlarında İngilizce olarak yarıştıkları bir turnuva. Katılımcılar yarışma dışında Cultural Fair ve Scholar’s Ball gibi etkinliklerle farklı kültürleri tanıma imkanı buluyorlar. Bu yıl ki Dünya Bilginler Yarışması’na 51 ülkeden 1900 civarı yarışmacı katıldı.

    THE WORLD SCHOLAR’S CUP NEDİR?

    Dünya’da kırktan fazla ülkede gerçekleşen, “World Scholar’s Cup” (Dünya Bilginler Kupası) 2007 yılından bu yana düzenleniyor. Organizasyonun amacı; geleceğin alim ve liderlerine global bir ortam yaratmak ve öğrencilerin farkında olmadıkları yeni becerileri ile güçlü alanlarını keşfetmelerine olanak sağlamak. Ayrıca odaklanılan en önemli konu ise farklı kültürleri bir araya getirerek bugün ve geleceğe ait münazara yaptırıp, kompozisyon yazdırmak.

     



  • DHA YURT BÜLTENİ - 11

     

    Kara çarşaf giyen hırsızlık şüphelilerini yanlarındaki çocuk ele verdi

    Hatay'da tanınmamak için kara çarşaf giyip, kuyumcudan 60 bin liralık altın çalan 5 kadını, iş yerinin güvenlik kamerasına yansıyan 8 yaşındaki kız çocuğu ele verdi. Kısa sürede yakalanan kadınların, daha sonra tanınmamak için çarşafları çıkarttığı görüldü.
    Merkez Antakya ilçesinde kara çarşaf giyerek bir kuyumcuya giren İ.P., K.M., Ç.P., S.P. ve 16 yaşındaki B.P., kuyumcudan 60 bin TL değerinde altın çalıp kayboldu. Kısa süre sonra hırsızlığı fark eden kuyumcunun şikayeti üzerine Hatay Emniyet Müdürlüğü ekipleri olay yerine geldi. İş yerinin güvenlik kamerasına yansıyan görüntülerde, çarşaflı kadınların yanında bulunan 8 yaşındaki kızın yüzü saptandı. Güvenlik kamerası görüntülerinin ardından kadınları takibe alan ekipler, olaydan 1 saat sonra kız çocuğunun Hatay Devlet Hastanesi civarında olduğunu belirledi. Bölgede önlem alan polisler, hırsızlık şüphelisi 5 kadını yakaladı.
    Tanınmamak için çarşafları çıkartan kadınlar, ifadelerinin ardından adliye sevk edildi.

    Görüntü Dökümü
    ----------
    -Hırsızların kuyumcuya girmesi
    -Hırsızlık anı
    -İş yeri sahibinin hırsızlığı fark etmesi 
    -Hırsızları durdurmaya çalışması
    -Hatay İl Emniyet Müdürlüğünden detay görüntü
    -Hırsızların adliyeye götürülmesi 

    Süre: 02’38 -  Boyut: 295 MB

    Haber-Kamera: Hüseyin BOZOK-Halil İbrahim KARAÇAY/ HATAY,(DHA)

    ==================

    Kar maskeli saldırgan korku saçtı: 2 yaralı 

    Denizli'nin Sarayköy ilçesinde, başına kar maskesi takan Nail D. aralarında husumet bulunan Mustafa Başkaya'nın yaşadığı apartmana girdi. Tabancayla Başkaya ve eşini yaralayan Nail D., polis ekiplerince yakalanarak gözaltına alındı. 
    Olay, bugün saat 09.00 sıralarında, Aşağı Mahalle Cumhuriyet Caddesi'ndeki bir apartmanda meydana geldi. İddiaya göre Nail D. yüzüne kar maskesi takıp, husumetli olduğu Mustafa Başkaya'nın ailesiyle yaşadığı ikinci kattaki dairenin önüne gitti. Evinin kapısından çıkan Başkaya, kar maskeli Nail D. ile karşılaştı. İkili arasında burada başlayan arbede, evin salonuna kadar devam etti. Arbede sırasında tabancadan çıkan kurşunlar Mustafa Başkaya'yı ayağından, eşi Fatma Başkaya'yı ise karnından yaraladı. Silah seslerini duyan çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Polis ekipleri, şüpheli Nail D'yi olay yerinde yakalayarak gözaltına aldı. Yaralı karı-koca ambulansla Denizli Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Yaralılardan Fatma Başkaya'nın durumunun ağır olduğu öğrenildi.
    Polisin soruşturması sürüyor. 

    Görüntü Dökümü
    ------------
    - Olayın yaşandığı apartmandan detaylar
    - Yaralanan ailenin fotoğrafı
    - Şüpheli Nail D'nin fotoğrafı

    Haber- Kamera: Hasan ASLAN / SARAYKÖY (Denizli), (DHA)

    ===================

    Ersoy: Terör örgütü tarihin en zayıf günlerine geldi

    İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Ersoy, "Terör örgütü belki de tarihin en zayıf, en güçsüz günlerine geldi" dedi.
    İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Ersoy, beraberinde Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Arif Çetin ile birlikte PKK'ya yönelik jandarma, emniyet ve güvenlik korucularının katılımıyla gerçekleştirilen, Kıran-2 operasyonunun sürdüğü Batman'a geldi. Vali Hulusi Şahin'i ziyaret eden İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Ersoy, bölge genelinde sağlanan huzur ve güven ortamının kalıcı olması için operasyonların aralıksız devam ettiğini söyledi. Ersoy, "Terör örgütü belki de tarihin en zayıf, en güçsüz günlerine geldi. 1 Ekim'de başlayan kış operasyonlarımızla da Kıran-4, Kıran-5, Kıran-6 operasyonlarını başlattık. Arkası devam edecek. Sahada güvenlik güçlerimizin basmadığı hiçbir yer kalmadı. Girmedikleri hiçbir in kalmadan mücadelemizi devam ettiriyoruz. Halkımızın bugün yakaladığı bu huzur ve bu güven ortamının devam etmesi ve kalıcı hale gelmesi için kararlılıkla mücadelemizi aralıksız devam edeceğiz. Artık huzurun ne demek olduğunu, güvenliğin ne demek olduğunu son yıllarda yakaladığımız ortamda çok iyi gördük. Ekonomiden sosyal ilişkilerine kadar her alanda ne kadar güzel gelişmeler yakaladığımızı hep birlikte gördük. Tüm bölge illerinde yaptığımız izlenimlerde de halka şefkat, teröriste de olabildiğince sert muamele ile bugüne kadar sağladıkları bu güzel ortam için emeği geçenlere teşekkür ederim" dedi.

    Görüntü Dökümü
    -----------
    Ersoy ve beraberindekilerin valiliğe gelişi
    Vali Şahin tarafından karşılanması
    Ersoy'un konuşması
    Genel ve detay görüntüler

    GÖRÜNTÜ BOYUTU : 297 MB

    Haber-Kamera: Arif ARSLAN-Reşat YİĞİZ/BATMAN,(DHA)

    ===================

    Kıyıya vuran balina kurtarılarak denize bırakıldı

    Antalya'nın Finike ilçesinde kıyıya vuran ve gözüne kanca battığı tespit edilen balina kurtarılarak denize bırakıldı. 
    Finike ilçesi Hasyurt Mahallesi piknik alanı mevkiinde dün öğleden sonra vatandaşlar kıyıya büyük bir balık vurduğu ihbarında bulundu. İhbar üzerine hızla olay yerine gelen Sahil Güvenlik, Finike Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Akdeniz Su Ürünleri Araştırma Üretme ve Eğitim Enstitüsü ekipleri balığın türü ve yaralama olup olmadığını inceledi. 
    Yunus zannedilen balığın bir tür balina olduğu belirlenirken, hayvanın sol gözünde kanca tespit edilerek çıkarıldı. Ekiplerin müdahalesiyle kurtarılan balık tekrar denize bırakıldı. 

    Görüntü Dökümü
    ----------
    - Balinaya müdahale
    - Denize bırakılması

    Haber-Kamera: Suat SÖĞÜT/FİNİKE (Antalya), (DHA)

    ==================

    73'lük gezgin İngiltere'den Nepal'e yürüyor

    İngiltere'den 2018 yılında Nepal'deki çocuklara yardım etmek için yola çıkan yazar, gezgin ve maraton koşucusu Rosie Swale Pope(73), yürüyerek 1 yılda Türkiye'ye ulaştı. Nepal'e kadar toplam 6 bin 900 kilometreyi yürüyerek kat etmeyi planlayan Pope, dinlenme ve uyku problemini ise yol boyunca yanında çektiği ufak karavanda hallettiğini söyledi. 
    İngiltere'den 1 yıl önce yola çıkan Rosie Swale Pope, Türkiye'ye Yunanistan üzerinden Pazarkule Sınır Kapısı'ndan giriş yaptı. Nepal'e gidip buradaki yoksul çocuklara yardım etmek için yolculuğa başladığını ifade eden Pope, dinlenme ve uyku problemini ise yol boyunca yanında getirdiği ufak karavanda hallettiğini belirtti. Kendisini yazar, gezgin ve maraton koşucusu olarak tanımlayan Pope, "Bu şekilde seyahat etmek çok eğlenceli. Çünkü muhteşem insanlarla tanışıyorum" dedi. Birkaç yıl önce dünya etrafında beş yıllık plan kapsamında koştuğunu söyleyen Rosie Swale Pope, "Birkaç yıl önce dünya etrafında beş yıllık bir plan kapsamında koştum. Ama bu sefer çalışmak, ailemi görmek ve para kazanmak için ara sıra İngiltere'ye dönüyorum. Seyahat kitapları yazarak ve konferanslar vererek para kazanıyorum. Bu şekilde seyahat etmek çok eğlenceli. Çünkü muhteşem insanlarla tanışıyorum" dedi. 
    'GÜMRÜKTE ÇAY İKRAM ETTİLER, ÇOK MUTLU OLDUM'
    İngiltere'den Türkiye'ye yürüyerek geldiğini kaydeden Pope, "Nepal'deki çocuklara yardım etmek için yola çıktım. Avupa'yı geride bıraktım. Burada olmaktan çok mutluyum. İlk kez Türkiye'ye geliyorum. Londra'dan Türkiye'ye gelmem bir yıl sürdü. Gümrükte cana yakın insanlar tarafından harika bir şekilde karşılandım. Bana Türk çayı ikram ettiler ve bu beni çok sevindirdi" diye konuştu
    Yolculuğu boyunca, bazen otelde kaldığını, bazen de yanında getirdiği karavanda uyuduğunu dile getiren Pope, "Bazen otelde kalıyorum. Ama yoldayken çoğu kez küçük karavanda uyuyorum. Çünkü bu karavan trafikten kurtulmak ve geceleri koşabilmek için uygun. Burada olmaktan çok mutluyum" dedi.
    "2021'DE NEPAL'E ULAŞMAK İSTİYORUM"
    Hedefinin 2021 yılında Nepal'e ulaşmak olduğunu söyleyen Pope, "Türkiye'den sonra Gürcistan, Azerbaycan, Hazar Denizi'nin etrafından dolaşarak Nepal'in başkent Katmandu'ya varmak istiyorum. Hedefim 2021'de Nepal'e varmak. Çünkü yol oldukça uzun. Yolculuğumun tamamı 6 bin 900 kilometreden oluşuyor. Belki de daha fazla. Türkiye'de birkaç ay geçireceğim. İstanbul'a vardığımda bir hafta ailemi görmek için İngiltere'ye gideceğim" dedi. 

    Görüntü Dökümü
    -------
    - İngiliz Pope'un karavanıyla Türkiye'ye girmesi
    - Kadından detaylar
    - Karavandan detaylar
    - Kadının karavanda görüntüleri
    - Kadının gidişi

    Haber-Kamera: Ali Can ZERAY - Olgay GÜLER / EDİRNE, (DHA) - 



  • Türklerin yüzde 41’i Amerika’nın sözüne güvenmiyor

    İSTANBUL, (DHA)- Türkiye ile ABD ilişkilerinin sorgulandığı araştırmadan çarpıcı sonuçlar elde edildi. Araştırmaya katılanların yüzde 41,4'ü ABD'yi sözüne güvenilmez bir ülke olarak tanımlarken, sömürgeci olarak görenlerin oranı yüzde 58,9 çıktı. Türkiye NATO içerisinde kalmaya devam etmesi gerekir diyenlerin oranı ise yüzde 49,3.

    Araştırma şirketi AredaSurvey Türkiye ile Amerika ilişkilerini ele alan bir araştırma gerçekleştirdi. 4 bin 36 kişi ile 5-11 Ekim tarihleri arasında yapılan çalışmada ekonomik yatırımlar, Türkiye ile ABD ilişkileri, Türkiye’nin dış politikası gibi konular ele alındı.

    Vatandaşların yüzde 49,3’ü Türkiye’nin NATO içerisinde kalmaya devam etmesi gerektiğini söylerken yüzde 33,8’i de NATO’dan çıkması yönünde görüş bildirdi.

    TÜRKİYE-ABD İLİŞKİLERİ

    Araştırmaya katılanların yüzde 41,4'ü, iki ülke arasında yaşanan sorunların Amerika'nın vaadlerini yerine getirmeyen, sözüne güvenilmez bir ülke olmasına bağladı. Yüzde 28,5’i ise ABD’nin Ortadoğu başta olmak üzere dünyada sömürgeci devlet gibi davranmasına bağladı. Yüzde 12,5’i de ABD’nin PKK/PYD/YPG’yi terör örgütü olarak görmemesi şeklinde yorumladı.

    ABD TÜRKİYE’Yİ NASIL GÖRÜYOR?

    Katılımcıların yüzde 59,6’sı ABD’nin Türkiye’yi mecburen iş birliği yapması gereken bir ülke olarak gördüğünü söylerken, yüzde 12,9’u da ‘düşman ülke’ olarak gördüğünü belirtti. Yüzde 10,3 ise ABD’nin Türkiye’yi 'stratejik ülke' olarak değerlendirdiğini aktardı.

    ABD’yi tek kavram ile tanımlamak gerekirse, nasıl tanımlarsınız? Sorusuna katılımcıların yüzde 58,9’u 'sömürgeci' derken yüzde 23,5’i ‘düşman’, yüzde 16’sı 'menfaatçi' diye tanımladı.

    Türkiye’nin dış politikasını yürütürken Türk dünyası ülkeleriyle iş birliği yapması gerektiğini söyleyenlerin oranı yüzde 45,1 oldu. Yüzde 15,3’ü Avrupa Birliği, yüzde 10,6’sı İslam İşbirliği Teşkilatı ülkeleriyle iş birliği vurgusu yaptı.

    Katılımcıların yüzde 45,9’u Türkiye’yi Türk dünyasının bir parçası olarak görürken, yüzde 27’si İslam dünyasının bir parçası olarak gördüğünü söyledi. Yüzde 17’si de Avrupa’nın bir parçası olarak gördüğünü belirtti.

     



  • Osmangazi Meydanı’nda hafriyat çalışmaları sürüyor

    Muammer İRTEM/BURSA, (DHA)- BURSA’da Osmangazi Belediyesi'nin şehir merkezinde 40 dönüm alan üzerinde yapımına başladığı Osmangazi Meydanı’nda çalışmalar tüm hızıyla sürüyor. Şantiye alanını gezen Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar, "Meydanın altında yer alacak olan 2000 araç kapasiteli otopark, bölgedeki trafik sorununa merhem olacak. Bölgenin yayalaşmasını sağlayacağız. Hafriyat çalışmalarının tamamlanmasının ardından otopark ve meydanın inşaatına başlayacağız” dedi.
    Osmangazi Belediyesi’nin şehrin merkezinde 40 dönüm alan üzerinde yapımına başladığı Osmangazi Meydanı’nda çalışmalar tüm hızıyla devam ediyor. 150 milyon lira bedel ödenerek kamulaştırılan 100’den fazla binanın yıkılmasıyla elde edilen arazi üzerinde hayata geçirilen proje için hafriyat çalışmalarına hız verildi. Meydanın altında inşa edilecek olan 2000 araç kapasiteli 4 katlı kapalı otopark için 21 metre derinliğe kadar kazı yapacak olan belediye ekipleri, kısa sürede 9 metreye kadar inmeyi başardı. Yapılacak otopark ile şehrin trafik sıkıntısına büyük ölçüde çare olacak olan Osmangazi Meydanı, sosyal ve kültürel tesisleri, millet kıraathanesi ve aktivite alanları ile Bursa’nın yeni marka değeri olacak.
    “BÖLGEDEKİ TRAFİK SORUNUNA MERHEM OLACAK”
    Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar, AK Parti Bursa İl Başkanı Ayhan Salman ile birlikte Osmangazi Meydanı şantiyesini gezdi. Çalışmalar hakkında bilgiler veren Başkan Dündar, “AK Parti Bursa İl Başkanımız Ayhan Salman ile birlikte ilçedeki şantiye noktalarını gezerek yapmış olduğumuz projeleri yerinde inceledik. Osmangazi ve Bursa için büyük önem taşıyan Osmangazi Meydanı için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Meydanın altına inşa edeceğimiz 4 katlı bir otopark için 21 metre derinliğe kadar kazı çalışması yapıyoruz. Ekiplerimiz şuan 9 metreye kadar kazdılar. Meydanın altında yer alacak olan 2000 araç kapasiteli otopark bölgedeki trafik sorununa merhem olacak. Bölgenin yayalaşmasını sağlayacağız. Hafriyat çalışmalarının tamamlanmasının ardından otopark ve meydanın inşaatına başlayacağız” dedi.
    “MUHTEŞEM BİR GÖRÜNTÜ ORTAYA ÇIKACAK”
    Osmangazi Meydanı’nın Bursa’nın çöküntü alanı haline gelmiş merkezini yeniden canlandıracağını ifade eden Dündar, “Osmangazi Meydanı hem bugünün ihtiyaçlarına cevap verecek hem de Bursa’mıza değer katacak gerçek bir meydan olacak. Bursa denilince akla Osmangazi Meydanı gelecek. Ayrıca Ulubatlı Hasan Bulvarı’nda trafiği yer altına alacağız. Osmangazi Meydanı ile Demiryolu ve Merinos birleşiyor. Muhteşem bir görüntü ortaya çıkacak” diye konuştu.
    SALMAN: “OSMANGAZİ MEYDANI BURSA’YA DEĞER KATACAK”
    AK Parti Bursa İl Başkanı Ayhan Salman da, Osmangazi’nin Bursa demek olduğuna vurgu yaparak, “Bursa’ya önemli bir değer katacak olan Osmangazi Meydanı projesinin şantiye alanını gezerek yürütülen çalışmaları yerinde görme fırsatı bulduk. Osmangazi Belediye Başkanımız Mustafa Dündar, yürütülen çalışmalar hakkında bizleri bilgilendirdi. Her zaman derim; Osmangazi demek, Bursa demek. Mustafa Dündar demek ise Bursa’ya sevda demektir. Bu sevda ile başkanımız Osmangazi ve Bursa için çok güzel çalışmalara imza atıyor. Önümüzdeki süreçte de güzel hizmetlerine devam edeceğini görüyoruz. Osmangazi Meydanı’nın Bursa’ya çok büyük değer katacağından eminim. Çalışmalarından dolayı Başkan Mustafa Dündar ve ekibini tebrik ediyorum” dedi.
    FOTOĞRAFLI



  • (Görüntülü) Bahçelievler ve Geyikli kardeş oldu

    İSTANBUL, (DHA) – Bahçelievler Belediyesi ve Çanakkale Geyikli Belediyesi kardeşlik protokolü imzaladı. Bahçelievler Belediyesi, Geyikli Belediyesi’ne kardeşliklerine istinaden ihtiyaçları doğrultusunda araç tahsis etti.


     

    Çanakkale Geyikli Belediyesi’nin 2017 yılında Avcılar Belediyesi’yle imzaladığı kardeş belediye protokolü Avcılar Belediyesi’nin verdiği araçları iade istemesi üzerine protokol bozuldu. Protokolün bozulmasının ardından Geyikli Belediyesi’nin ihtiyacı olan araçlar Bahçelievler Belediyesi tarafından karşılandı. İki belediye arasında kardeş belediye protokolü imzaladı. Protokol kapsamında Bahçelievler Belediyesi kardeş belediyesi Geyikli’ye bir kamyon, bir otobüs, bir tane de ulaşım aracı tahsis etti.


     

    BAŞKANA TEŞEKKÜR ETTİ


     

    Bahçelievler Belediyesi olarak, “Bizden daha zor durumda olan küçük beldeler var zorluğun sebebi de biliyorsunuz kışın nüfusun az olması, Geyikli yazlık bir belde olduğu için yazın nüfus artıyor. Yazın artan nüfusa hizmet vermek zorlaşıyor, ihtiyaçlar artıyor. Biz Geyikli Belediye Başkanımız Mevlüt Oruçoğlu’yla ihtiyaçları konusunda görüştük, onlara destek olmak bizleri çok memnun etti” dedi.


     

    Desteklerinden dolayı Bahçelievler Belediyesi’ne teşekkürlerini dile getiren Çanakkale Geyikli Belediye Başkanı Mevlüt Oruçoğlu, Avcılar Belediyesi daha öncesinde belediyemize bir kepçe ve bir kamyon vermişti fakat benim Belediye Başkanlığımdan sonra araçları geri istediler. Geyikli yazlık bir belde yazın 35 bin nüfus oluyoruz. Bahçelievler Belediyesi bizlere, bir kamyon, bir otobüs ve bir ulaşım aracı bize abi belediyemiz olarak destekte bulundular. Bu yaklaşımından dolayı Bahçelievler Belediye Başkanı Dr. Hakan Bahadır’a çok teşekkür ediyoruz. Avcılar Belediyesi’nin araçlarımızı bizden alması bizi 7-8 tane araç sahibi etti. Hani derler ya kötü komşu insanı ev sahibi yapar diye biz de mal sahibi olduk” dedi.



  • Bahçelievler ve Geyikli kardeş oldu

    İSTANBUL, (DHA) – Bahçelievler Belediyesi ve Çanakkale Geyikli Belediyesi kardeşlik protokolü imzaladı. Bahçelievler Belediyesi, Geyikli Belediyesi’ne kardeşliklerine istinaden ihtiyaçları doğrultusunda araç tahsis etti.

    Çanakkale Geyikli Belediyesi’nin 2017 yılında Avcılar Belediyesi’yle imzaladığı kardeş belediye protokolü Avcılar Belediyesi’nin verdiği araçları iade istemesi üzerine protokol bozuldu. Protokolün bozulmasının ardından Geyikli Belediyesi’nin ihtiyacı olan araçlar Bahçelievler Belediyesi tarafından karşılandı. İki belediye arasında kardeş belediye protokolü imzaladı. Protokol kapsamında Bahçelievler Belediyesi kardeş belediyesi Geyikli’ye bir kamyon, bir otobüs, bir tane de ulaşım aracı tahsis etti.

    BAŞKANA TEŞEKKÜR ETTİ

    Bahçelievler Belediyesi olarak, “Bizden daha zor durumda olan küçük beldeler var zorluğun sebebi de biliyorsunuz kışın nüfusun az olması, Geyikli yazlık bir belde olduğu için yazın nüfus artıyor. Yazın artan nüfusa hizmet vermek zorlaşıyor, ihtiyaçlar artıyor. Biz Geyikli Belediye Başkanımız Mevlüt Oruçoğlu’yla ihtiyaçları konusunda görüştük, onlara destek olmak bizleri çok memnun etti” dedi.

    Desteklerinden dolayı Bahçelievler Belediyesi’ne teşekkürlerini dile getiren Çanakkale Geyikli Belediye Başkanı Mevlüt Oruçoğlu, Avcılar Belediyesi daha öncesinde belediyemize bir kepçe ve bir kamyon vermişti fakat benim Belediye Başkanlığımdan sonra araçları geri istediler. Geyikli yazlık bir belde yazın 35 bin nüfus oluyoruz. Bahçelievler Belediyesi bizlere, bir kamyon, bir otobüs ve bir ulaşım aracı bize abi belediyemiz olarak destekte bulundular. Bu yaklaşımından dolayı Bahçelievler Belediye Başkanı Dr. Hakan Bahadır’a çok teşekkür ediyoruz. Avcılar Belediyesi’nin araçlarımızı bizden alması bizi 7-8 tane araç sahibi etti. Hani derler ya kötü komşu insanı ev sahibi yapar diye biz de mal sahibi olduk” dedi.



  • "Tatil öğrenci ve öğretmenleri yenileyecek"

    İSTANBUL, (DHA) – Eğitimci Biriz Kutoğlu, tatilin öğrenci ve öğretmenlere iyi geleceğini ve olumlu sonuç alacaklarını söyledi. Kutoğlu, “Tatil öğrenci ve öğretmenlerin yenilenmesi için bir fırsat. Öğrenciler aileleriyle birlikte sanat, spor ve kültürel faaliyetlerle dinlenerek tatili geçirsinler” dedi.

    Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB) getirdiği yeni uygulamayla ilk ve orta dereceli okullarda tatil sayısı dörde çıktı. Buna göre yaklaşık 18 milyon öğrenci, ilk ara tatile çıktı. Tatil, 24 Kasım'da sona erecek. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan İstanbul Kültür Eğitim Kurumları Okullar Koordinatörü Biriz Kutoğlu, tatillerin dörde çıkarılmasını olumlu karşıladıklarını söyleyerek, “Öğrenci ve öğretmenin yenilenmesi için çok önemli bir fırsat” diye konuştu.

    Türkiye’de ders yılının 36 haftalık bir süreyi kapsadığını belirten Kutoğlu, “Önceden iki yarıyıl vardı. Bu yılı dört çeyreğe böldüler. Uygulamanın çok doğru olduğunu düşünüyoruz. Biz de 3 yıldır çeyrek dönem uygulamasını hayata geçiriyorduk. Öğrenci ve öğretmenlerimizde olumlu sonuçlar olduğunu gözlemledik” ifadelerini kullandı.

    “ESKİ SİSTEMİN KOŞULLARI AĞIRDI”

    Yeni getirilen sistemdeki ara tatillerin öğrenci ve öğretmenler açısından fırsat olduğunu aktaran Kutoğlu, “Okullar sonbaharda başlıyor, haziran ayına kadar devam ediyor, ocağın ortaları gibi de ilk dönem sona eriyordu. Bu sistem koşullar açısından oldukça ağırdı. Öğrenciler üzerinde öğrenme heyecanını azaltan, kimilerinde yok eden; öğretmenlerde yorgunluğa yol açan bir takvimdi. İlkbahar koşulları derken yaz aylarından önce havaların ısınması öğrencilerin yine derse olan ilgisini azaltan unsurlar olarak yıllarca hep karşımıza çıktı. İşte dört çeyrek tatil uygulaması bütün bu olumsuz durumları ortadan kaldırıyor. Kısa süreyi içermesi öğrenci ve öğretmenin yenilenmesi için çok önemli bir fırsat. Öğrenci tatilde elbette ki dinlenecek, ailesiyle zaman geçirecek, öğretmen de dinlenecek ama öğretmen aynı zamanda kendini de geliştirecek” dedi.

    “SOSYAL AKTİVİTELERE YOĞUNLAŞIN”

    Öğrencilere tatil süresince resim yapmayı öneren Kutoğlu, “Hem öğrenci hem öğretmenin dört çeyrek arasında kendini yenilemesi üzerine bir uygulama olduğunu düşünüyorum. Tatilde öğrencilerimiz güzelce uyusun, fakat sabah uyanır uyanmaz tablet veya telefonlar yerine resim yapmak, küçük öğrenciler için aileleriyle birlikte gazete ve dergilerden sözcük çalışması yapmak veya ebeveynlerle müzeleri gezmek, doğa ve çevreyle ilgilenmek, denizi, gölü olan illerde balık tutmak yani çocuğun okulda yapamadığı ama eğitim hayatına son derece olumlu etkisi olan sanat, spor ve kültürel faaliyetlerle bu 1 haftanın geçmesini öneriyoruz” diye konuştu.

    “FİLM İZLEYİN, SPOR MÜSABAKASINA GİDİN”

    Ailelerin bu süreçte çocuklarıyla kaliteli zaman geçirmesi gerektiğini söyleyen Kutoğlu, “Bu zamanın bir süresi yok. Yarım saatte olabilir bir hafta sonu da. Birlikte kitap okuyabilirler, film izleyebilirler, spor müsabakasına gidebilirler, sanat atölyesine katılabilirler. 1 haftalık tatili böyle planlarlarsa ikinci döneme taptaze, yenilenmiş, öğrenme heyecanıyla dolmuş bir çocuğu uğurlayacaklardır. Bu tatil sınavlara hazırlanan öğrenciler açısından da oldukça belirleyici bir rolü var. Birinci çeyrek boyunca öğrenilen konular tekrar edilebilir, pekiştirme yapılabilir. Öğrenme eksiği minimuma inmiş veya hiç kalmamış öğrenciler ikinci çeyrek döneme kaldıkları yerden devam edeceklerdir” ifadelerini kullandı.

    “TATİLİ ÇOK SEVİYORUM”

    4’üncü sınıf öğrencisi Mira Aslan ise, tatilde çok kitap okuyacağını, ailesiyle vakit geçireceğini, sinemaya gideceğini, arkadaşlarımla vakit geçireceğini ve dans edeceğini söyledi. Aslan, “Tatili çok seviyorum. Kitap okuyup, dinleneceğim” dedi.

    “ÖĞRENDİĞİM KONULARI PEKİŞTİRECEĞİM”

    7’inci sınıf öğrencisi Kaan Kavaklıoğlı da, ilk dönemin güzel geçtiğini söyleyerek, “Bütün konuları anladığımı düşünüyorum. En sevdiğim ders matematik çünkü alandaki bilim insanlarını da çok seviyorum. Mimar olmak istiyorum, evleri görüp incelemek, çizim yapmak hoşuma gidiyor. Tatilden çok ben o günleri ‘pekiştirme günleri’ olarak düşünüyorum. Bu dönem öğrendiğimiz bütün konuları pekiştireceğim. Tatilde önce yurt dışına gideceğim, sonra öğrendiğim konuları tekrar edip biraz dinleneceğim” diye konuştu.

    “TATİLİ VERİMLİ GEÇİRMEYİ PLANLIYORUM”

    12’nci sınıf öğrencisi Melis Dalyan ise, tatilleri bu şekilde düzenlemelerini sevdiğini belirtti. Dalyan, “Eksiklerimizin üstüne gidebilmemiz için bize verilmiş bir fırsat. O yüzden yeni tatil sistemi çok hoşuma gitti. Üniversite sınavına hazırlandığım için 3 ay koşturmacalı geçti. Tatil olduğu için çok mutluyum. Diş hekimi olmak istiyorum o yüzden tatili verimli geçirmeyi düşünüyorum. 3 ay boyunca işlediğimiz konuları tekrar yapacağım” ifadelerini kullandı.

    “KÜÇÜK MOLALAR ÖĞRENCİLERİ RAHATLATACAKTIR”

    Veli Sema Altınbalık da, çocuğunun 12’nci sınıfta olduğunu söyleyerek, “Üniversite sınavına hazırlanıyor yoğun ve stresli bir dönemdeyiz. İnşallah başarıyla çıkacağız. Bu uygulamayı çok sevdik, küçük molalarla öğrencilerin psikolojik olarak daha rahatlayacağını, eksik yönlerini daha kolay tamamlayacaklarını düşünüyorum. Tabi ben de bu tatilde çocuğumla birlikte olacağım mutlu olacağım” dedi.

    “ARA TATİLLERİ OLUMLU KARŞILAIYORUZ”

    12’nci sınıfta okuyan iki çocuğu olduğunu aktaran Arzu Kahya ise, “Şubat ayındaki tatilden önce böyle bir ara verilmesini çok olumlu karşılıyoruz. Çocuklarımız hem eksiklerini tamamlıyorlar hem de sosyal aktivitelere dönüyorlar. Çocuklarım büyük ortak yönlerimiz farklı fakat bir takım sosyal faaliyetler planladık onlarla vakit geçireceğiz” diye konuştu.

     

     

     

     



  • ‘Kara Kutu’ açılmaya devam ediyor

    İSTANBUL,(DHA)- Son günlerin en çok tartışılan kitabı Kara Kutu ile modern tıbbın karanlık yüzünü aydınlatan gazeteci-yazar Soner Yalçın, okurlarıyla buluşmaya devam ediyor.

    Gazeteci-Yazar Soner Yalçın yeni çıkan kitabı ‘Kara Kutu’ ile okurlarla buluşmaya devam ediyor.

    Kırmızı Kedi Yayınevi’nden çıkan yeni kitabı Kara Kutu ile modern tıbbın ve ABD’nin ilk milyarderi olan Rockefeller ailesinin planlarını deşifre eden Soner Yalçın yarın 14.00’de D&R Emaar’da, pazar günü saat 14.00’de ise Beşiktaş-Çarşı’daki Kırmızı Kedi Kitabevi’nde okurlarıyla buluşacak.

     



  • “Denizlerimizin geleceğini temiz enerji kurtaracak”

    İSTANBUL, (DHA)- “İklim değişikliğinin denizlere etkisi ve denizcilik sektörü” başlıklı İklim Değişikliği Kurultayı’ Nişantaşı Üniversitesi’nde toplandı. Kurultayda, iklim değişikliğinin denizlere etkisi ve tehlikenin tüm boyutları enine boyunu tartışıldı 

    Türkiye’de ilk kez iklim değişikliğinin denizlere etkisini kamuoyunun dikkatine sunan İklim Değişikliği Kurultayı “Gelecek senin… Denizlerine sahip çık” sloganıyla Nişantaşı Üniversitesi’nin ev katkılarıyla ve ev sahipliğinde toplandı.

    Nişantaşı Üniversitesi’nin kampüsünde gerçekleşen etkinliğin açılış konuşması Deniz Kültürü Derneği Başkanı Dr. Hakkı Şen tarafından yapıldı. Etkinliğe ev sahipliği yapmaları nedeniyle Nişantaşı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şenay Yalçın ve Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Kıran’a teşekkür eden Şen, “İklim Değişikliği Kurultayı”nı düzenlemekteki amaçlarının çocuklara ve gençlere küresel ısınma ve iklim değişikliğinin geleceğimiz için büyük bir sorun oluğunu anlatmak ve bu konuda onların bilinçlenmesini sağlamak olduğunun altını çizdi.

    Etkinlikte söz alan Prof. Dr. Şenay Yalçın, iklim değişikliği farkındalığı oluşturma konusunda eğitim kurumlarının etkili olması gerektiğinin altını çizerek “Hep hava kirliliğinden, iklim değişikliğinden bahsediyoruz. Bunun bir suçlusu olması lazım. Suçlusu topyekûn gerçekleşen sanayileşme. Fakat aynı zamanda sanayileşmenin getirdiği teknolojiyle beraber elimize yeni dijital araçlar geçti. Farkındalık yaratmak ve bilinçli nesiller ortaya çıkarmak için bu araçlardan faydalanmak önemli. Bu konuda üniversitelere, eğitim kurumlarına büyük iş düşüyor, kesin çözüm temiz enerji kaynaklarında” ifadelerini kullandı ve kürsüyü İMEAK Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Kıran’a teslim etti.

    "MUTLAKA ÖNLEMLER ALMAMIZ GEREKİYOR"

    Sözlerine, iklim değişikliğinin etkisinin sadece sıcaklıklardaki artış olarak karşımıza çıkmadığını belirterek başlayan Kıran, “Kuraklık, aşırı yağış ve seller, şiddetli kasırgalar gibi aşırı hava olaylarının sıklığı ve etkilerindeki artış, okyanus ve deniz suyu seviyelerinde yükselme, buzulların erimesi gibi etkenler sonucunda bitkiler, hayvanlar ve farklı ekosistemlerin yanı sıra farklı coğrafyalarda yerleşik insan toplulukları da ciddi risklerle karşı karşıya… Çevreye verilen her zararın, insanlığa artan oranda geri döndüğünü küresel ölçekte yaşadığımız örneklerle görüyoruz. Bu ciddi tehdit karşısında mutlaka önlemler almamız gerekiyor” diye konuştu.

    DENİZCİLİK SEKTÖRÜ DAHA DÜŞÜK EMİSYON SEVİYELERİNE ULAŞMAYI HEDEFLİYOR

    Uluslararası denizciliğin aslında karbon salınımına en az yol açan taşıma şekli olduğunu, küresel karbondioksit emisyonlarının sadece yüzde 3’ünün denizcilik faaliyetlerinden kaynaklandığını belirten Tamer Kıran, “Bununla birlikte yine de sektör, gemilerden kaynaklanan CO2 emisyonlarının sürdürülebilir oranlara düşürülmesi için İklim Değişikliği Sözleşmesi ile yürürlüğe giren daha düşük emisyon seviyelerine ulaşmayı hedeflemektedir” dedi.

     “ÇEVRE DOSTU PROJELERİ YAKINDAN TAKİP EDİYOR, UYGULAMA İMKANLARINI YARATMAYA ÇALIŞIYORUZ”

    Tamer Kıran, “IMO tarafından belirlenen süreçler dahilinde gemilerimizi çevreye duyarlı kılmak için uygulanabilir çözüm arayışlarına devam edilmektedir. Bu amaçla, yeni nesil gemi inşası, yani yeşil gemi yapımı, mevcut gemilerin doğaya duyarlı ve çevre dostu düzenlemeleri destekleyecek şekilde modernizasyonu ve kıyı tesislerinin yeşil liman ve iskelelere dönüşümü için projeleri yakından takip ediyor ve uygulama imkanlarını yaratmaya çalışıyoruz” diye konuştu.

    Açılış konuşmalarının ardından kürsüye Samra Samer geldi. Küresel çapta iklim değişikliği karşıtı eylemlerin Türkiye’deki sesi olan iklim aktivisti  Samra Samer çocuklara temiz bir dünya bırakılmasını istedi. Samer Paris Anlaşması’nın önemine dikkat çekti ve bir an önce devletlerin bu anlaşmayı imzalamasını istedi.

    ŞENAY YALÇIN’A, ‘’DENİZ YILDIZI ÇEVRE ÖDÜLÜ’’

    Nişantaşı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şenay Yalçın ‘’İklim Değişikliğinin İnsan Sağlığına ve Doğaya Etkileri’’ konulu oturumun başkanlığını yürüttü. Oturumun tamamlanmasının ardından Prof. Dr. Şenay Yalçın’a Kurultaya sağlamış olduğu destekler adına ‘’Deniz Yıldızı Çevre Ödülü’’ takdim edildi.



  • Yargılanmaktan beyaz eşya bağışlayarak kurtuldu

    Tayfur KARA/SAMSUN, (DHA)- SAMSUN'da bir süredir ayrı yaşadığı eşinin ailesini tehdit ettiği iddiasıyla hakkında soruşturma başlatılan Ender Kaya (26), uzlaşma yolunu seçip, Çocuk Evleri Sitesi'ne bulaşık makinesi ve ütü bağışlayarak yargılanmaktan kurtuldu.
    Eşiyle bir süredir ayrı yaşayan ve aralarında sorun bulunan Ender Kaya hakkında, 'tehdit' suçundan soruşturma başlatıldı. Cumhuriyet Başsavcılığı, dosyayı Uzlaştırma Bürosu'na yönlendirdi. Taraflar arasında iletişim kuran Uzlaştırma Bürosu, Kaya'nın Süleyman Yançatoral Çocuk Evleri Sitesi'nde koruma ve bakım altında bulunan çocukların yararına bulaşık makinesi ve ütü almasını istedi. Uzlaştırmayı kabul eden Kaya, satın aldığı ihtiyaçları teslim ederek yargılanmaktan kurtuldu.
    'HERKESE NASİP OLMAZ'
    Bu tarz olayların herkesin başına gelebileceğini söyleyen Ender Kaya, "Bu konuda haklıyı haksızı aramıyoruz. Böyle güzel bir işe vesile olmak herkese nasip olmazdı. Her şeyden önce buradaki çocukların mutluluğunu önemsiyoruz. Ben de bir babayım ve böyle bir şeye dahil olmaktan mutluluk duyuyorum" dedi. Uzlaştırmacı Arslan Üner ise, "Taraflar son derece olumlu adımlar attı. Bu tür paylaşımların artması toplumun arasındaki birlikteliği yayacaktır. Olay sadece suç veya suçlu açısından değil, barışın çoğalmasına da fayda sağlayacaktır" şeklinde konuştu.
    FOTOĞRAFLI

     

     



  • TIR’a çarpan kamyonetin sürücüsü yaralandı

    Tezcan SOLMAZ/DÜZCE, (DHA)- DÜZCE’de, TIR’a arkadan çarpan kamyonetin sürücüsü yaralandı.
    Kaza, öğle saatlerinde TEM yolu Gümüşova mevkiinde meydana geldi. İstanbul yönüne giden Mehmet Yeter'in kullandığı 14 AZ 113 plakalı kamyonet, önünde seyreden Ali Rıza Bozbıyık'ın sürücüsü olduğu 06 FU 0804 plakalı TIR’a arkadan çarptı. Mehmet Yeter hasar gören kamyonette sıkıştı. Çevredekilerin ihbarıyla kaza yerine 112 Acil ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Yaralanan Mehmet Yeter itfaiye ekiplerinin yaptığı çalışma ile araçtan çıkarıldı. Yeter, sağlık ekibinin ilk müdahalesinin ardından Atatürk Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.
    FOTOĞRAFLI



  • Sabiha Gökçen Havalimanı Camii hizmete girdi

    ANIL UÇAN/İSTANBUL(DHA) - İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’nda hızla artan yolcu sayısı dikkate alınarak yapımı planlanan ve bu yıl Mart ayında temeli atılan Sabiha Gökçen Havalimanı Cami ibadete açıldı. Caminin açılışı sonrası ilk Cuma Namazı kalabalık bir cemaatin katılımıyla kılındı.

    12 Mart'ta temeli atılan ve 2 bin 800 kişinin aynı anda ibadet etmesine imkân veren Sabiha Gökçen Havalimanı Cami’si ibadete açılarak ilk Cuma Namazı kılındı. Yaklaşık 8 ay gibi kısa bir sürede inşaatı tamamlanan cami, Cuma Namazı ile birlikte havalimanı personeli ve yolcuların hizmetine sunularak ibadete açıldı. Caminin yanı sıra yolcuların ve çalışanların terminal binasından camiye kolay ulaşabilmesini sağlayan yaya köprüsü ile birlikte şadırvan ve dinlenme alanları da tamamlandı. Cami açılışı sonrası kılınan ilk Cuma namazına Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, eski bakanlardan Mehdi Eker’in yansı sıra Pendik Kaymakamı İlhan Ünsal, Sabiha Gökçen Havalimanı Mülki İdare Amiri Necip Çakmak, Pendik İlçe Müftüsü Hüseyin Baş, İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı Terminal İşletmecisi İSG’nin Yönetim Kurulu Üyesi Dato Azmi Bin Murad, İSG CEO’su Ersel Göral’ın yanı sıra Türk ve Malezyalı yetkililer ile çok sayıda çalışan ve yolcu da katıldı. Camide namaz sonrası şehitlere dua edildi. Ayrıca Cuma Namazı sonrası İSG tarafından cemaate lokma ve şerbet dağıtıldı.

    İSG YÖNETİM KURULUNDAN HAVALİMANINDA GEZİ

    Öte yandan İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’nın terminal işletmecisi olan İSG’nin Malezyalı Yönetim Kurulu üyeleri cami açılışı öncesinde havalimanında bir gezi yaparak geçen sene hizmete açılan iç hatlar ek terminal binasını ve havalimanında bulunan yolcu kapılarını gezdi. Yetkililer ayrıca İSG’nin yeni çalışanı Aerobot’u da yakından inceleyerek, yetkililerden bilgi aldılar.



  • Uzmanından tavsiye: Kahveyi kalın fincanda için

    İSTANBUL, (DHA)- Kahve eğitmeni ve danışmanı Cenk Girginol, kahve yapmanın püf noktalarını anlattı. Kahvenin kaynatılmaması gerektiğinin altını çizen Girginol, “Kahve kalın fincanlarda içilmeli. Böylece sıcaklığını koruyabiliyor” dedi.

    İnsan vücudunu zinde tutması, algıları açması gibi birçok faydası olan ve 500 yıllık bir gelenekten gelen Türk Kahvesi İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi’nde düzenlenen “Bir Fincan Kahvenin Kaç Yıl Hatırı/Tarihi Vardır” başlıklı programda konuşuldu. Kahve eğitmeni ve yazarı Cenk Girginol’un davetli olduğu programda Girginol, kahve meraklısı öğrencilerle bir araya geldi. Günlük kafein miktarını aşmamak gerektiğine vurgu yapan Girginol, “Günde 3 fincanı geçmemek lazım. Türk kahvesi bizim geleneklerimizde olan bir şey. Dünyanın en eski demleme yöntemidir. Kız isteme törenlerinden, cenazelerimize, dertleşmemize, fallarımıza kadar başlı başına bir Türk Kahvesi kültürü ve geleneğimiz var diyebiliriz. UNESCO’da da somut olmayan kültürel miras listesinde şu anda Türk Kahvesi ve Kültürü de mevcut” ifadelerini kullandı.

    “YAPMADAN 10 DAKİKA ÖNCE ÇEKİRDEKTEN ÇEKİN”

    Türk Kahvesi ve filtre kahveyi daha çok evde yapılan kahveler olarak ayıran Cenk Girginol, iyi kahve yapmanın püf noktalarını anlattı.

    Girginol, “Bunları kaynatmamak gerekiyor. Kaynayan suyla bir araya getirmemek gerekir ki, acılaşmasın. Taze kahve kullanmak, çekirdekten yapmadan 10 dakika önce öğütmek kahveyi daha aromatik ve daha keyifli hale getiren ana etkenlerdendir. Bunları yaptıktan sonra bile birçok kahveden daha keyifli sonuçlar çıkartabilirsiniz. Közde kahvenin cezveyi ve fincanı homojen bir şekilde sarmasından dolayı daha iyi kahve çıktığını teorik olarak söyleyebiliriz. Ama ocakta kısık ateşte 2,5-3 dakika, oda sıcaklığında bir su ile kahvenin yapımı çok daha keyifli sonuçlar verecektir” diye konuştu.

    “DOĞRU FİNCANI SEÇİN!”

    Türk Kahvesi’nin bulunduğu fincanın da önemine vurgu yapan Cenk Girginol, “Türk Kahvesi fincanları daha ince, daha zarif fincanlar olarak günümüze kadar gelmiştir. Ama biraz daha etli denilen kalın fincanlar, sıcak tutması bakımından kahvenin tadına da etki ediyor. Isıtılmış fincanları kullanmak ve kahvenin soğuma sürecini daha yavaşlatmak için önemli etken” dedi.

    “DAMAK TADINA GÖRE AROMALAR KULLANIN”

    İnsanların damak tadına göre kahvenin içine aromalar ekleyebileceğini vurgulayan Girginol, sözlerini şöyle tamamladı:

    “Türk Kahvesine eklenebilecek doğal maddeler olması gerekiyor. Damla sakızı, kakule olabilir. Ege Bölgesi’nde damla sakızı ciddi oranda kullanılıyor. Bu tarz doğal olan bütün aromalar, kahvenin tadını keyifli noktalara götürebilir ama bu biraz keyif ve zevk işi. Bu aromalardan keyif alıyorsanız, doğal olması kaydıyla keyfinize ve zevkinize göre her türlü aromayı kahveye katabilirsiniz”

     



  • Siirt merkezli 4 ilde 'Narko-Kıran 56' operasyonu: 47 gözaltı

    Mehmet Yücel DURAK/ SİİRT, (DHA)- SİİRT merkezli 4 ilde düzenlenen 'Narko-Kıran 56' operasyonunda 124,5 kilo uyuşturucu ele geçirilirken, 7'si kamu görevlisi 47 kişi gözaltına alındı.
    Siirt Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatıyla İl Jandarma Komutanlığı ve İl Emniyet Müdürlüğü'nce Siirt merkezli, Diyarbakır, Batman ve Mersin'de belirlenen adreslere eş zamanlı 'Narko-Kıran 56' operasyonu düzenlendi. 525 kolluk görevlisinin katıldığı operasyonlarda çok sayıda adreste ve arazide yapılan aramada yaklaşık 124,5 kilo uyuşturucu, 16 uyuşturucu hap, uyuşturucu kullanma aparatı, cam pipo, kova, enjektör, ruhsatsız tabanca, 16 tabanca fişeği ve 46 cep telefonu ele geçirildi. Malzemelere el koyulurken, 4 şehirde 7'si kamu görevlisi toplam 47 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin ifade işlemleri sürürken, adreslerinde bulunamayan 5 kişinin de yakalanması için çalışma başlatıldı.
    FOTOĞRAFLI



  • Çanakkale'de kaçak içki satışına 13 bin 10 TL para cezası

    ÇANAKKALE, (DHA)- ÇANAKKALE’nin Gelibolu ilçesinde, kendisine ait kahvehanede satış belgesi olmadan perakende alkollü içki satışı yapan A.Ö'ye, 13 bin 10 TL idari para cezası kesildi.
    İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, Gelibolu ilçesi Karainebeyli köyünde, A.Ö isimli şahsın kendisine ait kahvehanede izinsiz ve bandrolsüz alkollü içki satışı yaptığını tespit etti. Kahvede yapılan aramalarda çeşitli markalarda toplamda 345 adet alkollü içki ele geçirildi. Alkollü içkilere el konulurken, kahvehane sahibi A.Ö'ye 13 bin 10 TL idari para cezası kesildi.
    FOTOĞRAFLI



  • Ara tatilde çocuklara ‘sanatsal faaliyet’ önerisi

    İSTANBUL,(DHA) – Öğrencilerin yarı yıl tatilinden önce yapacak olduğu tatilin en verimli şekilde geçmesi için önerilerde bulunan Psikolojik Danışmanlık Rehberlik Uzmanı Barış Sezgin, “9 günlük tatilde özellikle entelektüel becerilerinin geliştirmek için sanatsal faaliyetlerin yönetilmesi gerekiyor” dedi.

    Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından bu yıl ilk kez uygulanacak olan ara tatil dönemi bugün başladı. MEB’in eğitim öğretim takvimi içerisinde aktardığı bilgilere göre ilk ara tatil 18-22 Kasım 2019 tarihleri arasında olacak.

    Öğrencilerin yarı yıl tatilinden önce yapacak olduğu tatilin en verimli şekilde geçmesi için önerilerde bulunan Uğur Okulları Psikolojik Danışmanlık Rehberlik ve AR-GE'den Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Barış Sezgin, “Ara tatillerin çocukların pedagojik değişimi açısından çok iyi bir uygulama olduğunu düşünüyorum” dedi.

    “ARA TATİLLERİN BİRÇOK ÖNEMLİ KATKISI VAR”

    Öğrencilerin nefes alabilmesi ve dinlenmesi amacıyla yapılan bu tatillerin çok olumlu katkılar sağladığını söyleyen Barış Sezgin, “Özellikle çocukların birim enerjisi var ve bunun birim zamanına yayılmasının çok doğru olduğunu düşünüyorum. Beyinlerimiz sürekli olarak değişiyor. Çocuklarımız da aynı şekilde değişiyor. Değişim sırasında buna ara vermek özellikle nöron etkileşimi açısından çok olumlu. Özellikle öğrencimizin pedagojik değişimi açısından çok iyi bir uygulama olduğunu düşünüyorum” dedi.  

    “BECERİLERİNİ GELİŞTİRECEK YÖNLENDİRMELER YAPILSIN”

    Aynı zamanda velilere de tavsiyelerde bulunan Sezgin öncelikle çocukların tatil sürecinde olduğunu unutmamaları gerektiğini dile getirerek, “Öğrencilerimizin de ara vermeye, eğlenmeye ve araştırmaya vakit ayırmaya ihtiyacı var. Bu süreçte çocuklara doğru geri bildirim vermek de çok önemli. Ayrıca çocuklara önümüzdeki dönemle alakalı kısa süreli hedefler koymalılar diye düşünüyorum. Çünkü her bitiş yeni bir başlangıçtır. O anlamda da bu dönemi değerlendirmek, önümüzdeki dönem için hedef koymak bu noktada önemli. 9 günlük tatilde özellikle entelektüel becerilerinin geliştirmek için sanatsal faaliyetlerin yönetilmesi gerekiyor. Müzikallere, sinema filmlerine ve tiyatroya gidebilirler. Aileler hep sınavları düşünüyorlar. Çünkü bilindiği üzere sınav ülkesiyiz. Fakat bu geride kalan süreçte yapmaları gereken şey beceri geliştirmek. Görsel yetenekleri artırmak, okuduğunu anlamak, disiplin gibi beceriler önemli. Tatil boyunca çocukların bu becerilerin edinilmesi onların gelecekleri, başarılı ve daha mutlu olmaları için önemli” ifadelerini kullandı.

    “AKADEMİK KURULUMUZ ÖZENLE TATİL ÖNERİLERİ KİTAPÇIKLARI HAZIRLADI”

    Öğretmenlerin de tatil öncesi öğrencilere belli bir sorumluluk vermesi gerektiğine değinen Sezgin, “Akademik kurulumuz ve akademik kadromuz her okul öncesinden lise kademesine kadar tüm öğrencilerimiz için tatil önerileri kitapçıkları hazırladı. Öğrencilerimize ödev vermeden, kendilerini mutlu ve huzurlu hissedecekleri, gülümsemelerini sağlayacak, bir yandan dinlenirken bir yandan da gelişimlerine katkı sağlayacak içerikleri derlediler. Hepsinde öğrencilerimizin keyifle zaman geçireceği, akademik, sosyal, duygusal ve fiziksel gelişimlerine katkı sağlayacak öneriler yer alıyor. Her kademe için özellikle kitap okuma önerisi öne çıkıyor. Okul öncesi, ilkokul kademeleri için daha motor becerilerine, kas gelişimine yönelik, ortaokul lise için ise sudoku, belgesel, doğa dedektifliği, gezi önerileri gibi içerikler bulunuyor. Ara tatillerde bu tarz aktivitelerle zaman geçirebilirler” diyerek sözlerini sonlandırdı.

    “ABARTMADAN EKSİKLERİNİ KAPATABİLİRLER”

    Ders çalışmayı da çok fazla abartmadan yapılmasının daha çok eksiklere göz gezdirilmesi gerektiğini dile getiren Sezgin şu şekilde devam etti:

    “Eksikleri düzeyinde çok fazla abartmadan ders çalışabilirler. Fakat çocukların neticede bir tatili var. Bunun tatil olduğunu asla unutmamamız lazım. Zaten özellikle sınav gruplarına baktığımızda onlar bu konuyla alakalı eksiklerini tamamlayacak program yapacaklardır.”

     



  • Pegasus'a Çözüm Yönetimi Juri Özel Ödülü

    Anıl UÇAN / İSTANBUL, (DHA) - Pegasus Hava Yolları, Türkiye'nin ilk ve tek müşteri deneyimi ödül töreninde 'Çözüm Yönetimi Jüri Özel Ödül'ünü aldı.

    Nice Medya tarafından düzenlenen ve Türkiye’nin ilk ve tek müşteri deneyimi ödülü olan CX Awards’ta bu yıl 2'inci kez Türkiye’nin önemli markalarının müşteri deneyimi projeleri ödüllendirildi.

    Ödül töreninde Pegasus Hava Yolları, Türkiye’nin en önemli markalarının yarıştığı CX Awards'da Jüri Özel Ödülleri kategorisinde Çözüm Yönetimi Özel Ödülüne layık görüldü. Pegasus Hava Yolları adına Juri Özel Ödülünü Misafir İlişkileri Yöneticisi Nuray Çavuşoğlu aldı.



  • Beymen, yeni mağazaları ile büyümeye devam ediyor

    ADANA,(DHA) – Lüks perakende markası Beymen yeni mağazalarla büyümeye devam ediyor. 900’ü aşkın dünya markasının koleksiyonlarını aynı çatı altında modaseverlerle buluşturan marka, yeni mağazası Adana’da yeni açılan 01 Burda alışveriş merkezinde açtı.

    Adana’nın yeni cazibe merkezinde bin 650 metrekarelik bir alanda hizmet veren mağazada iç ve dış tasarımıyla dikkat çeken mağazanın erkek bölümünde özel bir VIP alan bulunuyor.

    Dünyaca ünlü markaların kadın- erkek hazır giyim, ayakkabı ve çanta, aksesuar, parfüm koleksiyonlarının yanı sıra Beymen Collection, Academia ve Blender markalarının en yeni kadın ve erkek koleksiyonları yer alıyor.



  • Fındık verimliliğini arttırmak için yatırımlara devam

    İSTANBUL,(DHA)- Ferrero Grup Fındık Şirketi Global Genel Müdürü Eric Schlesinger, İzmit ve Düzce’deki fabrikalarını ziyaret etti. Schlesinger, Türkiye’deki verimliliği arttırmak üzere 2 yıl önce başladıkları yatırımlara planlandığı şekliyle devam ettiklerini, bu yatırımların ziyaret edilen lokasyonlarda 50 milyon lirayı geçtiğini vurguladı.

    Ferrero Pazarlama ve AR-GE bölümlerinde 10 yıldır üstlendiği üst düzey görevlerin ardından Ferrero Pralin Kategorisi Global Başkanı olarak görev yapan, yakın zamanda Ferrero Grup Fındık Şirketi’ne Global Genel Müdür olarak atanan Eric Schlesinger, Düzce ve İzmit’teki Ferrero Fındık tesislerini ziyaret etti.

    Türkiye’deki verimliliği arttırmak üzere 2 yıl önce başladıkları yatırımlara planlandığı şekliyle devam ettiklerini, bu yatırımların ziyaret edilen lokasyonlarda 50 milyon lirayı geçtiğini vurguladı. Schlesinger, Ferrero’nun en ünlü markalarında kullanılan fındıklar için gerekli yüksek kalite standartlarını koruyarak rekor üretim hacmine ulaşan Ferrero Fındık Türkiye yöneticilerini de tebrik etti.

    Sezon başındaki etkin faaliyetleri sayesinde, Ferrero fabrikalarına yüksek miktarda ürün sağlayan ve ürün kalitesinin korunması yönünde ciddi gelişmeler gösteren Türkiye fındık operasyonlarının Ferrero için ne kadar önemli olduğunun altını çizdi.

    Mevcut durumda ihracat rakamlarını yaklaşık iki katına çıkaran Ferrero Fındık’ın önümüzdeki haftalarda Türkiye’deki alımlarını sonlandırması hem kalite hem de miktar açısından olumlu sonuç vermesi öngörülen Şili sezonu için hazırlıklara başlaması bekleniyor.



  • Prof. Dr. Karagülle: Arıtma cihazları sudaki tüm mineralleri öldürüyor

    İSTANBUL, (DHA)- Uluslararası Su ve Sağlık Kongresi’nde konuşan Prof. Dr. Zeki Karagülle, bir insanın yaşantısında içtiği ve yemeklerinde kullandığı tek suyun arıtılmış su olması halinde sağlık riskleri doğduğunu söyledi. Karagülle, "Tüm sağlıklı minerallerinden arıtılmış su tüketimi kalp, damar ve kemik sağlığı problemleri, hipertansiyon, okul çağındaki çocuklarda büyüme geriliği, diş çürükleri ve yetişkin nüfusta bazı kanser türlerine neden olabiliyor. Arıtma cihazları tüm minarelleri öldürüyor" diye konuştu.

    Uluslararası Su ve Sağlık Kongresi bu yıl üçüncü kez düzenlendi. Sağlık Bakanlığı, Karadeniz Teknik Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi, DSİ ve İLBANK iş birliğinde 12-15 Kasım tarihlerinde Antalya'da gerçekleştirilen Uluslararası Su ve Sağlık Kongresi’ne Türkiye’den ve yurtdışından pek çok kurum, kuruluş ve sivil toplum kuruluşu katıldı. Su yönetiminin kamu ve özel sektörün katılımıyla çok paydaşlı bir yaklaşımla çalışılması gereken bir sorumluluk alanı olduğu tespiti yapılırken, tüketicilerin sağlıklı suya erişiminin ve doğru bilgilendirilmesinin öneminin bir kez daha altı çizildi. Kongrede ‘Güvenli Su Ne Demek?’ başlıklı sunum yapan İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Ekoloji ve Hidroklimatoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Zeki Karagülle, arıtılmış suyun insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerini dünya çapında yapılan çalışmalarla ortaya koyarken, sağlıklı ve güvenli suyun sağlığa katkılarını anlattı.

    "MİNERALLERDEN ARINDIRILAN SU AKÜ SUYUNA DÖNÜŞÜYOR"

    Prof. Dr. Zeki Karagülle, Türkiye’de evlerde, işyerlerinde kullanılan suyun mikrobiyolojik ve kimyasal kirleticilerden arındırılmış şekilde zaten topluma sunulduğunu, temiz ve kusursuz bir su elde etme amacı ile kullanılan su arıtma cihazlarına gerek olmadığını, kullanılması halinde ise sağlık için yararlı olan tüm mineral ve bileşenleri sudan uzaklaştırdığını ve sonunda suyun ‘akü suyu’na dönüştüğüne dikkat çekti. Buna karşılık tüketime sunulan şişelenmiş doğal kaynak suları, geleneksel çeşme suları ve şehir şebeke sularının insan sağlığı için önemli mineralleri belli düzeylerde içerdiğini de önemle belirtti.

    "ARITILMIŞ SULAR SAĞLIĞI TEHDİT EDİYOR"

    Bilinenin ve söylenenin aksine, arıtma cihazlarının filtre ve membranları gerekli ve yeterli sıklıkla yenilenmezse, suyu daha fazla kirlettiğine ve sağlık açısından risk taşıdığına da dikkat çeken Karagülle,  arıtılmış suyun bir insanın yaşantısında içtiği ve yemeklerinde kullandığı tek su olduğu takdirde bir takım sağlık risklerinin de kaçınılmaz olduğunu vurguladı. Karagülle sözlerine şöyle devam etti:

    "Vücudun birçok temel işlevi için gerekli olan kalsiyum, magnezyum, sodyum, klorür, bikarbonat, sülfat gibi önemli bileşen ve minerallerinin alınamamasının, orta ve uzun vadede sağlık problemleri yaratabildiğini gösteren çalışmalar var. Vücudun elektrolit, sıvı, mineral ve pH dengesinde oluşan bozulmalar ise fizyolojik süreçleri olumsuz etkiliyor. Bu konuda yapılan çalışmalar arıtışmış su tüketiminin, kalp, damar ve kemik sağlığı problemleri, hipertansiyon, okul çağındaki çocuklarda büyüme geriliği, diş çürükleri ve yetişkin nüfusta bazı kanser türlerine neden olabileceğini ortaya koyuyor. Ayrıca arıtışmış suyun pH değerlerinin de yüksek oranda düştüğünü unutmamak gerekir Bu noktada toplumun doğru bilgilendirilmesi, sağlıklı ve güvenli su kullanımı üzerine bilgi ve duyarlılığının artırılması gerekli."

    Kongrede, Ankara Üniversitesi Gıda Güvenliği Enstitüsü Müdür Prof. Dr. Nevzat Artık ise gıda ve su konusundaki bilgi kirliliğinden bahsederken, Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi Derneği tarafından hazırlanan ve yıllardan beri çeşitli mecralarda yayınlanan Ambalajlı Su Raporunu da değerlendirdi.

    SU KONUSUNDA BİLGİ KİRLİLİĞİ VAR

    Kaynak suyu ve mineralli suların Avrupa mevzuatları ile uyumlu olduğunu, suda denetimin ise Sağlık Bakanlığı tarafından yürütüldüğünü belirten Prof. Dr. Nevzat Artık, gıda hakkında dolayısı ile su hakkında da uzmanlığı bulunmayan insanların, bilimsellik dışı yorumlara dayanarak öne sürdükleri fikirlerin etik olmadığını ve toplumu yanlış yönlendirdiğini söyledi.

    Artık, konuşmasında Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi Derneği tarafından hazırlanan “Ambalajlı Su Raporunu” da konuşmasında değerlendirdi. Raporda bilimsel olmayan değerlendirme ve veriler olduğunu vurgulayan Artık,  derneğin kanun gereği resmi denetleyici ve düzenleyici kuruluş olan Sağlık Bakanlığı’nı yok farz ederek, etik olmayan bir davranış sergilediğini belirtti. Artık, güncelleme yapıldığı iddiasıyla yıl içinde birkaç kez tekrar yayınlanan raporun tüketiciyi yanılttığını ve kaygılandırdığını da dile getirdi.

    SULAR SAĞLIK BAKANLIĞI TARAFINDAN DÜZENLİ OLARAK DENETLİYOR

    Prof. Dr. Nevzat Artık gıda ve kaynak suyu denetiminin Sağlık Bakanlığı tarafından görevlendirilen kontrol görevlileri tarafından yapılmak zorunda olduğunun ve şeffaf olması gerektiğinin bir kez daha altını çizdi. Artık ‘Su dolum tesisleri Sağlık Bakanlığı, Halk Sağlığı Müdürlükleri ve merkez teşkilatlarınca düzenli olarak denetlenmekte, alınan numunelerde hem mikrobiyolojik hem de kimyasal olmak üzere toplam 56 parametrenin analizi yapılmakta, uygunsuz dolum yapan firmalar özelinde gerekli aksiyonlar yerine getirilmekte ve ceza uygulanmaktadır. Sağlık Bakanlığı tarafından ilgili mevzuatlar uyarınca titizlik ve şeffaflıkla yürütülen bu denetimler sonucunda halk sağlığını olumsuz etkileyen bir su markasının satışına izin verilmesi mümkün değildir. Dolayısı ile Ambalajlı Su Raporu’nda yer alan değerlendirmeler bilim dışı ve iddialar tamamen asılsızdır" diyerek konuşmasını tamamladı.