MEDYAJANS.COM

ANASAYFA » SON DAKİKA » DHA » DHA SON DAKİKA HABERLERİ

DHA SON DAKİKA HABERLERİ

DHA RSS Video Foto

  • Coğrafya öğretmenleri önce sempozyumda, sonra arazi çalışmasında buluştu

    İSTANBUL, (DHA) - İSTEK Bilge Kağan Okulları, Türk Coğrafya Kurumu ve İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü işbirliğiyle ile İstanbul Avrupa yakasında bulunan coğrafya öğretmenlerine yönelik bir Coğrafya Sempozyumu ve arazi çalışması gerçekleştirdi.

    Sempozyuma Akademisyen Doç. Dr. Ahmet Ertek, Prof.Dr. Murat Türkeş, Prof. Dr. Özlem Sertkaya Doğan, Prof. Dr. Eyüp Artvinli, Fügen Dede ve Mesut Süzer katıldı.

    ‘Coğrafya’da Yeni Eğilimler ve Yaklaşımlar’ başlığı altında iklim değişikliği, nüfus hareketleri ve göç, antroposen ve antropojenik jeomorfoloji gibi akademik ve güncel konuların yanı sıra uluslararası coğrafya olimpiyatları ile coğrafya gezileri de gündeme alındı.

    Program sonunda gerçekleştirilen kapanış panelinde coğrafya eğitiminin önemi, Dünyadaki ve Türkiye'deki yeri, Coğrafyanın bilim olarak etkisinin artırılması konuları tartışıldı.

    İstek Bilge Kağan Okullarından yapılan açıklamada, “İstanbul Avrupa yakası coğrafya öğretmenleri sempozyumun ikinci gününde Küçükçekmece-Karaburun arasındaki bölgede yapılması planlanan ‘Kanal İstanbul’ proje sahasında arazi çalışması gerçekleştirdi. Arazi çalışmasının ilk durağı Basınköy heyelan alanı oldu. Kanalın Marmara Denizi girişi olarak planlanan Küçükçekmece gölü, ardından Dünya'nın en eski yerleşim alanlarından biri olan Yarımburgaz Mağarası, Kanal hattı üzerinde bulunan Sazlıdere barajı, Baruthane ve Baruthane Bendi duraklarından sonra kanalın Karadeniz girişi olarak planlanan Karaburun sahiline ulaşıldı. Dönüş güzergahında İstanbul Havalimanı yakın sahası incelendi. Arazi çalışması yapılan sahalarda doğal çevreye insan müdahaleleri ve bunların olumlu olumsuz sonuçları ele alındı. Kanal İstanbul Projesi’nin yapılacağı sahada meydana gelecek litolojik, biyocoğrafik, hidrografik, klimatik değişiklikler tespit edilerek projenin ekonomik açıdan bölgeye etkileri konusu da görüşüldü” denildi.



  • Bakan Soylu: Listeleri Kandil yazdı verdi

    Ergün AYAZ-Bülent DİKTEPE/SAFRANBOLU(Karabük), (DHA) - İÇİŞLERİ Bakanı Süleyman Soylu, 325 PKK'lı ve HDP'linin, CHP, İYİ Parti ve Saadet Partisi listelerinde aday gösterildiğini belirterek, "Her türlü senaryoyu yapmışlar. Öyle adamları listeye koymuşlar ki PKK için patlayıcı taşıyanları, APO'nun çıkabilmesi için açlık grevi yapanları, karakol bombalayanları listelerine koydular. Kendileri koymadılar, Kandil yazdı verdi" dedi.
    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Karabük'ün Safranbolu ilçesinde Misak-ı Milli Demokrasi Meydanı'nda halka hitap etti. Soylu yaptığı konuşmada, "31 Mart'ta seçime gidiyoruz. Toplam 6 gün kaldı. 10 yıllardır bu ülke birilerinin oyunları, kumpasları, birilerinin tezgahlarıyla bu millet hep sıkıntılara düşürülmeye çalışılıyor. Neler gördük. Bu memlekette başbakan asıldı, bu memlekette bakanlar asıldı. Sadece onları ortadan kaldırmadılar. Aslında annelerimize, ninelerimize dediler ki 'evlatlarınız bu işlerle uğraşmasınlar bizim dediğimizin dışına çıkmasınlar eğer çıkarlarsa cezalarını böyle veririz' diyerek böyle ürkütmeye, korkutmaya çalıştılar. Her 10 yılda bir darbe yapıp bize bunu en acımasız şekilde hatırlatmaya çalıştılar. 60-71-80-28 Şubat, 27 Nisan en son Pensilvanya'daki şarlatanın gerçekleştirdiği darbe bütün bunları bu millet çekti. Bizim değerlerimize, kutsallarımıza, inançlarımıza, kardeşliğimize beraberliğimize saldırdılar. Hep boynumuz bükük, belimiz eğik olsun istediler. 10 yıllardan beri bunu yapmaya çalıştılar. Türk-Kürt, Alevi-Sünni, sağcı-solcu, laik-dindar, başı açık-başı kapalı bu memleketin insanlarını terbiye etmeye çalıştılar. Bu ülkede hastanede doktorun 5 saniye yüzünü görmek mucizeydi. Hastanede insanları rehin almalar. Ay sonu emekli maaşı ödenecek diye 500 milyon dolar IMF kapılarına gidip Türkiye'yi aciz duruma düşürdüler. Bu ülkede deprem oldu, bu ülkede ceset torbası bulamadılar. Niçin huzurunuzdayız biliyor musunuz? Bu saldırılara rağmen Türkiye'yi böyle küçük düşürmelerine, hakir göstermelerine rağmen Safranbolulu hemşehrilerim Allah sizden razı olsun hiçbir zaman geri adım atmadınız. Hatırlayın şu sözleri çivi gibi kafamıza çaktılar 'İktidar olamazsanız' dediler. Hemşehrilerim Allah sizden razı olsun. Bu ülke yüz milyar dolarlık yatırımın önünü açmıştır. IMF'nin çantasını koluna vermiş Türkiye'den göndermiştir. Bu millet yapmıştır. Geleceğe adım atıyoruz. Son 7 yılda anamızdan emdiğimiz sütü burnumuzdan getirmek için Gezi olaylarından sonra yapmadıkları kalmadı. Sayın Tayyip Erdoğan'a o zaman başbakandı ültimatom verdiler. Dediler ki 'Şehir hastaneleri yapamazsınız' dediler. Yaptık mı? Yaptık. Dünyanın en büyük tünellerini, havalimanlarını, Marmaray, Avrasya, otobanları, 81 ildeki üniversiteleri, bu ülkede gerçekleştirdiğimiz insansız hava araçlarını, ATAK helikopterlerini bize yapamazsınız dediler. Yaptık mı? Sizin mücadelenizle, sizin kararlılığınızla yaptık" dedi.
    'ÜLKEMİZ ÜZERİNDE KİM AMELİYAT YAPMAYA KALKARSA FIRSAT VERMEYİZ'
    Soylu, Türkiye'nin eski Türkiye olmadığını belirterek, "10 yıllardan beri bunu yapıyorlar. Gezi olayları, 17-25 Aralık darbesi. 2015 yılında seçim oldu, Türkiye'de PKK'nın siyasi kolu HDP yüzde 13 oy aldı. Gitti Doğu'da ve Güney Anadolu'da camileri, kütüphaneleri yaktı. Gitti Siirt hastanesini bir günde 7 defa yaktı. Okulları, spor salonlarını yaktı. 25 bin evi tarumar etti. Demek istedikleri şuydu. Türkiye kaos içersinde kimse gelmesin Türkiye'ye dediler. Irak'ın kuzeyinde 1,5 yıl önce devlet kurmak istediler. Kim engelledi o devletin kurulmasını? Recep Tayyip Erdoğan engelledi. Afrin'de terör merkezi oluşturmak istediler. ABD silah gönderdi. Ne oldu? ABD bize 'Afrin'e giremezsin' dedi. Bize aba altından değil bize direkt sopa gösterdi. Peki biz Afrin'e çatır çatır girdik mi? PKK'nın orada kökünü kazıdık mı? Türkiye eski Türkiye değil. ABD'den Avrupa'dan parmak sallanarak idare edilebilecek bir ülke değil. Türkiye'yi içine kapanık hareket edemez bir ülke haline getireceklerdi. Türkiye'yi sıkıştırmaya devam edeceklerdi. Tayyip Erdoğan dünyaya bir not bıraktı ve gelecek nesillerimize güçlü mesaj bıraktı. 'Ey dünya size sesleniyoruz. Bu coğrafyada bize rağmen kimseye oyun kurdurmayız' dedi. Bana kızıyorlar Süleyman Soylu çok sert konuşuyorsun diye kızıyorlar. Kadın çıkacak 'Ben sırtımı PYD'ye PKK'ya dayadım' diyecek. Milletimizi tehdit edecek, Türkiye'yi tehdit edecek. Biz ne yapacağız. Sırtını mı sıvazlayalım yani. Biz sana 4 duvar verdik. İster o duvara sırtını yasla ister o duvara sırtını yasla dedik. Türkiye eski Türkiye değil. Ülkemizin üzerinde kim ameliyat yapmaya çalışırsa, ülkeme başka bir elbise giydirmeye çalışırsa alimallah kimseye fırsat vermeyiz. Kalbimizde, vicdanımızda içimizde yaralar var. Bu ülkeye 40 yıldır terör üzerinden yapmadıkları kalmadı. Ülkenin yarınlarını, umutlarını ortadan kaldırmak için ellerinden gelen her şeyi yapmaya çalışıyorlar. 13-14 yaşındaki kızları doğuda Güneydoğu'da alıp ellerine kaleşnikof verip onları terörist yapmak için o hayvan Murat Karayılan'ın, o hayvan Cemil Bayık'ın masasına meze yapanlara bu ülkenin bir evladı olarak söylüyorum onları taciz eden, tecavüz edenlerin burnundan fitil fitil getirmezsek namerdiz" diye konuştu.
    'BUNLAR TERÖRÜN VEKİLİDİR MİLLETİN VEKİLİ OLAMAZ'
    325 PKK'lı ve HDP'linin, CHP, İYİ Parti ve Saadet Partisi listelerinde aday gösterildiğini ifade eden Soylu, şöyle konuştu:
    "Biz Doğu ve Güneydoğu'da sadece terörle mücadele etmek için değil orada yaşayan ve yıllardan beri terör örgütlerinin mağdur ettiği kardeşlerimize 'Sen kimsesiz değilsin, sen çaresiz değilsin, yalnız değilsin. Sen çaresiz değilsin' diyoruz. Onlara elimizi uzatıyoruz. Sizi doktor, mühendis, hemşire yapacağız bu ülkeye hayırlı evlat yapacağız diyoruz. Bugün Doğu ve Güneydoğu'da 24 saat huzur var. Nasıl bir anne burada gecenin bir saatinde evladıyla birlikte komşusuna ziyarete rahat ve huzur içersinde ziyaret ediyor mu? Bugün Diyarbakırımızda, Batmanımızda, Hakkari, Siirt, hani o esnafa haraç almak isteyenler? Çocuklarımız, insanlarımız 24 saat huzur içersinde. Siz terörist cenazesine gitmeyeceksiniz diye bunların vekillerine söyledik. Bunların vekillerine milletvekili demiyorum. Bunlar bu aziz milletin millet ismini alabilecek karaktere ve şahsiyete sahip değillerdir. Bunlar PKK'nın, terörün vekilidir. Bu milletin vekili olamazlar. Cezaevinde geçen gün bir terörist öldürüldü. Diyarbakır'da havaalanında karşılayıp mezarlıkta tören yapacaklarmış. Diyarbakır Valisi'ni aradım. Havalimanında esamelerini görmek istemiyorum öyle tören mören bir şey yok dedim. Gidecekler cenaze başında sahte gözyaşı dökecekler. Onlar bitti. Havalimanına yaklaştırmadık. Mezarlık başına yaklaştırmadık. Bilmenizi istiyorum. İçişleri Bakanı böyle laf söyler mi diyorlar. Bunların yapacağı iş İstanbul'da güya otelde bir araya gelip 15 ilde yürüyüş yapacaklar Diyarbakır'a gidecekler. Niçin? Apo'nun İmralı'dan serbest bırakılması için. Ne dedik biz? Yürüyerek milleti tahrik edecekler. 'Ulan sizi yürüten adam değildir' dedim. Yürüyebildiler mi? Adım attılar mı? polislerimiz onları şapa oturttular şapa. Şimdi başka bir senaryoyu ortaya koyuyorlar. Geçtiğimiz 7 yılda bunları yapmalarına rağmen bizi yıkamadılar. Yaklaşık 50 yaşına geldim. Terör dahil her meselede şuana kadar yüzdük yüzdük kuyruğuna geldik. 325 PKK'lı ve HDP'liyi, CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi listelerine aday koydu. O bir adam var. Suratında meymenet yok. HDP Eş Başkanı Sezai Temelli çıktı bir laf söyledi. 'Kürdistan'da biz kazanacağız. Batı'da AKP ve MHP'ye kaybettireceğiz' dedi. Aynısı iki gün önce Selahattin Demirtaş söyledi. Aynısını ABD uşağı FETÖ'nün iti var o iti aynısını söyledi. Hepsi bir araya gelmişler. Kılıçdaroğlu çıkıp şu lafı söylese söyledi mi acaba? Sezai Temelli edepsiz Kürdistan neresidir? Sen nasıl konuşuyorsun diyebildi mi? Milliyetçi geçinen siyasete baş olmak için giren ancak şu anda kuyruk olan Meral Akşener atar yapıyor ya Cumhurbaşkanımıza da atar yapıyor, çıkıp Sezai Temelli burada Kürdistan yoktur diyebildi mi? Rahmetli Erbakan'ın milli görüşünün sadece iki milletvekili meclise sokabilmek için PKK'ya yamayan Temel Karamollaoğlu Kürdistan neresi diye sorabildi mi?"
    'KANDİL YAZDI VERDİ'
    Soylu memlekete gözünü dikenin gözünü oyacağını belirterek, şöyle konuştu:
    "Her türlü senaryoyu yapmışlar. Öyle adamları listeyi koymuşlar ki PKK için patlayıcı taşıyanları, APO'nun çıkabilmesi için açlık grevi yapanları, karakol bombalayanları listelerine koydular, Kendileri koymadılar. Kandil yazdı verdi. Ben itfaiyeci değilim, benim görevim sadece yangına müdahale değildir. Benim görevim milletimizin başına bir musibet gelirse tedbirini almak, uyarmaktır bir musibet gelmeden uyarmaktır. Ülkemizin başına musibet getirmeye çalışıyorlar. Bizden çok var. Ama bu memleketten bir tane var. Bu memlekete gözünü dikeni oyarım. Bize diyorlar ki 'Sizin şehirlerinize sızalım' diyorlar. Bu Necmettin öğretmen niye şehit oldu? Bedirhan bebek niye şehit oldu? Onların cenazelerine gidiyorum. 'Bakanım beni de alın. Oğlumun da intikamını alırım vatanımın da intikamını alırım' diyorlar. Biz onlara ne anlatacağız Safranbolu. Terör örgütüne yaptıklarımız yanlıştı mı diyelim. Bu önümüzdeki 4,5 yıl için Türkiye'nin hedeflerine ulaşmaması için Kılıçdaroğlu ve ekibinin yeni tezgahıdır. Bu tezgaha gelmeyelim. 15 bindi PKK'nın dağlardaki sayısı. 700'e düştü ilk kez. 2018 yılında en üst düzeylerinin hepsi gitti. Murat Karayılan'a gelin diyorum. Sizi bir can pazarına düşürelim diyorum. 4-5 metre kar varmış. Önemli değil. Bizimkiler aslan gibi kovalıyor onlar sıçan gibi kaçıyorlar."
    'UYUŞTURUCU SATICILARINI YERİN 7 KAT ALTINA GÖMMEZSEK ALLAH BİZDEN HESAP SORSUN'
    Soylu, dünyanın en güvenli şehirlerini oluşturduklarını söyleyerek, şöyle konuştu:
    "İstedikleri şu; 31 Mart'tan güçlü çıkmayalım. İstedikleri Türkiye yerli ve milli üretmesin. Terör örgütleriyle uğraşmasın. Etrafımızdaki coğrafyaya huzur getirmeyelim istiyorlar. Biz batı, Avrupa, ABD değiliz. Gittiğimiz hiçbir yerde sömürmedik biz. Afganistan uyuşturucu merkezi oldu. Pakistan'ı etkiliyorlar. Irak, Suriye, Mısır, Lübnan da etrafımızdaki bütün coğrafyada. Biz Afrin'e girdik 316 bin Suriyeli oraya döndü. Orada okullarımız, hastanelerimiz, doktorlarımız, vali yardımcılarımız, polis, jandarma var. Bizim orda şurada ezan nasıl okunuyorsa 5 vakit ezan okuyan imamımız var. Eğer Türkiye büyürse etrafına huzur getirir barış getirir çekemedikleri o. Bu Tayyip Erdoğan futbolu biliyor mu? Ayağına şu topu bir verin de Kılıçdaroğlu'nun kalesine bir doksandan çaksın. İlk kez böyle bir zamanı yakaladık. Ne demişim uyuşturucu satıcılarını polis okul çevresinde görürse ayağını kırsın demişim. Yanlış mı demişim. Okmeydanı'nda kadın yanıma geldi, gözü morarmış. 'Esrar parası istediler yoktu dedim bana saldırdı' dedi. 260 ton bonzai Türkiye'ye servis edeceklerdi. 57 bin uyuşturucu satıcılarını kodese tıktık. Hepimiz çocuklarımızı büyük şehirlere teslim ediyoruz. Onları bir takım canavarların eline teslim etmek değil. Burada söz veriyorum. Uyuşturucu satıcılarını da patronlarını da onun 7 kat yerin altına gömmezsek Allah bizden hesap sorsun. Bekçi geldi mi? Düdük öttürüyor mu? Sayın Tayyip Erdoğan bana vatandaş bekçi düdüğünü duymazsa hesabını sana sorarım dedi. Sadece uyuşturucuların değil, sadece PKK, DEAŞ değil hırsızların da önünü keseceğiz. Sabah anne çocuğunu okula huzur içinde gönderecek. Dünyanın en güvenli şehirlerini oluşturuyoruz. 275 mafya örgütünü çökerttik. Hepsini çökertiriz. Eksiğimiz aksağımız yok mu? Eksikten aksaktan yoksun Allah'tır. Bizim samimiyetimizde eksikliğimiz yok. Tayyip Erdoğan'ı ABD, terör örgütleri tehdit ettiriyor mu? Milletimize hile yapan bir anlayışla perdenin arkasından farklı, perdenin önünde farklı konuşanlarla karşı karşıyayız. Safranbolu bunların sözleşmelerine attığı imzalara 31 Mart'ta öyle bir imza atın ki sözleşmelerini suratlarına çarpın suratlarına. 31 Mart'ta Kandil'in önünde eğik bırakmayın. Hainlerin karşısında bizi zayıf düşürmeyin."
    FOTOĞRAFLI



  • Kazada annesini kaybeden çocuk da yaşamını yitirdi

    Tayfur KARA/SAMSUN,(DHA) - SAMSUN'da annesi Fatma Kaya’nın (36) öldüğü trafik kazasında ağır yaralanan Özcan Kaya (13) da, tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi. 
    Kaza, önceki gün Havza ilçesinde meydana geldi. Salim Demir idaresindeki 55 AZT 49 plakalı minibüs ile Kurtça Kaya yönetimindeki 60 AV 717 plakalı otomobil çarpıştı. Kazada sürücü Kaya, ile minibüste bulunan eşi Fatma Kaya (36), çocukları Özcan Kaya (13), Nisanur Kaya (9) ve Batuhan Kaya (6) yaralandı. Yaralılar, olay yerine gelen sağlık ekiplerince Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Ağır yaralanan Fatma Kaya hastanede hayatını kaybetti. Hastanede tedavisi süren Özcan Kaya da doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamayarak yaşamını yitirdi. 

     

     



  • Kazada ölen Uzman Onbaşı Enes Sertkaya, son yolculuğuna uğurlandı

    Erkan BAY/ELAZIĞ,(DHA)- KASTAMONU'da trafik kazasında hayatını kaybeden Jandarma Komando Uzman Onbaşı Enes Sertkaya'nın (23) cenazesi, memleketi Elazığ’da toprağa verildi.
    Trafik kazasında Cumartesi günü hayatını kaybeden 3 uzman erbaştan Enes Sertkaya'nın cenazesi, dün karayoluyla Kastamonu'dan memleketi Elazığ'a getirildi. Jandarma Komando Uzman Onbaşı Sertkaya için öğle vakti Merkez Hacı Osman Camii'nde cenaze töreni düzenlendi. Törene Vali Çetin Oktay Kaldırım, AK Parti Elazığ Milletvekili Zülfü Demirbağ, Belediye Başkanı Mücahit Yanılmaz, Cumhuriyet Başsavcısı Osman Köse, 8'inci Kolordu Komutanı Korgeneral Osman Erbaş, İl Jandarma Komutanı Albay Necip Çarıkcıoğlu, İl Emniyet Müdürü Doğan Cangül, Sertkaya'nın babası Ahmet Sertkaya, ailesi, akrabaları, askeri personel ve çok sayıda vatandaş katıldı. Yakınlarının gözyaşı döktüğü törende Sertkaya'nın cenazesi, İl Müftüsü Yusuf Sarıkaya tarafından kılınan cenaze namazı sonrası Asri Mezarlık'ta toprağa verildi. Enes Sertkaya’nın bekar olduğu belirtildi.
    FOTOĞRAFLI



  • Karadeniz’de bahar karı, yolları kapattı

    Yalçın ŞAHİN/ÇAMLIHEMŞİN, (Rize), (DHA)- KARADENİZ’de bahar beklenirken yağan kar ulaşımda aksamalara neden oldu. Rize’nin Çamlıhemşin ilçesinde ise bir grup doğasever yöresel çalgılardan tulum eşliğinde kar yürüyüşü gerçekleştirdi.
    Karadeniz’de dün etkili olan kar yağışı ile Trabzon, Rize, Artvin, Giresun ve Ordu’nun yüksek kesimleri beyaza büründü. Bölge genelinde 40 dolayında köy yolu, kardan ulaşıma kapandı, bazı araçlar yollarda kaldı. İl Özel İdaresi ekiplerince yapılan çalışma ile kardan kapanan yollar ulaşıma açıldı. 
    Rize'nin Ayder Yaylası'nda yağan karla birlikte seyirlik görüntüler oluşurken Çamlıhemşin ilçesinde ise bir grup doğasever, yöresel çalgılardan tulum eşliğinde kar yürüyüşü gerçekleştirdi. Kar üzerinde yaklaşık 10 kilometre yürüyen grup, ateş yakıp ısındı, karın keyfini çıkardı.
    FOTOĞRAFLI



  • Fahrettin Altun, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a gelen mektubu paylaştı

    Arda ERDOĞAN/ANKARA, (DHA)- CUMHURBAŞKANLIĞI İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a gelen mektubu, "İşte Recep Tayyip Erdoğan’ın arkasındaki güç bu!" notuyla paylaştı.
    Fahrettin Altun, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a gelen mektubu sosyal paylaşım sitesi Twitter'dan paylaştı. Mesajında, "Cumhurbaşkanımız Anadolu’dan tüm mazlum coğrafyalara kadar 7’den 70’e milyonların duasında" ifadelerine yer veren Altun, mektubu "İşte Recep Tayyip Erdoğan’ın arkasındaki güç bu!" notuyla paylaştı.
    Cumhurbaşkanı Erdoğan'a gönderilen mektupta şu ifadelere yer verildi:
    "Esselamü Aleyküm, Tayyip Dedemiz; Türk milletimizi içinde bulunduğu bataklıktan, yaptığın ve yapacağın iyilik ve hayırlar ile çıkardığın ve tüm Muhammed (S.A.V.) ümmetine sahip çıktığın için binlerce kez teşekkür ederiz. Teheccüd namazlarımızın sonunda dualarımız hep seninle. Rabbim seni başımızdan eksik etmesin, bu dava hiçbir zaman son bulmasın, amin. Hani derler ya, 'Cennet ehli az olurmuş', biz de cennet bahçesinde 9 talebeyiz, inşallah bu mektubu okursun. Okuduğunuzda sizin ve hanımınızın kursa gelmesi için dualar ediyoruz. Hepimiz bu devlet, bu vatan için elimizden geleni yapacağız. Gerçekten sizi dört gözle bekliyoruz, bunun hürmetine size 50 hatim 156 Yasin-i Şerif hediye ediyoruz. Seni seviyoruz."
    FOTOĞRAFLI



  • Eskişehir’de FETÖ şüphelisi 4 kişi yakalandı

    ESKİŞEHİR-(DHA) - ESKİŞEHİR’de, haklarında FETÖ/PDY soruşturması kapsamında yakalama kararı bulunan 2’si muvazzaf astsubay 4 şüpheli saklandıkları evde gözaltına alındı.
    Eskişehir Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekipleri, haklarında FETÖ/PDY soruşturması kapsamında Adana ve Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılıkları'nca yakalama kararı bulunan 4 şüphelinin kent merkezindeki bir evde saklandığı bilgisi üzerine harekete geçti. Eve operasyon düzenleyen polis ekipleri 2'si muvazzaf astsubay 4 şüpheliyi gözaltına aldı. Sağlık kontrolünden sonra emniyete götürülen şüphelilerin soruşturmaların sürdüğü şehirlere gönderileceği belirtildi.



  • Bakan Ersoy'dan turizmcilere yasa müjdesi

    Mehmet ÇINAR/ANTALYA, (DHA) - KÜLTÜR ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 1618 sayılı turizm yasasının güncellenip hazirandan önce meclisten geçirileceğini belirterek, yasanın yeni haliyle hayata geçirilmesiyle sorunların çok büyük kısmının da çözüleceğini kaydetti.
    Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye Seyahat Acentaları Birliği'nin (TÜRSAB) konuğu olarak, Antalya'da sektör temsilcileriyle biraraya geldi. Bakan Ersoy ile birlikte Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel ve TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya, turizm sektörüyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.
    Yeni Cumhurbaşkanlığı yönetim sisteminde turizmin stratejik sektör kabul edildiği ve bu yüzden çok ciddi yatırım yapılacağını belirten Bakan Ersoy, gerekli yasal düzenlemelerin de acil şekilde hayata geçirileceğini kaydetti. Ersoy, “Zaten bu bağlamda Sayın Cumhurbaşkanımız da turizmci birini, turizm bakanı olarak atadı. Turizmin başkenti Antalya'da rakamlar çok büyük. Geçen sene 14 milyona yakın turist aldı. Turizm stratejik sektör ilan edildikten sonra Türkiye'nin turizm hedeflerini yukarıya çektik. 50 milyon turist hedefini 70 milyona, 50 milyar dolar gelir hedefini 70 milyar dolara çıkardık. Bu bağlamda da Antalya olarak 14 milyonda kalmayacağız ve hızlı bir şekilde 5 yıl içinde 20 milyon üzerinde turisti Antalya'ya nasıl getiririz, ona konsantre olacağız" dedi.
    NİCELİKLİ TURİST YANINDA NİTELİKLİ TURİST
    Antalya'da öncelikli hedefin turist sayısı ve gelirini artırmak olduğuna işaret eden Bakan Ersoy, “Nicelikli turizmden vazgeçelim demiyoruz ama nicelikli turistin yanında konaklama dışı geliri yüksek olan nitelikli turisti de Antalya'ya kazandırmak istiyoruz. Bu şekilde sadece sektörün bazı paydaşlarının değil, Antalya toplumunun tamamının, halkın ve esnafın da turizmden daha çok gelir elde etmesi ve yararlanmasını istiyoruz. Antalya'da sürdürülebilir kalıcı bir turizm ortamı yaratmak istiyoruz" dedi. 
    'ANTALYA VE TÜRKİYE OLARAK KAZANACAĞIZ'
    Antalya'nın turizm için gerekli bütün altyapı ve olanaklara sahip olduğunu belirten Ersoy, “Önemli olan kazandığımız değerleri kaybetmeden bunlara rekabetçi yeni değerleri de katarak Antalya'yı dünyanın sayılı turizm kentlerinden biri yapmak. Mümkünse ilk turizm şehri arasına sokmak. Bu da sadece klasikleşmiş turizm anlayışımızla bundan sonrası için mümkün değil. Daha sürdürülebilir, yenilikçi ve nitelikli turisti hedefleyen, yeni politikaları hayata geçirmemiz lazım. Turizmi Antalya'nın sektörü haline getirmemiz lazım, sadece turizm sektör paydaşlarının değil. Bunu başardığımızda hızlı bir şekilde hep beraber Antalya ve Türkiye olarak kazanacağız" diye konuştu. 
    1618 SAYILI YASA YAZDAN ÖNCE DEĞİŞECEK
    Bakan Ersoy, seyahat acenteleri ve tur operatörlerini sevindirecek bir haber verdi. Sektörün 46 yıllık bir yasası olduğunu belirten Ersoy, “1618 sayılı yasa. TÜRSAB'la beraber bir noktaya kadar yasayı geliştirdik. İkinci aşamada da sektör ve sizin diğer dernek temsilcileriyle biraraya geldim bakan olarak. 10'a yakın temsilciden görüşler alındı ve onların görüşleri doğrultusunda son bir düzenleme daha yaptıktan sonra, nisan ayı içinde yine dernek temsilcileriyle toplu olarak yasanın son halini tartışıp en kısa sürede meclise gitmesini sağlayacağız. Hedefimiz yaz başlamadan önce haziran ayından önce inşallah 1618 sayılı yasayı yeni haliyle hayata geçirmek ve sorunların çok büyük kısmını da bu şekilde çözmeyi hedefliyoruz. Cumhurbaşkanlığı yönetim sistemi sürat üzerine kurulu, zaten süratli olmayan kimsenin bu sistemde yeri yok. O yüzden ne kadar talebiniz, isteğiniz, arzunuz varsa temsilcileriniz ve TÜRSAB üzerinden bize ulaştırın. Yapılabilecek ne varsa hızlı bir şekilde hayata geçiririz" dedi. 
    'SEKTÖR OLARAK TARİHE GEÇMEMİZ LAZIM'
    Turizm sektörünün Türkiye için yeni dönemde stratejik sektör ilan edildiğinin unutulmaması gerektiğini belirten Bakan Ersoy, “Şimdi öyle bir rüzgar yakaladık ki turizmciler olarak, devlet ve millet olarak herkes turizme inanıyor ve biz bu rüzgarda en hızlı şekilde yol almalıyız. Hiçbir fırsatı kaçırmamamız lazım, turizmi hayallerimizin ötesinde bir noktaya getirmemiz lazım. Burada rüzgarımızı kesecek, morali bozacak, yönetimi küstürecek hiçbir şey de yapmamamız lazım. Biz devlete olan inancımızı özellikle 31 Mart'ta kanıtlayıp, devlet tarafından verilen bu desteğin takdir edildiğini göstermemiz, ispat etmemiz lazım. Bu süreçte en hızlı yol olan, hedeflerine en hızlı ulaşan sektör olarak tarihe geçmemiz lazım. Çünkü bize tarihi bir fırsat, imkan verildi. Biz de bunun hakkını, karşılığını verip değerlendirip sonuca gitmemiz gerekiyor" diye konuştu. 
    YATIRIMLARDA TURİZM ÖNCELİKLİ 
    Belediyenin yatırımlarını anlatan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel ise, “Turizm sektöründe belki de en çok yatırım yapan kurum ve kuruluşlardan biriyiz. Gerek altyapı gerek üst yapı yatırımlarının birçoğu turizm sektörünü direkt ilgilendiriyor. Bugün 32 arıtma tesisi olan bir belediyeyiz. 640 km sahile sınırı olan bir şehrimiz var ve 1 milimetreküp suyu denize arıtılmadan göndermiyoruz. Denizimiz en büyük sermayemizse, bu arıtma tesislerimizle denizi en güzel şekilde koruyacağız. Bugün 197 mavi bayrakla dünya birincisiyiz. Mavi bayrak uluslararası bir kuruluş tarafından dağıtılıyor ve sadece temiz bir denizi değil, düzenli bir çevreyi de ifade ediyor. Vizyon projeler diye tanıttığım bütün projelerde hep turizmin önceliği sözkonusu" dedi. 
    ANTALYA 2019'DA 15 MİLYONU AŞACAK
    Antalya'nın 2019 yılında 15 milyonun üzerinde turist ağırlayacağına inandıklarını belirten TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya da, “Hepimiz muhteşem değerlere sahip Antalya için kişi başı harcamaları yükseltmek ve yüksek gelir düzeyine sahip daha fazla yabancı misafiri çekmek için ortak akıl ve vizyonla çalışmaya devam ediyoruz. 'Yeteri kadar nedeniniz varsa yapamayacağınız hiçbir şey yoktur' diye bir söz var. Antalya'nın hedefine ulaşmak için yeteri kadar nedeni ve gücü var. Sektörümüzde çok başarılı bir bakanımız, harika bir valimiz ve Antalya sevdalısı tecrübeli bir belediye başkanımız var. 2019 sezonunu açtığımız bugünlerde herkese bereketli, başarılı bir sezon diliyorum" diye konuştu.
    FOTOĞRAFLI

     



  • Yalova'da 107 Afgan kaçak ve 2 organizatör yakalandı

    İsmail ÖZTÜRK/YALOVA,(DHA) - YALOVA'da 107 Afgan kaçak yakalandı, 2 kişi göçmen kaçakçılığından gözaltına alındı.
    Yalova Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, Yalova'da M.R.R.(20) ile M.S.S.'nin (31), insan kaçakçılığı suçu işlediğini tespit etti. Sabah saatlerinde harekete geçen ekipler, belirlenen 11 ayrı adrese eş zamanlı operasyon gerçekleştirdi. Operasyonda M.R.R. ile M.S.S. gözaltına alınırken, Türkiye'ye yasa dışı yollar ile girdikleri tespit edilen 107 Afganistan uyruklu sınır dışı edildi. Operasyonla ilgili soruşturma devam ediyor. 
    FOTOĞRAFLI



  • Çocuklar 'Ormanya'da hayvanlarla buluşuyor

    Dinçer AKBİR- Alişan KOYUNCU/KARTEPE (Kocaeli), (DHA) - KOCAELİ'de 80 türde 830 hayvanın yaşadığı Ormanya Doğal Yaşam Parkı'ndaki Çocuk Hayvanat Bahçesi, ziyaretçi akınına uğruyor. Yılda 2 milyona yakın ziyaretçiyi ağırlayan Ormanya'da hayvanat bahçesinin yanısıra yaban hayvanlarının da bakımı yapılıyor. 
    Kocaeli Büyükşehir Belediyesi'nce hayata geçirilen Ormanya Doğal Yaşam Parkı'ndaki Çocuk Hayvanat Bahçesi'nde yaklaşık 80 türde 830 hayvan yaşıyor. Birçok aktivitenin yer aldığı Çocuk Hayvanat Bahçesi'nde koyun, keçi, midilli, zebra, lemur, kaz, tavuk, ördek gibi hayvanları ziyaret eden çocuklar hayvanlar ile vakit geçirerek onları tanırken, aileler de dinlenme imkanı buluyor.
    Hayvanların yaşadıkları doğal ortamlarına benzer koşullarda oluşturulan hayvanat bahçesinde, hayvanların beslenme, sosyal zenginleştirme, çoğalma, hastalık ve tedavileri konularında üniteler de bulunuyor. Ormanya Doğal Yaşam Parkı'nda, hayvanat bahçesinin yanısıra yaban hayvanlarının da bakımı yapılıyor. Geyik, karaca, yılkı atı, dağ ceylanı gibi türlerin özgürce yaşadığı parkta, bu hayvanların bakımı ve çoğalması sağlanıyor.
    HEDEF, YOK OLMAYA YÜZ TUTMUŞ HAYVANLARI YAŞATMAK 
    Ormanya Doğal Yaşam Parkı Sorumlusu Önder Alioğlu, "Ormanya Doğal Yaşam Parkı içerisinde bir çocuk hayvanat bahçemiz ve serbest yaban alanı bölümümüz var. Toplamda yaklaşık 80 türde 830 tane hayvanımız bu alanda yaşıyor. Bu hayvanlarımızın ve dışarıdan gelen yaban hayvanlarının tedavisinde kullandığımız bir hayvan hastanemiz bulunuyor. Vahşi Yaşam Alanı Rehabilitasyon Merkezi çalışmalarımız da bu alanda devam ediyor. Yaban alanı dediğimiz bölümümüzde geyikler, kızıl geyikler, ala geyikler, karacalar, Şanlıurfa dağ ceylanları ve dağ keçilerinin bulunduğu bir bölümümüz var. Bunları ufak ufak koloniler halinde oluşturduk. Buradaki temel prensip ve amacımız, yok olmaya yüz tutmuş veya sayısı azalmış hayvanları tekrar doğaya geri kazandırmak. Samanlı Dağları'nda aynı şekilde aşılama projelerimiz, yani hayvanları tekrar doğaya ulaştırma çalışmalarımız devam ediyor" dedi.
    TÜRKİYE'DE İLK
    Park içerisindeki Çocuk Hayvanat Bahçesi'nden de bahseden Alioğlu, "Çocukların hayvanları daha yakından tanıyabilecekleri bir konsept geliştirdik. Bunu Türkiye'de ilk kez uyguluyoruz. Bu konsept çerçevesinde buraya gelen bir çocuk hayvanlar hakkında bilgi alabiliyor ve onlarla temas kurabiliyor. Bir hafta sonu 60-70 bin civarında ziyaretçimiz oluyor. 1 yıl içerisinde 2 milyona yakın ziyaretçimiz buraya geldi. Özellikle Pazar günleri çok yoğun bir şekilde geçiyor" diye konuştu.

    FOTOĞRAFLI



  • Baharın gelmesiyle göz alerjileri tırmanışa geçti

    Elif VARAN-Özgür KUMANOVALI/İSTANBUL, (DHA) -  Mevsim değişimleriyle birlikte hava koşullarına bağlı olarak gözlerde kuruluk ve alerji şikayetleri artmaya başladı.

    Baharın gelmesiyle yüzünü gösteren alerjik durumların hafife alınmaması gerekiyor; çünkü göz alerjileri mevsimsel veya geçici olabildiği gibi, zamanında tedavi edilmezse körlük riskini de beraberinde getirebiliyor. Memorial Şişli Hastanesi Göz Merkezi’nden Doç. Dr. Abdullah Özkaya, göz alerjileri ve tedavileri hakkında önerilerde bulundu.

    BUZ KOMPRESİ UYGULAYIN

    Göz alerjisinin mart ve nisan aylarında başlayarak ağaç ve bitki polenlerinin havaya karışması sonucu; gözlerde kızarıklık, sulanma, yanma, nadiren batma, kaşıntı gibi bulgularla ortaya çıkan bir hastalık olduğunu belirten Doç. Dr. Abdullah Özkaya, “Alerji döneminde göz kapağı şişliği görülmesi durumunda, buzun temiz bir havluya sarılıp  sabahları göze uygulanması,  göz kızarıklığını ve göz kapağındaki ödemi azaltır” önerisinde bulundu.

    “EVİNİZDE SU BAZLI BOYA KULLANIN”

    Çiçeklerin tozlanması bu aylarda arttığı için evdeki mevcut çiçeklerden rahatsız olduğunu hissedenlerin mümkünse çiçeklerini balkonlarına çıkarmaları ya da teması azaltmak için odayı havalandırmaları gerektiğini ifade eden Özkaya, “Alerji sadece çiçeklerde olmuyor, mantarlar gibi rutubetli ortamlarda üreyen başka maddelerden de kaynaklanabiliyor. Ev duvarları sentetik boyalı ise duvarlar bir süre sonra hava almamaya başlıyor. Eğer ev rutubetliyse ve boyada kabarmalar, renk değişiklikleri varsa içerideki havayı da etkileyerek alerjiyi artırıyor. Alerjik kişilerin ev boyalarının hava alabilen, su bazlı boyalar kullanmasını öneriyorum” dedi.

    LENS KULLANANLARA ÖNERİ

    Kontakt lens kullanan insanların bahar aylarında alerjiye daha yatkın olduğunu belirten Doç. Dr. Abdullah Özkaya, “Lens kullananlar içinde farklı çözümler var. Örneğin, sabah lensi takmadan önce ve akşam lens çıkarıldıktan sonra damla uygulayarak alerjik dönemleri rahat geçirmelerini sağlamak mümkün” ifadesini kullandı.

    KÖRLÜK RİSKİ VAR

    Alerjik konjonktivitin göz kapaklarının içini ve gözün beyaz kısmını saran, konjunktiva adlı zarın alerjiye bağlı olarak gelişen mikrobik olmayan iltihap olarak tanımlandığını söyleyen Doç. Dr. Abdullah Özkaya, çocuklar üzerindeki etkisinden şöyle bahsetti:

    “Çocuklarda çok sık olarak bildiğimiz klasik alerjik konjonktivit görülmekle beraber, vernal alerjik konjonktivit dediğimiz özel bir alerji tipi 5-6 yaşından itibaren görülebilir. Bu durum, daha yoğun takip ve daha sıkı tedavi gerektirir. Çünkü tedavi ilerlediğinde görme kaybına kadarilerleyebiliyor. Çocuklardaki göz alerjilerinin dikkatle ele alınması gerekiyor. Kızarıklık ve sulanmanın yoğun olduğu semptomlarda, standart alerji ilaçlarının yanında tedavinin 5ila 10’uncu gününde kortizonlu ilaçlar da ekliyoruz.Hastalarımızın hızla rahatlaması için yaptığımız kortizon ilaçlarının doktor kontrolünde kullanılması gerekiyor.”

    MUTLAKA GÖZ DOKTORUNA DANIŞIN

    Doğru teşhis için mutlaka bir göz doktoruna danışılması gerektiğini söyleyen Doç. Dr. Abdullah Özkaya, “Göz alerjisi tedavisinin kişiye özel planlanması ve takip edilmesi gerekiyor. Bu nedenle, daha önce kullandığınız evdeki mevcut göz damlaları iyi geliyor diye tekrar bu mevsimde doktora danışmadan kullanmamak gerekiyor. Alerjik reaksiyona sahip kişilerin göz doktoruna başvurması önem taşıyor. Hastalar geldiğinde muayene edip, teşhis koyup uygun ilaçlarla tedavi edip bu mevsimi daha rahat ve kontrollü geçirmelerini sağlıyoruz” diye konuştu.

     



  • İsmail Erdem: Ataşehir halkı particilik yapan CHP’den bıktı

    İSTANBUL, (DHA) - Seçim çalışmalarını sürdüren AK Parti Ataşehir Belediye Başkan Adayı İsmail Erdem,  “Ataşehir halkı particilik yapan CHP’den bıktı” dedi.

    Ataşehir’de yaşayan Çorumluların dertlerini dinleyen İsmail  Erdem, “Bu memleketin her köşesi bizim, Ataşehir’deki her bir vatandaşımız bizim için çok değerli. Bizde ayrımcılık olmaz” dedi. Mevcut belediyenin hizmet değil, cefa ürettiğinden yakınan vatandaşlar, “Haftada bir gün çöplerin toplandığı bir mahallede yaşamak istemiyoruz. Yazın sinekten ve kokudan, kışın da yollara dağılan çöplerden mikrop kapıyoruz. Çocuklarımız, yola dağılmış çöplerin içinde yaşıyor. Her yer sokak hayvanları dolu. Zavallı hayvanları beslemesek ölecekler. Aç oldukları için saldırgan da oluyorlar. Başkanım, lütfen bizi bu dertlerden kurtarın. Biz bu çifte standarttan bıktık. Particilik yapan, mahallecilik yapan, ayrımcılık yapan yönetim istemiyoruz” diye dert yandılar.

    YAZIN SİNEK VE KOKU, KIŞIN YOLLARA DAĞILAN ÇÖP SORUNU BİTECEK

    AK Parti Ataşehir Belediye Başkan adayı İsmail Erdem,Ataşehir’de dağ gibi biriken sorunları iyi bildiklerini ancak bütün sorunların çözümü olduğunu belirterek başladığı konuşmasında “31 Mart’ta inşallah bu gidişe hep birlikte dur diyecek, el ele vererek güzel günlere kavuşacağız. Bu sorunların hepsini kısa sürede çözeriz. Ama önemli olan sizlerin dertleriyle dertlenip, çözüm bulmayı gerçekten istemek. İşte bizim gönül belediyeciliği dediğimiz şey budur” diye konuştu.

    CUMHUR İTTİFAKI’NIN BAŞARMAKTAN BAŞKA HEDEFİ YOK

    Daha sonra AK Parti Ataşehir ilçe teşkilatına geçen İsmail Erdem, yaklaşık 1 kilometrelik konvoy eşliğinde Cumhur İttifakı Büyük İstanbul Mitingi’nin yapılacağı Yenikapı miting alanına gitti.Erdem beraberindeki coşkulu kalabalık ile birlikte “31 Mart’ta başarmaktan başka seçeneğimiz yok” mesajı verdi.



  • Başkan Adayı Üner, tarım ve hayvancılık hedeflerini açıkladı

    İSTANBUL, (DHA)-ÇATALCA AK Parti Belediye Başkan Adayı Mesut Üner, "İBB’den 28 milyon çiçek alacağız. Bu gelir olarak vatandaşa dönecek. Tarım ve hayvancılık konusunda ise bakanlıktan ve İBB’den destek alacağız” dedi.

    Büyükşehir Belediye Başkanı Genel Sekreteri’nin ziyareti sonrasında konuşan Çatalca AK Parti Belediye Başkan Adayı Mesut Üner, "Binali Başkanımızın bize verdiği bir söz var. Kendisine ‘Ben gittiğim her köyde bunun sözünü veriyorum. Bizi mahcup etmeyin.’ dedim. Yanımızda Ağaç A.Ş Genel Müdürü Faruk Kaçır Bey’i aradı. Buraya 14 milyon çiçek veriliyor. Başkan bunun 28 milyon olacak diye sözünü verdi. Faruk Bey’den bunun sözünü aldık. Bundan sonraki dönemde Çatalca’ya 28 milyon çiçek verecekler. Bu çiçekler ailelerimizin bir nevi yaralarına pansuman olacak. Mesela Belgrat mahallemize 145 bin adet çiçek veriyorlardı, biz bunu 290 bine çıkaracağız. Siz üreteceksiniz, biz belediye olarak sizden alacağız. Sizleri belediye olarak hiçbir şekilde mağdur etmeyeceğiz" diye konuştu. 

    ORGANİK PAZAR ÜRETENE KAZANÇ KAPISI OLACAK

    Organik Pazar konusunda yöneltilen sorulara cevap veren Üner, “Çatalca’mızda üretim yapan bütün köylerimize oradan tahta vereceğiz. Köylülerimiz ürettiklerini orada satacaklar ve Pazar günleri açılacak. Neden Pazar günü? Çünkü Pazar günü Çatalca’mızın en hareketli günü; pikniğe gelenler, turizm için gelenler oluyor. Burada herkes tahta alamayacak, sadece üretim yapanların bu pazarda tahtası olacak. Bu pazarı da bizim yaptığımız çevre yoluyla, hükumetimizin yaptığı Kuzey Marmara Otoyolu’nun tam bağlantı yolu Çatalca’mızın altından geçiyor. Şu anda Mehmet Akif Ersoy Okulu’nun tam arkasında Eşekçi Deresi dediğimiz alanın olduğu yere açacağız. Çatalca’yı Allah nasip ederse İstanbul’un gıda üssü yapacağız” ifadelerini kullandı.

    TARIM VE HAYVANCILIK KONUSUNDA BAKANLIK VE İBB’DEN DESTEK ALACAK

    Kendi hayatından da örnekler veren Çatalca AK Parti Belediye Başkan adayı Mesut Üner, “Ben köy çocuğuyum. Babam tarım ve hayvancılıkla uğraşıyor. Ben de küçükken tarlada çalıştım, çobanlık yaptım. Çatalca’da tarım ve hayvancılığın yükselebilmesi için ama bakanlığımızla ama İBB ile elimizi taşın altına koyarak en güzel hizmetleri size getireceğiz. Siz ne istiyorsanız biz onları yapmaya söz veriyoruz. Bu pazarda insanlar çıkarttıkları ürünleri birinci elden satacaklar ve herkes kazanç elde edecek" dedi.



  • Bakan Selçuk: Koruma ve bakım altındaki her çocuğumuzun özel bir ağacı olacak

    ANKARA, (DHA)- AİLE, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, "Koruma ve bakım altındaki her çocuğumuzun özel bir ağacı olacak. Çocuklarımız Türkiye'nin dört bir yanında, geleceğimizi güzelleştirmek için binlerce ağaç dikecek" dedi.
    Bakan Zehra Zümrüt Selçuk, yaptığı yazılı açıklamasında, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nün 'Çocuk Bahçesi' isimli ağaç dikme kampanyası ile Türkiye'nin dört bir yanında, binlerce fidanının dikileceğini bildirdi. Korunma ve bakım altında olan çocuklara çevre bilincini kazandırmak, orman sevgisini aşılamak, ağaçların ve çevrenin korunması konusunda farkındalık oluşturmak için 81 il genelinde fidan dikimi yapılacağını belirten Bakan Selçuk, fidan dikiminin bugün başlayacağını kaydetti.
    Projenin çok önemli olduğunu vurgulayan Bakan Selçuk, hedefin devlet koruması ve bakım altında bulunan tüm çocukların ismine özel birer ağaç fidanı dikilmesi olduğunu söyledi. Fidanların her ilin iklim ve toprak koşullarına uygun seçileceğini ifade eden Bakan Selçuk, fidan bakımlarının da çocuklar tarafından gerçekleştirileceğini açıkladı. Bakan Selçuk, "Aşılama, budama gibi işlemlerle bizzat ilgilenebilme imkânı bulan çocuklarımız böylelikle, toprakla daha yakın temas kuracak ve bir fidanın gelişimine de şahitlik etmiş olacak. Her ağaç fidanında her bir çocuğumuzun ismi de yazılacak. Hedefimiz çocuklarımızın toprağa emanet ettikleri fidanlarla daha yakın bir bağ kurmalarını ve onları yetiştirme noktasında şevklerini artırmak" dedi.



  • Beymen Club’ın yeni mağazasını  Akmerkez’e açtı

    İSTANBUL, (DHA) - Beymen Club, Türkiye genelindeki 49’uncu mağazasını Akmerkez’de açtığını duyurdu.

    Beymen’den yapılan açıklamada, “202 metrekarelik alan üzerine kurulu Beymen Club Akmerkez, şehir şıklığından ödün vermeyenler için hazır giyimden ayakkabıya, çantadan aksesuara farklı ürün kategorilerinde tasarlanan en yeni kadın ve erkek Beymen Club koleksiyonlarını modaseverlerle buluşturuyor” denildi.

     



  • 5 yaşındaki çocuk üniversiteli oldu

    Selin GÜRSEL / İSTANBUL, (DHA) – İSTANBUL Aydın Üniversitesi’nin (İAÜ) Çocuk Üniversitesi 6 yıldır hizmet vermeye devam ediyor. 5-12 yaş aralığındaki çocukların robotik kodlamadan zaman yönetimi konusuna kadar eğitim aldığını ifade eden Dr.Öğr. Üyesi Topalsan, “Yeteneklerini fark ettiğimiz çocuklar bizim lisans derslerimize de dahil olabiliyor.Önemli olanın, onları her alanda motive etmek olduğunu düşünüyoruz” dedi.

    Florya ve Büyükçekmece kampüslerinde 6 yıldır hizmet veren İAÜ Çocuk Üniversitesi hakkında bilgi veren İstanbul Aydın Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği ve Çocuk Eğitimi Uygulama Ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Ayşegül Kınık Topalsan, “Burası özel yetenekli öğrencilere hizmet veren bir merkez olarak faaliyet gösteriyor. 5-12 yaş arasındaki çocuklar burada yetenek ve ilgi alanlarına göre farklı etkinliklere, bilimsel çalışmalara ve araştırmalara katılma şansı yakalıyor. Lego robotik, robotik ve kodlama, mikrobiyoloji, kimya, temel havacılık ve drone eğitimi gibi atölyelere katılıyorlar. Çocukların özellikle ilgi ve yetenek alanlarına göre çalışmalara katılmasını, akademik ve bilimsel olarak kendilerini geliştirmelerini, özellikle de yaparak ve yaşayarak öğrenmelerini amaçlıyoruz” dedi.

    TEMMUZ AYINDA YAZ OKULU OLACAK

    Çalışmaların cumartesi günü okula ek olarak yapıldığını belirten Dr.Öğr. Üyesi Topalsan, “Güz, bahar ve yaz dönemi olmak üzere 3 farklı dönemde ders oluyor. Yazın 8-26 Temmuz arası üç haftalık bir yaz okulumuz olacak. Ayrıca iletişim, empati, çatışma, zaman yönetimi, akran zorbalığı ve değerler gibi konularda farklı atölyeler yaparak çocukları sosyal ve duygusal anlamda da geliştirmeye çalışıyoruz” diye konuştu.

    “VELİLER İÇİN DE SEMİNER PROGRAMIMIZ VAR”

    Çocuklara eğitim verilen süre boyunca ailelerine yönelik farklı seminer programlarının olduğunu da sözlerine ekleye Dr.Öğr. Üyesi Topalsan, “Alanında uzman akademisyenler, özel yetenekli öğrencilerimizin ailelerine çocuklarıyla var olan iletişimleri konusunda, çocuklarıyla geçirecekleri sürecin daha aktif ve dinamik olması adına farklı seminerler veriyor. Velilerimizin de donanımını süreç içersinde arttırmaya çalışıyoruz” dedi.

    “ÇOCUKLAR LİSANS DERSLERİNE DE GELİYORLAR”

    “Aynı zamanda yeteneklerini fark ettiğimiz çocuklar burada bizim lisans derslerimize de dahil olabiliyor” diyen Dr.Öğr. Üyesi Topalsan, “Örneğin şu anda mimarlıkta, görsel sanatlarda ve hukukta uzman akademisyenlerin yürüttüğü lisans derslerinde katılan öğrencilerimiz var. Önemli olanın, onları her alanda motive etmek olduğunu düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.

    “ÇOCUĞUMUN ÜSTÜN ZEKALI OLDUĞUNU BİLMİYORDUM”

    Çocuğunda çok büyük değişimler gözlediğini ifade eden öğrenci velisi Gülizar Tozan, “Çocuğumun üstün zekalıolduğunu bilmiyordum. Bunu İstanbul Aydın Üniversitesi’nin tarama programında keşfettik. 2 buçuk yıldır geliyoruz. Çocuğumla iletişim kuramıyordum çünkü ‘yaramaz çocuk’ diye değerlendiriyorduk. Ama sonrasında ben de burada aldığım veli eğitim seminerlerinde çocukla iletişim kurmayı öğrendim. Oğlum buraya geldiği zaman çok mutlu oluyor çünkü basmakalıp standart bir eğitim sistemi içerisinde değil, özgürce kendi düşüncelerini ifade ederek yeni bir şeyler öğreniyor” dedi.

    “Bizim belki 40 yılda öğrendiklerimizi onlar burada bir yıl içerisinde öğreniyorlar” diyen veli Tozan, konuşmasını şöyle noktaladı:

    “Astronomi dersi gördüler, çok mutlu oldu. Evdeki her şey güneş sistemi oldu bizim için. Sonrasında gastronomi ders oldu, yemek yapmayı öğrendi. Erkek çocuğu mutfağa pek sokulmaz ama benim çocuğum kendiliğinden ‘Hadi anne bugün kurabiye, kek yapalım’ demeye başladı. İletişime, hayata bakış açısı çok farklı oldu.”

    “CUMARTESİ GÜNÜ ÇOK MUTLU UYANIYORLAR”

    Yaklaşık üç yıldır 8 ve 10 yaşındaki iki çocuğunu da Çocuk Üniversitesi’ne getirdiğini dile getiren öğrenci velisi Dilek Alkoç ise şöyle konuştu:

    “Çocuklarım çok mutlu olduğu için ben de devam ettiriyorum.  Normalde çocuklar cumartesi günleri uyanmak istemez ama biz çok mutlu bir şekilde geliyoruz buraya. Gerçekten yararlı olduğuna inanıyorum. Kodlama dilini çok seviyorlar. Evde de birçok kodlama programıyla kod yazıyorlar. Burada öğrendikleri kendi okullarında da onlara yardım ediyor.”



  • Onbinler BTP Bayrampaşa mitinginde buluştu

    İSTANBUL, (DHA) -BAĞIMSIZ Türkiye Partisi'nin İstanbul Bayrampaşa'daki mitinginde konuşan BTP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Adayı Selim Kotil, vatandaşlara projelerini anlattı.

    Bağımsız Türkiye Partisi'nin İstanbul Bayrampaşa'daki mitingine onbinlerce vatandaş katıldı. Mitingte BTP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Adayı Selim Kotil vatandaşlara projelerini anlattı. Mitingte konuşan Kotil, "Ben eski İstanbul Belediye Başkanınız rahmetli Aytekin Kotil'in yeğeniyim. Rahmetli amcam Genel Başkanımız Prof. Dr. Haydar Baş'ı bir kez gördü. Bana çok doğru bir insanla berabersin, sakın ondan ayrılma dedi, ben de 30 yıldır ayrılmıyorum. Diğer amcam Günay Kotil Genel Başkanımızla ilgili Haydar Hoca, Hoca Atatürk'tür, Hoca Atatürk Haydar Baş'tır derdi" dedi.

    "BU MİLLETİN HAYDAR HOCASI VAR"

    Mitingin final konuşmasını Haydar Baş yaptı. Prof. Dr. Baş, "Hepiniz bu güzel vatanda yaşıyorsunuz. Hiç merak etmeyin, Haydar Hoca'nız var, onlar ne kadar batırırsa batırsın, ne kadar batarsa batsın, biz dünyanın en güçlü milleti olacağız, hiç kuşkunuz olmasın. Bu arkadaşlar senelerdir siyasette, bundan sonra güzel işler yapacaklarına inanmayın, eğer yapacak olsalar da bugüne bir tek meseleyi hallederlerdi” ifadelerini kullandı.

    “RUSYA'YI BEN ADAM ETTİM”

    Dünyanın en iyi ekonomistinin kendisi olduğunu ifade eden BTP lideri Rusya örneğini vererek, "Rusya'yı adam eden benim. Onlar bunu kesinlikle gizlemiyor, bizi kalkındıran adam Haydar Hoca'dır diyorlar. Beni meclislerinde 6 saat konuşturdular. Meclis'e girerken bizi özel bir kapıdan aldılar. Benden önce o kapıdan sadece Çin Devlet Başkanı girdi. Biz Türkiye'ye gittiğimizde millet bizi el üstünde tutacak diye bekledik ama bir tek basın mensubu bile yoktu. Ben Rusya'ya Türk Milleti ve Devleti adına gittim. Sen eğer Devlet ve Milleti kabul ediyorsan Haydar Hocasız Devlet'ten de birşey olmaz, miletten de” şeklinde konuştu.

    “SAĞCI DA SOLCU DA BENİM KARDEŞİM”

    1980'de darbe sonrası hapse alındığı günleri anlatan Prof. Dr. Haydar Baş sağcı da solcu da benim kardeşimdir dedi ve o günleri, "Bendenizi içeri aldılar. İçeride 80 tane solcu arkadaş, 20 tane sağcı arkadaş, 4 tane de ben gibi arkadaş. 104 kişi bir koğuştayız. Sol Allah'a inanan, tevhid akidesinde dimdik duran insanlar. Sağcı arkadaşlarımız zaten namazında niyazında. Hepsi bizim kardeşimiz. İsteseler de istemeseler de bu milleti asla bölemezler. Var mısınız bir bilek bir yürek olmaya?" sözleriyle anlattı.

    "DENİZ GEZMİŞ İSRAİL İLE SAVAŞTI"

    Prof. Dr. Haydar Baş, 1980 öncesinin simge isimlerinden Deniz Gezmiş'i şöyle anlattı:

    "Allah Deniz Gezmiş'in rahmetini bol eylesin. Mahkeme olduğu dönemde zannediyoruz ki bir kaç tane insan vurdular, illegal örgüt geliştirdiler diye bize telkin ediliyordu. Baktık ki en sonunda hiç kimseye dokunmamış, ben hayret ettim, nasıl olur da bir insan düşüncesinden dolayı idam edilebilir? Çok üzüldüm, bunu anlatmam asla mümkün değil. Müslüman kabul ettiğimiz arkadaşlar da Sarayburnu'na gelip, Tophane'deki 6. filoya karşı namaz kılıyorlar. Deniz Gezmiş kiminle savaştı? Deniz Gezmiş Filistin'e gitti, İsrail ile savaştı. Allah'ın ve Resulü'nün safında oldu."



  • (Görüntülü) "Büyükçekmece'nin kaderini değiştireceksiniz"

    İSTANBUL,(DHA)- Yerel seçim çalışmalarını sürdüren İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve AK Parti Büyükçekmece Belediye Başkan Adayı Mevlüt Uysal, Sinoplular Derneği tarafından düzenlenen geceye katıldı. Meşalelerle karşılanan Uysal, ?Sinoplular olarak siz, önce Tepeçik olarak sonrada tüm Büyükçekmece?nin kaderini değiştireceksiniz? dedi.
    İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve AK Parti Büyükçekmece Belediye Başkan Adayı Mevlüt Uysal 31 Mart Yerel Seçim çalışmalarını yoğun bir şekilde sürdürüyor. Sabahın erken saatlerinde seçim çalışmalarına Başlayan Uysal, Orçelik Sitesi sakinleri ile kahvaltıda buluştu. Gün içerisinde Denizgören, Altın Kolye, Vista 4, Köykent Ayazma Evleri ve Ekşioğlu Sitelerini de ziyaret ederek site sakinleriyle bir araya gelen Uysal, Büyükçekmece projelerini anlatarak yerel seçimler için destek istedi.
    Başkan Uysal gün içerisinde yoğun olarak sürdürdüğü seçim çalışmalarının akşamında Tepecik?te Sinoplularla bir araya geldi. İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Ersoy, AK Parti Büyükçekmece İlçe Başkanı Murat Çelik, MHP Büyükçekmece İlçe Başkanı Erdem Aydın?ın da katıldığı buluşmada Başkan Uysal yoğun sevgi gösterileri ve meşalelerle karşılandı.
    TEPEÇİK?TE İMARIN ÖNÜ AÇILDI
    Büyükçekmecelilerin desteğiyle 31 Mart?tan sonra ilçenin kaderini değiştireceklerini kaydeden Uysal, ?Büyükçekmede?deTepeçik?e hizmet neden gelmedi diye sorulduğunda, ?imar çıkmıyor ki İSKİ engel oluyor? diyorlar. Biliyorsunuz İSKİ?nin arıtması Büyükçekmece?de 2015 yılında açıldı. Ben Başakşehir Belediye Başkanı olarak o zaman açılış törenine katıldım. O günden sonra Tepeçik?de imarın önü açıldı. Ama ilçe belediyesi emek çekip imar için çalışmayınca olmaz tabi. Nihayetinde İlçe belediyesinin gerekli çalışmaları yapması gerekir. Tabi bize imar yok diyor ama sizlere ise ?bana oy mu verdinizde size hizmet getireyim? diyor. 31 Mart Yerel Seçimleri?nde, o söylediği sözlerin cevabının verileceği gün olacak. Madem öyle diyor, sizde hizmet getirecek birisine oy vermelisiniz. Sinoplular olarak siz önce Tepeçik?insonrada tüm Büyükçekmece?nin kaderini değiştireceksiniz İnşallah. Esnaf ziyaretlerinde hep, ?başkanım çok mücadele ettik ama hep cezasını çektik? diyorlar. Bu mücadelenin sefası bu sefer süreceksiniz? dedi.
    HEP BİR AĞIZDAN HAYIR DİYORLAR
    Büyükçekmece?de ki hizmet eksikliğinin tüm mahallelerde görüldüğünü belirten Uysal, ?Oy çıkan yerlerde de hizmet yok işin aslı. Yağmur suyu kanalları yapılmamış. Yağmur yağdığında tüm alt yapıya yağmur suyu doluyor ve kanalizasyon su basıyor. Yüzde 60 oy verilen yerlerde de bu böyle. Yani oy veren yerlere de hizmet yapmamış doğru düzgün. Büyükçekmece de beş belde belediyesi kapandı. Neden kapandı bunlar. Çünkü belde belediyelerin ödeneği yok. İlçe belediyelere bağlansın ki hizmet gelsin diye. Ama büyük çekmece de 2009?da bağlanan belde belediyelerine daha iyi hizmet geldi mi dediğimizde. Hep bir ağızdan hayır deniliyor aynı tepecikte olduğu gibi? ifadelerini kullandı.



  • "Büyükçekmece’nin kaderini değiştireceksiniz"

    İSTANBUL,(DHA)- Yerel seçim çalışmalarını sürdüren İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve AK Parti Büyükçekmece Belediye Başkan Adayı Mevlüt Uysal, Sinoplular Derneği tarafından düzenlenen geceye katıldı. Meşalelerle karşılanan Uysal, “Sinoplular olarak siz, önce Tepeçik olarak sonrada tüm Büyükçekmece’nin kaderini değiştireceksiniz” dedi.

    İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve AK Parti Büyükçekmece Belediye Başkan Adayı Mevlüt Uysal 31 Mart Yerel Seçim çalışmalarını yoğun bir şekilde sürdürüyor. Sabahın erken saatlerinde seçim çalışmalarına Başlayan Uysal, Orçelik Sitesi sakinleri ile kahvaltıda buluştu. Gün içerisinde Denizgören, Altın Kolye, Vista 4, Köykent Ayazma Evleri ve Ekşioğlu Sitelerini de ziyaret ederek site sakinleriyle bir araya gelen Uysal, Büyükçekmece projelerini anlatarak yerel seçimler için destek istedi.

    Başkan Uysal gün içerisinde yoğun olarak sürdürdüğü seçim çalışmalarının akşamında Tepecik’te Sinoplularla bir araya geldi. İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Ersoy, AK Parti Büyükçekmece İlçe Başkanı Murat Çelik, MHP Büyükçekmece İlçe Başkanı Erdem Aydın’ın da katıldığı buluşmada Başkan Uysal yoğun sevgi gösterileri ve meşalelerle karşılandı.

    TEPEÇİK’TE İMARIN ÖNÜ AÇILDI

    Büyükçekmecelilerin desteğiyle 31 Mart’tan sonra ilçenin kaderini değiştireceklerini kaydeden Uysal, “Büyükçekmede’deTepeçik’e hizmet neden gelmedi diye sorulduğunda, ‘imar çıkmıyor ki İSKİ engel oluyor’ diyorlar. Biliyorsunuz İSKİ’nin arıtması Büyükçekmece’de 2015 yılında açıldı. Ben Başakşehir Belediye Başkanı olarak o zaman açılış törenine katıldım. O günden sonra Tepeçik’de imarın önü açıldı. Ama ilçe belediyesi emek çekip imar için çalışmayınca olmaz tabi. Nihayetinde İlçe belediyesinin gerekli çalışmaları yapması gerekir. Tabi bize imar yok diyor ama sizlere ise ‘bana oy mu verdinizde size hizmet getireyim’ diyor. 31 Mart Yerel Seçimleri’nde, o söylediği sözlerin cevabının verileceği gün olacak. Madem öyle diyor, sizde hizmet getirecek birisine oy vermelisiniz. Sinoplular olarak siz önce Tepeçik’insonrada tüm Büyükçekmece’nin kaderini değiştireceksiniz İnşallah. Esnaf ziyaretlerinde hep, ‘başkanım çok mücadele ettik ama hep cezasını çektik’ diyorlar. Bu mücadelenin sefası bu sefer süreceksiniz” dedi.

    HEP BİR AĞIZDAN HAYIR DİYORLAR

    Büyükçekmece’de ki hizmet eksikliğinin tüm mahallelerde görüldüğünü belirten Uysal, “Oy çıkan yerlerde de hizmet yok işin aslı. Yağmur suyu kanalları yapılmamış. Yağmur yağdığında tüm alt yapıya yağmur suyu doluyor ve kanalizasyon su basıyor. Yüzde 60 oy verilen yerlerde de bu böyle. Yani oy veren yerlere de hizmet yapmamış doğru düzgün. Büyükçekmece de beş belde belediyesi kapandı. Neden kapandı bunlar. Çünkü belde belediyelerin ödeneği yok. İlçe belediyelere bağlansın ki hizmet gelsin diye. Ama büyük çekmece de 2009’da bağlanan belde belediyelerine daha iyi hizmet geldi mi dediğimizde. Hep bir ağızdan hayır deniliyor aynı tepecikte olduğu gibi” ifadelerini kullandı.

    Konuşmaların ardından Sinop yöresine ait halk oyunları gösterisi sunuldu.



  • "Belediye Başkanı olarak uçan kuştan bile mesulüm"

    İSTANBUL, (DHA)- BAĞIMSIZ Türkiye Partisi (BTP) İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Selim Kotil, seçim turu kapsamında Esenyurt’ta halk buluşmasına katıldı. Kotil burada yaptığı konuşmada, "İstanbul'un üzerinden geçen göçmen kuşlardan bile mesulüm" dedi.

    "İSTANBULLUNUN SAĞLIĞINDAN, İŞİNDEN, AŞINDAN KENDİMİ SORUMLU HİSSEDİYORUM"

    İBB başkanlığının çok büyük sorumluluk gerektiren bir makam olduğuna dikkat çeken Selim Kotil, “Öncelikle bütün adayların kendine şu soruyu sorması lazım. 'Belediye başkanı olarak sen kendini neden sorumlu hissediyorsun?' Ben bu soruyu kendime sorduğumda 'İstanbul'un üzerinden geçen göçmen kuşlardan bile mesulüm' diye cevaplıyorum. İstanbul'da yaşayan insanımızın sağlığından, işinden, aşından, huzurundan kendimi sorumlu hissediyorum. En basitinden sağlık açısından bakarsak; İstanbullu'nun yediği gıdadan, soluduğu havadan, yüzdüğü denizden, banyo yaptığı sudan kendimi sorumlu hissediyorum. Üçüncü Havalimanı yapılırken orada kullanılan araçlardan havaya karışan sülfat toprağa girdi. Şu anda Terkos’a vardı. Biz, bu suyla yıkanıyoruz ve doğrudan sağlığımızı etkiliyor. İBB başkanı olacak kişinin bütün bu sorunlar için önce sorumluluk duygusu sonra çözümleri olması gerekli” dedi.

    “İSTANBUL’UN DENİZİNİN 100 METRESİ LAĞIM ÇUKURU DÖNMÜŞ DURUMDA”

    İstanbul’a ileri teknoloji arıtma getireceklerini belirten Kotil, “Maalesef İstanbul'da sadece kaba pislik arıtması yapılıyor yani ön arıtma yapılıyor. Sonuç olarak İstanbul'un pisliği olduğu gibi Marmara'ya gidiyor. Bunun sonucunda İstanbul’un suyunda sadece 25 metresinde balık yaşıyor. Yani İstanbul’un denizinin 100 metresi lağım çukuruna dönmüş durumda. Bizim dışımızda çözümü olan var mı? Bu konuda proje hazırlayan var mı? İstanbul depreme hazır değil. GSM hattı çöktüğünde ne yapılması planlanıyor? Biz bunların hepsinin çözümünü ve nasıl yapacağımızı konuşuyoruz. Diğer adaylardan sadece ‘depremle ilgili projelerimiz hazır’ cümlesini duyuyoruz. Ama projelerini bizim gibi somutlaştıran yok. Şimdi sen hazırlığın olduğunu söylüyorsun. Varsayalım kazara kazandın, bu sefer millet sana güvenmiş olacak ve ortada böyle bir hazırlığın da olmadığı için olası bir depremde milletin can güvenliğini tehdit etmiş olacaksın” dedi.

    “PEKİ, SOSYAL DEVLET NEDİR?”

    Belediyeciliğin sosyal devlet anlayışı ile yapılması gerektiğini belirten Kotil, “Bizim belediyecilik anlayışımızda Genel Başkanımız Prof. Dr. Haydar Baş’ın kaleme aldığı Milli Ekonomi Modeli’ndeki sosyal devlet anlayışı var. Peki, sosyal devlet nedir? Toplumun bütün kesimlerinin arkasında devletin desteğini hissetmesiyle sosyal devlet gerçekleşir. Bizim İstanbul'da sokakta yatan evsizler ilgili, gençlerimizin önünü nasıl açacağımızla ilgili, yaşlılar ile ilgili, hatta İstanbul'daki sokak hayvanları ile ilgili projelerimiz var. Bizim projelerimizin tamamı vatandaşımıza iş imkanı üretiyor. İstanbul’u dünyanın en güzel, en yaşanabilir metropollerinden biri haline getireceğiz. İmparatorluklara başkentlik yapmış İstanbul daha güzel yönetilmeyi hak ediyor. Bizim dönemimizde İnsanlarımız ekmek derdinden, trafik derdinden bizim dönemimizde kurtulacak” ifadelerini kullandı.