MEDYAJANS
20. 01. 2020
DHA SON DAKİKA HABERLERİ
DHA RSS Video Foto
  • Sultanbeyli Belediye Başkanı Keskin, ‘Türkler Geliyor: Adaletin Kılıcı’ filmini gençlerle izledi

    Osman BAKIR / İSTANBUL, (DHA) – ‘TÜRKLER Geliyor: Adaletin Kılıcı’ filminin oyuncuları Sultanbeyli’de izleyiciyle buluştu. Sultanbeyli Belediye Başkanı Hüseyin Keskin’in de katıldığı film gösterimine vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. 

    ‘Türkler Geliyor: Adaletin Kılıcı’ filminin oyuncuları Sultanbeyli’de bir alışveriş merkezinde vatandaşlarla biraraya geldi. Serdar Gökhan , Selda Alkor, Emre Kıvılcım, Cemal Hünal, Sezgin Erdemir, Levent Özdilek, Hamit İşitman, Atilla Güzeş, Mustafa Zeren, Erhan Ünlütürk gibi ünlü oyuncuların yanı sıra ‘Dombıra’ şarkısıyla Türkiye ve dünyada adını duyuran sanatçı Arslanbek Sultanbekov da katıldı. Sultanbeyli Belediye Başkanı Hüseyin Keskin’in de katıldığı film gösterimine yoğun ilgi gösteren vatandaşlar izdihama neden oldu. 

     



  • İSTEK Okulları Kütahya’da tanıtıldı

    Oğuzhan KILIÇ/KÜTAHYA, (DHA)-(Kurumsal Haber)- İSTEK Okulları Kütahya kampüsü tanıtıldı. Tanıtım toplantısına katılan İSTEK Okulları Genel Müdürü Ali İhsan Özyazgan, “Biz kendi kültürünü benimsemiş, batıya entegre olan gençler yetiştiriyoruz” dedi.

    İSTEK Okulları Kütahya’da velilere tanıtıldı. Bir otelde gerçekleştirilen toplantıya, İSTEK Okulları Genel Müdürü Ali İhsan Özyazgan, İSTEK Kütahya Okulları kurucusu Koray Yolcu, çok sayıda davetli, öğrenci velileri ile öğrenciler katıldı. Tanıtım toplantısı Koray Yolcu’nun konuşmasıyla başladı. Kütahya’da eğitimi üst seviyelere taşımak istediklerini ifade eden Yolcu, “Kütahya’da en iyi öğretmenlerle en iyi öğrencileri yetiştirmek adına bu yola çıktık.” diye konuştu.

    İSTEK Okulları Genel Müdürü Ali İhsan Özyazgan ise şunları söyledi:

    “Bundan 35 yıl önce İSTEK Semiha Şakir okullarımızın açılmasıyla eğitime başlayan İSTEK Okullarının bugün Türkiye’nin farklı şehirlerinde 17 kampüsü var. Biz kendi diline sahip çıkan, kendi kültürünü benimsemiş ve dünyaya entegre olmuş bireyler yetiştiren vakıf okullarıyız.”

    Konuşmaların ardından İSTEK Okullarının eğitim felsefesini yansıtan sunumlar izlendi.



  • Sömestrde öğrencilerin uğrak durağı eğlence parkları oluyor

    İSTANBUL, (DHA)- Eğitim-öğretim yılının ilk döneminin sona ermesiyle öğrencileri tatil heyecanı sardı. Yarıyıl tatiliyle öğrencilerin uğrak durağının eğlence parkları olduğunu dile getiren İsfanbul Tema Park Direktörü Tankut Tonger, “30’u aşkın farklı eğlence ünitesinde herkes istediği gibi eğlenebilir. Karneleriyle gelen öğrenci ve velilerine indirim şansı sunuyoruz” dedi.

    Sömestr tatilinin öğrencilerin dinlenme zamanı olduğunu belirten Tankut Tonger, “Öğrencilerden tatilin hakkını vermelerini istiyoruz. Biraz dinlendikten sonra derslerini çalışacaklar. İsfanbul Tema Park olarak özel bir kampanyamız var. Öğrencilerimize velileri ile beraber yüzde 50 indirim uyguluyoruz. Kimlikleriyle ya da karneleri ile gelip bunu beyan ettiklerinde indirimli biletlerini alabiliyorlar. İçerde 30'u aşkın ünitemiz mevcut. Parkımız kapalı ve açık alanlarımızla birlikte sabah 10’dan akşam 6’ya, 2 Şubat'a kadar açık” ifadelerini kullandı.

    ÖĞRENCİLERİN TERCİHİ: FATİH’İN RÜYASI

    Ziyaretçilerini eğlendirirken, bilgi vermeyi de amaçladıklarına dikkat çeken Tankut Tonger, “Bu konuya en uygun ünitemiz Fatih'in Rüyası. 5 bin metrekareyi aşkın bir kapalı alan İstanbul'un fethinin bir çocuğun gözünden canlandırılması söz konusu. Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul'u fethettiği sahneleri canlandırıyoruz. Özellikle öğrenci gruplarının en çok tercih ettiği yerlerden biri bu ünitemiz. Bunların dışında 7'den 70'e herkesin ilgisini çekecek ünitelerimiz mevcut. Adrenalin tutkunları için Nefeskesen’le 3 saniyede 110 kilometre hıza çıkabilirsiniz. İsteyenler serbest düşüş deneyimi de yaşayabiliyor ve 50 metreden aşağıya düşüyorsunuz. Ya da 4 boyutlu sinemada film izleyebiliyorsunuz. Maskot karakterlerimiz ve şovlarımızla birlikte sömestre hazırlandık” diye konuştu.

    “GÜVENLİKTEN ÖDÜN VERMİYORUZ”

    Ailelerin genellikle güvenlikten çekindiğini dikkat çeken Tonger, “En hassasiyet gösterdiğimiz nokta güvenlik. Güvenlikten asla ödün vermiyoruz. Uluslararası standartlar neyi gerektiriyorsa, o standartlarda faaliyet gösteriyoruz. Çalışanlarımızı buna göre eğitiyoruz. Güvenlik konusunda da bizim karnemiz son derece iyi. Herkes gönül rahatlığıyla ünitelerimizi deneyimleyebilir” dedi.

    "2020 HEDEFİMİZ 1 MİLYON YABANCI TURİST"

    2019’da özellikle yabancı ziyaretçiler açısından verimli bir yıl geçirdiklerini dile getiren Tonger, “Ortadoğulu misafirlerin çok tercih ettiği bir yer dolayısıyla 500 binlere ziyaretçiye geçen yıl ulaştık. 2020'de de hedefimiz bunu ikiye katlayarak 1 milyon rakamına ulaşmak. Bunun dışında öğrenci gruplarının da ağırlıyoruz. Senede 100-150 bin öğrenci ziyaretçimiz oluyor. Özellikle misafir etmek istediğimiz hedef kitlemiz çocuklu aileler oluyor. ‘İsfanbul Resort’ adında bir çatı yapı kurma gayreti gösteriyoruz. Burayı alışveriş merkezi ile tema parkıyla, otel yatırımı ile İstanbul'un bir simgesi haline getirmek istiyoruz. Yabancı misafirlerin buraya gelmesi için bir sebep olmak istiyoruz” dedi.

    “100 BİNİN ÜZERİNDE ÖĞRENCİYİ ÜCRETSİZ MİSAFİR EDECEĞİZ”

    Kurumsal sosyal sorumluluk çalışmaları yaptıklarını dile getiren Tonger, şunları söyledi:

    “Biz şirket olarak çevremize, toplumumuza, yaşadığımız yere, kendimizi ait hissediyoruz ve borçlarımız olduğunu düşünüyoruz. Bu çerçevede var olanı paylaşmak istiyoruz. Bu bizim misyonlarımızdan biri. Bu çerçevede Milli Eğitim Bakanlığı ile imzalamış olduğumuz bir protokol var. Bu 2019 ve 2020 yılını kapsıyor. Yaklaşık 30 bin öğrencimizi ücretsiz olarak misafir ediyoruz ve bundan keyif alıp gurur duyuyoruz. Hedefimiz bunu 100 binin üzerine çıkarmak.”



  • Kürk Mantolu Madonna Başakşehir’de sahneye çıktı

    İSTANBUL, (DHA) - Yazılmasının üzerinden yetmiş yılı aşkın bir süre geçmesine rağmen, en çok okunanlar listesinden hiç eksilmeyen Kürk Mantolu Madonna, Bahçeşehir Kültür ve Sanat Merkezinde (BKSM) Başakşehirli sanatseverlerle buluştu.

    Anadolu'nun işgali sırasında babası tarafından müttefik Almanya'ya gönderilen Raif'in, ressam Maria Puder'le Berlin'de yaşadığı baş döndürücü aşkın hikâyesini anlatan 2 perdelik oyun BKSM’yi dolduran tiyatroseverler tarafından ilgiyle izlendi.

    ENGİN ALKAN YÖNETTİ, TUBA ÜNSAL OYNADI

    Kürk Mantolu Madonna'yı Engin Alkan sahneye uyarlayıp yönetti. Sahnelendiği salonlarda kapalı gişe oynayan oyunun başrollerinde Engin Alkan, Tuba Ünsal, Alper Saldıran, Sercan Badur, Lila Gürmen ve Pınar Yıldırım yer alıyor.

    "Kürk Mantolu Madonna" tiyatro oyunu Başakşehirli sanatseverlerden tam not aldı.

    Sabahattin Ali'nin sevilen eseri Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali'nin ailesinden özel izinle, telif hakları alınarak, tiyatro oyununa dönüştürüldü.



  • (Görüntülü) Sokak hayvanları sıcak yuvalarına kavuştu

    Doğan GÜNDOĞDU/İSTANBUL, (DHA) – BAHÇELİEVLER Belediyesi, soğuk kış günlerinde sokak hayvanlarını sıcak yuva sahibi yaptı. Bahçelievler Belediye Başkanı Hakan Bahadır, “Onlarda canlı ve bizim hayvanlara sahip çıkmamız lazım. Kedi ve köpeklerimizin, ‘sokağımızın hayvanı değil, sokağımızın can dostu’ olmaları için çalışıyoruz” dedi.


     

    Bahçelievler Belediyesi, soğuk hava koşulları nedeniyle barınma ve yiyecek bulmakta zorlanan sokak hayvanlarını unutmadı. Veteriner İşleri birimi tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında, soğuk hava koşulları nedeniyle barınma alanı bulmakta zorlanan sokak hayvanları için ilçenin çeşitli noktalarına kedi ve köpek evleri yerleştirildi.


     

    “HAYVANLARI KIŞ GÜNÜNDE KORUMAYA GAYRET EDİYORUZ”


     

    Kış gününde sokak hayvanlarının düşünülmesi gerektiğine vurgu yapan Başkan Bahadır, “Köpeklere, kuşlara, bütün hayvanlara ve hatta ağaçlara bile sahip çıkmaya çalışıyoruz. Bunun bir örneği olarak da bugün köpek kulübelerini ve kedi evlerini buraya getirdik. Yemlerini ve sularını koyduk. Hayvanları özellikle kış gününde korumaya gayret ediyoruz. Belediye olarak bu hizmeti yıllardır yapıyoruz ve bu sene daha da artırdık. Yaklaşık bin 300 aşı yapıyoruz. Yine aynı sayılarda kısırlaştırma yapıyoruz. 10 bin civarı şikayet geliyor kedi ve köpeklerle ilgili ve hemen geri dönüş yapıyoruz. Poliklinik hizmetimiz devam ediyor” diye konuştu.


     

    “SOKAĞIMIZIN CAN DOSTU”


     

    Geçen yıl 25 ton mama dağıttıklarını ifade eden Başkan Bahadır, “Bu sene de yine mama dağıtımını artıracağız. Şimdi kediler ve köpekler için yeni model getirdik ve su borularından yaptığımız mama yerleri var ve hayvanlar gidecekler orada yiyecekler. Bizim ekiplerimizde belli günlerde buraya gelerek mama desteği sağlayacak. Sonuçta onlarda canlı ve bizim hayvanlara sahip çıkmamız lazım. Biz, kedi ve köpeklerimizi, ‘sokağımızın hayvanı değil, sokağımızın can dostu’ olmaları için çalışıyoruz” dedi.   


     

    “KEDİ VE KÖPEKLERİMİZİN YUVALARI ÇOK HOŞUMUZA GİTTİ”


     

    Emekli öğretmen Münire Adıyaman ise oturduğu mahallede hayvanların beslenmelerine yardımcı olduklarını dile getirerek, “Biz kendi gücümüz yettiği kadar kulübeler yapıyorduk ancak belediye o kadar güzel bir proje ile geldi ki karşımıza, kedi ve köpeklerimizin yuvaları çok hoşumuza gitti. Ayrıca barınaktaki belediye görevlileri inanılmaz ilgililer ve sokak hayvanlarına sahip çıkıyorlar” şeklinde konuştu. Miray Altınok ise kedi ve köpeklere hep birlikte baktıklarını belirterek normalde sokak hayvanlarının eski kulübelerde kaldığını ancak belediyenin yaptığı çalışmalarla artık kedi ve köpeklerin yeni evlerinde kalacak olmalarından dolayı duyduğu mutluluğu dile getirdi. 


     

    Öte yandan Bahçelievler Belediyesi Veterinerlik ve Park Bahçeler Müdürlüğü'ne bağlı ekiplerin ilçenin tüm mahallelerindeki yeşil alanlara bıraktığı ahşap malzemeden yapılan evler, estetik ve modern görünümleriyle de dikkat çekiyor.

     



  • (Görüntülü) Sabiha Gökçen Havalimanı'nda uyku odaları hizmete girdi

    İlkay DİKİCİ / İSTANBUL(DHA) İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı dış hatlar bölümünde, uyku odaları hizmete açıldı. 1 saatlik ücreti 7 euro olan uyku odalarında yolcuların, ücretsiz internet ve TV hizmetinin yanı sıra ikramlardan da faydalanabileceği belirtildi.Uyku odaları hakkında Sabiha Gökçen Havalimanı İşletmesi (İSG) Ticari İşler Direktörü Yücel Ecer "Bu uygulama dünyada ve Türkiye’de ilk defa Sabiha Gökçen’de başlamıştır." dedi. 


     

    Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’nda dış hatlar bölümünde uçuşlarını bekleyen yolcular için, “Kepler Club" adı verilen uyku odaları hizmete girdi. Transit ve transfer yolcular bu odaları 7 euro karşılığı, saatlik olarak kiralayabilecek. Uyku odalarının 10'u kadınlar için, 18'i ise erkeklere tahsis edildi. Yolcular, danışma bankosuna bilgilerini girerek karekodlu anahtarla uyku odalarına giriş yapacak. Uyku odalarının hemen yanında yolcuların bagajlarını koyabilecekleri şifreli dolaplar ile banyo ve tuvalet hizmeti de bulunuyor. Odalar erkek ve kadın misafirler için ayrı ayrı kiralanabileceği gibi en fazla 5 kişiden oluşan bir ailenin kalabileceği aile odası da yolcuların hizmetine sunuldu. 


     

    “BİR TÜRK FİRMASI OLMASI BİZİ GURURLANDIRIYOR”


     

    Uyku odaları hakkında İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı İşletmesi (İSG) Ticari İşler Direktörü Yücel Ecer, “ Dış hatlar hava tarafında yer alan uyku kabinlerimizde otel ve lounge konseptimizi bir araya getirdik. Toplam 10 tane kadınlar için 18'i ise erkeklere olmak üzere 28 tane uyku kabinimiz bulunmakta. Buna ilave olarak da ailelerin beraber konaklayacakları ayrı bir odamız mevcut. Bu uygulama dünyada ve Türkiye’de ilk defa Sabiha Gökçen’de başlamıştır. Bu anlamda da çok heyecanlıyız. Hedefimiz dış hat yolcularımızın konaklama ihtiyacını karşılamak. Daha öncesinde yaptığımız uzun araştırmalar sonucunda kepler firmasıyla çalışma kararı aldık. Çünkü onların projeleri bizi çok heyecanlandırdı. Kepler’de bu uygulamasını ilk defa Sabiha Gökçen’de başlattı. Buradan dünyaya açılmayı hedefliyor. Kepler’in bir Türk firması olması bizi ayrıca gururlandırıyor.” dedi.


     

    “UYKU KABİNLERİNİN İÇİ DÜNYADA Kİ EN TEKNOLOJİK UYGULAMALARA SAHİP”


     

    Uyku odalarının kullanıımıyla ilgili de bilgi veren Ecer, “Yolcu geldiğinde rezervasyon yaptırmak için onlara özel üretilmiş olan kioks’dan check-in işlemlerini yapıyor. Daha sonrasında ürettikleri kare kod vasıtasıyla lounge alanına giriyor. Lounge alanına girer girmez kendilerine özel olarak ayrılmış olan saklama dolaplarında eşyalarını saklayıp daha sonra uyku kabinlerinin içine giriyor. Uyku kabinlerinin içi dünyadaki en teknolojik uygulamalara sahip. İçerisinde bir tane televizyonumuz var. Yolcularımız televizyondan, kablo tv, Netflix, Blu TV gibi televizyon kanallarını izleyebiliyor. Ayrıca yolculara tahsis edilen bir adet de özel tabletimiz mevcut. Tabletten yolcular ekstra hizmetlerini talep etmekteler. Bu talepler daha sonra da alan içerisinde bulunan robot tarafından kendilerine sağlanmaktadır.” diye konuştu. İSG Ticari İşler Direktörü Ecer, uyku odalarının yeni açılmasına rağmen yolculardan olumlu dönüşler aldıklarını kaydetti. Ecer, ilerleyen günlerde uyku odalarının kapasitesinin artırılmasını hedeflediklerini söyledi. 


     

    KİŞİ BAŞI 7 EURO+KDV


     

    Uyk odalarının fiyatıyla ilgili Yücel Ecer şunları söyledi: “Alanımız iki alana bölündü. Kadınlar ve Erkekler olmak üzere ayrı ayrı alanlarda dinlenmektedirler. Bir tane aile salonumuz mevcut. O da toplam 4-5 kişilik bir aileye hizmet verebilecek kalitede. Uyandırma servisimiz mevcut. Ayrıca Lounge alanımızda özel duşlar, kabinler, yolcunun tüm ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri opsiyonlar mevcut. Ücretlendirme kişi başı 7 Euro + KDV olarak belirledik. Bunun içerisinde yastık, çarşaf ayrıca çay, kahve sınırsız internet hizmetlerini de kapsamaktadır. Yolcu buraya girdikten sonra hiçbir ilave ücret ödememektedir.”

     



  • Yarıyıl tatili için Sabiha Gökçen Havalimanı'na akın ettiler

    Haber- Kamera: İlkay DİKİCİ / İSTANBUL (DHA)- Ülke genelinde öğrencilerin karnelerini almasının ardından yarıyıl tatili başladı. Çocuklarıyla birlikte tatilin tadını çıkarmak isteyen vatandaşlar yola çıktı. Tatili İstanbul’un dışında veya yurt dışında geçirmek isteyen İstanbullular, Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı'nı tercih etti. Sabiha Gökçen’e akın eden yolcular zaman zaman yoğunluk oluşturdu.

    Karnelerin verilmesinin ardından aileler, tatilin tadını çıkarmak için otogarlara ve havalimanlarına akın etti. Tatillerini İstanbul dışında ve yurt dışında çıkarmak isteyen aileler Sabiha Gökçen Havalimanı'nda zaman zaman yoğunluk oluşturdu. Terminal girişlerindeki kontrol noktalarından geçen yolcular bilet işlemlerini yapmak için bankolara geldi. Bagaj ve check-in işlemlerini tamamlayan yolcular uçağa binmek üzere uçuş kapılarına yöneldi. Çocuklarıyla yarıyıl tatilinin tadını çıkarmak isteyen ailelerin, bu yıl tercihi yurt içi olduğu öğrenildi. Çok sayıda Yurt içi ve Yurt dışı uçuşlarının olduğu Sabiha Gökçen Havalimanı'nda yetkililer, pasaport noktalarında, terminal giriş ve çıkışlarında ve kontuarlarda önlemlerini alarak büyük yoğunluklar yaşanmamasının önüne geçti.

    TERCİH YURT İÇİ

    Serdar Demir, “Yarıyıl tatili için geldik. Diyarbakır’a gideceğiz. Hem tatil amaçlı hem de aile ziyareti amaçlı” diye konuştu. Demir’in oğlu Berat Demir ise karnesinin iyi olduğunu ifade etti. Kardeşi 5. Sınıf öğrencisi Duru Demir, “Karnem çok iyiydi, takdir aldım. Tatili kuzenlerimle ve akrabalarımla vakit geçirmek istiyorum” dedi.

    Nilüfer Yıldız, “Yarıyıl tatili için geldik. Aneannelerinin yanında geçirecekler, onun için geldik. Karneleri hepsi çok iyi.” Tuna Yıldız, “Karnem çok iyi geldi. Mutluyum, mola vermeyi seviyorum. Samsun’a gideceğim. Samsun’da kuzenlerimle, anneannemlerle ve dedemlerle vakit geçirmek istiyorum” şeklinde konuştu.

     



  • Evde eğitim gören engelli kardeşlerin karne heyecanı

    Ramazan SARICI/ÇANKIRI, (DHA) - ÇANKIRI'da evde eğitim gören bedensel engelli Lütfi Eren ve Ümmet Gazi kardeşler, karnelerini İl Milli Eğitim Müdürü Muammer Öztürk'ün elinden aldı.
    Vali Ayhan Çevik Özel Eğitim Uygulama Okulu'nun 2'nci sınıf öğrencisi Ümmet Gazi ve 10'uncu sınıf öğrencisi Lütfi Eren Gazi kardeşler, bedensel engelleri nedeniyle evde eğitim görüyor. Haftanın 3 günü 2 öğretmenden okuma-yazma eğitimi alan bedensel engelli kardeşler, karne heyecanını da evlerinde yaşadı. Bedensel engelli kardeşleri ziyaret ederek karnelerini veren İl Milli Eğitim Müdürü Muammer Öztürk, zorunlu eğitim çağında olan ancak bedensel engelinden dolayı örgün eğitime devam edemeyen öğrencilere evde eğitim hizmeti sunulduğunu belirtti. İl genelinde bu yıl 17 öğrencinin evde eğitim gördüğünü kaydeden Öztürk, "Karnelerin dağıtıldığı bu özel günde bizler de bu hizmetten faydalanan sevgili öğrencilerimiz Ümmet Gazi ve Lütfi Eren Gazi'yi evinde ziyaret ederek karnelerini ve hediyelerini vermek istedik. Evde eğitim hizmetinden faydalanan değerli öğrencilerimize başarılar diler, öğrencilerimizi yetiştiren, onlara emek veren ve destek olan tüm yöneticilerimize, öğretmenlerimize ve velilerimize, çalışmalarımızda bizlerden desteklerini esirgemeyen herkese teşekkür ediyor, sağlıklı, mutlu ve huzurlu bir tatil dönemi yaşanmasını temenni ediyorum" dedi. Ümmet ve Lütfi Eren Gazi kardeşler de, Öztürk'e teşekkür ederek karne almaktan mutluluk duyduklarını söyledi.
    FOTOĞRAFLI



  • Çanakkale'de uyuşturucuya 3 tutuklama

    ÇANAKKALE, (DHA)- ÇANAKKALE'de düzenlenen uyuşturucu operasyonunda gözaltına alınan 11 şüpheliden 3'ü tutuklandı.
    İl Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince, kentte uyuşturucu madde satışı yapan ve kullananlara yönelik operasyon düzenlendi. Çalışmalar kapsamında, 'kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak’ suçundan 4 şüpheli, 'uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti' suçundan ise 7 şüpheli olmak üzere toplam 11 şüpheli yakalandı. Operasyonlarda 136,89 gram sentetik kannabinoid (bonzai), 97,61 gram esrar, 0.31 gram skunk, 3 sentetik ecza, 1 bıçak ve 1 muşta ele geçirildi. 11 şüpheliden 5'i emniyetteki işlemlerinin ardından serbest bırakılırken 3'ü sevk edildikleri adliyede çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Diğer 3 şüphelinin ise emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edileceği belirtildi.
    FOTOĞRAFLI

     

     



  • Bağcılar'da öğrencilere karne, öğretmenlere gül verildi

    İSTANBUL, (DHA) - BAĞCILAR’DA da yarıyıl tatili öncesi karne heyecanı yaşandı. Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı, öğretmenleri başarılı çalışmalarından dolayı tebrik ederek, hepsine birer gül verdi. Başkan Çağırıcı, “Evlatlarımızı emanet ettiğimiz güler yüzlü, çalışkan, vefakar öğretmenlerimize ne yapsak az olur” dedi.

    Bağcılar’da 2019-2020 Eğitim ve Öğretim Yarıyıl Tatili ve Karne Dağıtım töreni büyük bir coşkuya sahne oldu. Tören sırasında “Lokman Amca” diyerek öğrencilerin sevgi gösterisinde bulunduğu Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı, minikleri alınlarından öperek, başarılar temennisinde bulundu.

    MİNİKLERİN SERGİSİ VE HALK OYUNU GÖSTERİSİ BÜYÜK BEĞENİ TOPLADI

    Bağcılar Nevin Mehmet Bilginer İlkokulu’ndaki törende öğrenciler, öğretmenleri refakatinde minik elleriyle hazırladıkları resim ve diğer el sanatı örneklerinin yer aldığı sergi büyük beğeni topladı. Davetliler öğrencilerin geçmişten günümüze ulaşan ev aletlerinden yaptığı sergiyi ilgiyle gezdiler. Daha sonra öğrenciler Karadeniz yöresine ait halk oyunu örneği sundu ve İstiklal Marşı’nı okudu. Ayrıca anasınıfında okuyan miniklere Başkan Çağırıcı ve ilçe protokolü hediye vererek karneleri dağıttı.

    “KARNESİNDE ZAYIF OLANLAR ÜZÜLMESİN”

    Başkan Çağırıcı, “Evlatlarımızı emanet ettiğimiz güler yüzlü, çalışkan, vefakar öğretmenlerimize ne yapsak az olur. Öğrencilerimiz de yarıyıl tatillerini en iyi şekilde değerlendirsin. Karnesi pekiyi olanları tebrik ediyorum. Zayıf olanlar da üzülmesin, çok çalışarak inşallah telafi edecekler” dedi.

    SINIF 1’İNCİLERİNE HEDİYE VERİLDİ

    Yarıyıl Tatili ve Karne Dağıtım Töreni daha sonra Gazi Anadolu Lisesi’nde devam etti. Başkan Çağırıcı ve ilçe protokolü okulun bahçesinde sınıf birincilerine ödüllerini vererek tebrik ettiler.



  • "Karne çocuğun kimliği değil"

    İSTANBUL, (DHA)- Karnenin çocuğun zekâsını ölçen test olmadığını ifade eden Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Doç. Dr. Sevcan Karakoç Demirkaya ailelere seslendi. ‘Unutmayın karneler çocuğunuzun kimliği veya kişiliği değil’ diyen Doç. Dr. Demirkaya, “Çocukların yetenekleri belirlenmeli ve çocuklar buna göre yönlendirmeli” ifadelerini kullandı.

    Güzel ve yüksek notların bulunduğu, sonunda başarı belgeleri verilen karneler olduğu kadar, düşük notların bulunduğu karneler de bir gerçek. İyi bir karne çocuk ve ailesi için övünç kaynağı iken kötü karne de ailede kriz, hayal kırıklığı ve ciddi çatışmalara yol açabiliyor. İstanbul Gelişim Üniversitesi’nden Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Doç. Dr. Sevcan Karakoç Demirkaya, karne sürecini sağlıklı yönetmeleri adına ailelere önemli uyarı ve tavsiyelerde bulundu.

    “Aileler karnenin çocuğun kimliği olmadığını unutmamalı” diyen Doç. Dr. Sevcan Karakoç Demirkaya, “Karne, sadece akademik becerilerinin o dönemki koşullara göre ölçüldüğü birer belge. Düşük karneler ne çocuğunuzun geri olduğunu ne de her zaman başarısız olacağının göstergesi değildir. Bu nedenle sakin ve serinkanlı yaklaşmak önemlidir” diye konuştu.

    “ÇOCUĞUNUZA KIZMAYIN”

    Karnenin çocuğun zekâsını ölçen test olmadığını ifade eden Doç. Dr. Sevcan Karakoç Demirkaya, “Yarıyıl karnesi, çocuğun o ilk dönemki okul durumunu değerlendiren bir belgedir, yetersiz olduğu alanlar varsa ailenin de görmesi ve ikinci döneme hazırlık yapılması için önlem almasına aracılık eder. Başarısız olunan dersler bilinirse veya ders başarısızlığının nedenleri anlaşılır ve sorunlar çözülürse 2.dönem ders notları daha iyi olabilir. Notlardan da önemlisi çocuğun öğrenmesi ile engel bir durumu varsa bu anlaşılabilir. Yarıyıl tatili bunun için fırsattır. Düşük notları nedeniyle çocuğunuza kızmayın” dedi.

    BAŞARISIZLIĞIN NEDENLERİ

    Okul başarısızlığının pek çok nedeni olabileceğini belirten Demirkaya, “Bunlar, çocukta dikkat eksikliği, sınav kaygısı veya öğrenme problemleri olabilir. Aileler çocuklarına uygun çalışma ortamı sunmamış ve okul programını takip etmemiş olabilirler. Aşırı ilgili ve hırslı ebeveyen olmaları çocuk üzerinde kaygı oluşturabileceği gibi, ailelerin ilgisiz, ödev ve notlarıyla ilgilenmiyor olmaları da çocukta amaçsızlık ve motivasyon düşüklüğüne sebep olabilir. Bu nedenle aile tutumları çok önemlidir. Ayrıca eğitim sistemindeki yanlış öğretme biçimleri, kalabalık sınıflar ve sürekli değişen sınav sistemleri de başarısızlık ve düşük karne sebebi olabilir” ifadelerini kullandı.

    “ÇOCUĞUNUZU ANLAYIN”

    Karnesinde düşük notlar olan ebeveynlerin çocuklarına nasıl davranmaları konusunda tavsiyelerde bulunan Demirkaya, “Tekrar edersek karne zeka veya kişilik göstergesi değildir. O süre içinde öğretilen konularla ilgili bilginin ne kadarının özümseyip ve bunu değerlendiren sınavlarda ve sınıf içerisinde davranışlarla gösterdiğinin ölçütüdür. Bu nedenle düşük notların olduğu bir karne karşısında serinkanlı olmak ailelerin görevidir. Çocuğa yönelik incitici sözler söylenmesi, duygusal ve fiziksel örselenmesi, çocuğa küsülmesi, kızılması ve ara tatilin ceza olarak sunulması uygun yaklaşımlar değildir. Çocuğunuzu anlayın ve bunu hissettirin. Başarısızlığın nedenlerinin neler olabileceğini çocuk ile araştırmalı ve paylaşmalıdırlar. Anne babası tarafından onaylanan, desteklenen çocuk daha çabalı ve başarılı olmaya gayret gösterecektir. Ayrıca kötü puanların olduğu karne gelmiş olsa bile varsa iyi olan ders veya diğer ders dışı alanlardaki çocuğun başarıları, en azından çabası desteklenmeli ve gecikmeden uygun ödüllerle pekiştirilmelidir” uyarısında bulundu.

    Ailenin yapıcı tutumunun çocuğun psikolojik iyi oluşunu destekleyeceğini ve çocuğun ailesine güvenini artıracağına vurgu yapan Demirkaya, “Ailede iletişim güçlenir. Anne babası tarafından onaylanan, desteklenen çocuk daha çabalı ve başarılı olmaya gayret gösterecektir” dedi.

    ONU BAŞKALARI İLE KIYASLAMAYIN”

    Doç. Dr. Sevcan Karakoç Demirkaya ailelere çocuklarını başka çocuklarla kıyaslamamaları konusunda uyardı ve şöyle konuştu:

    “Çocuğu diğer arkadaşlarının başarısı ya da kardeşleri ile kıyaslamamak gerekir. Her çocuk fiziksel, sosyal, zihinsel gelişimi ile ayrı bir bireydir, her çocuk biriciktir. Karne çocuğun kimliği değildir. Çocuktan beklenti bu yönde olmalıdır. Başarısız geçen bir dönemin telafisi için altta yatan nedenler mutlaka gözden geçirilmelidir. Çocuğun öğrenme ve algılamasına uygun bireysel eğitim desteği, psikolojik durumu için çocuk psikiyatrisi uzmanının değerlendirmesi ve tedavisi ve ailenin katılımı ile çocuğunuz başarı merdiveninden yavaş ama emin adımlarla çıkabilir.”

    “EĞİTİM HEDEF KOYMADA ÖNEMLİ ROL OYNUYOR”

    İstanbul Gelişim Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Abdulkadir Gayretli de çocuktan önce ailenin bir hedefi olması gerektiğine değinerek şöyle konuştu:

    “Çocuğun ailede örnek alabilecek hedefleri görmesi gerekiyor. Aile bireylerinin de hedefleri olması önemli. Aile çocuğun hedefini çocukla birlikte kararlaştırmalı, konuşmalı. Ulaşılabilir hedefler belirleme ve aile hedefleri konusunda çocuklarını her zaman desteklemeli. Eğitim, hedef koymada önemi bir rol oynar. Çocukların yetenekleri belirlenmeli ve yetenekleri konusunda yönlendirmeli.”



  • Şehit Sözleşmeli Er Miyanyedi son yolculuğuna uğurlandı

    Gürkay GÜNDOĞAN-Yeliz ALAGÖZ/ÇAYCUMA (Zonguldak), (DHA) - HAKKARİ'nin Çukurca ilçesinde atış eğitimi sırasında meydana gelen kazada şehit olan 2 askerden Piyade Sözleşmeli Er Sait Miyanyedi (25), memleketi Zonguldak'ın Çaycuma ilçesinde törenle toprağa verildi.
    Irak sınırındaki Bayraktepe Üs Bölgesi'nde, atış eğitimi sırasında meydana gelen kazada piyade sözleşmeli erler Tolga Kaplan ile Sait Miyanyedi şehit oldu, 2 asker de yaralandı. Şehit erlerden Sait Miyanyedi'nin cenazesi, Hakkari'de düzenlenen törenin ardından askeri uçakla Zonguldak'a gönderildi.
    ŞEHİT ANNE VE BABASI GÜÇLÜKLE AYAKTA DURDU
    Şehit Miyanyedi için Çaycuma Kapalı Pazaryeri'nde cenaze töreni düzenlendi. Törene, Vali Erdoğan Bektaş, AK Parti Milletvekilleri Ahmet Çolakoğlu, Polat Türkmen, CHP Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, EDOK Okullar Komutanı Tuğgeneral Mehmet Salih Akay, Zonguldak Belediye Başkanı Ömer Selim Alan, Çaycuma Belediye Başkanı Bülent Kantarcı, şehidin ailesi, yakınları ve 5 bin kişi katıldı. Törende oğlunun Türk bayrağına sarılan tabutunu öpen anne Naciye Miyanyedi ve emekli maden işçisi babası Satılmış Miyanyedi güçlükle ayakta durdu. Şehit Miyanyedi'nin yakınları da törende gözyaşlarını tutamadı.
    İl Müftüsü Rüstem Can'ın kıldırdığı cenaze namazının ardından şehidin cenazesi, ilçeye bağlı Dereköseler köyünde toprağa verildi. Şehidin bir hafta önce köyüne izne geldiği öğrenildi.
    FOTOĞRAFLI



  • Fosil yakıtlar 2090 yılına kadar yok olacak: Yenilenebilir enerjiye yönelin

    İSTANBUL, (DHA)-Hızlı nüfus artışı fazla enerji kullanımını da beraberinde getiriyor. Kıt kaynakların olduğu bir dünyada enerji ihtiyacının karşılanması için enerji tasarrufu ve verimliliğine ihtiyaç olduğunu söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Rahmi İncekara, “Petrol, doğalgaz ve kömür üçlüsünün ömrünün 2090 yılında biteceği öngörülüyor. Yenilenebilir enerji kaynaklarına doğru yönelmemiz gerekiyor” dedi. 

    Enerji tasarrufu ve verimliliği arasında fark olduğunu belirten enerji konusunda yaptığı araştırmalarla bilinen İstanbul Kent Üniversitesi Uluslararası Ticaret ve Lojistik Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Rahmi İncekara, “Enerji tasarrufu, israf etmeden, gerekli olduğu kadar enerjiyi kullanmamız, enerji kullanımını en aza indirgememizi ifade ederken, enerji verimliliği ise etkili ve akılcı bir şekilde enerjiyi en az kullanarak en etkili şekilde değerlendirmemizi ifade eden bir kavramdır. Enerji kaynaklarıyla ilgili ülke olarak daha çok dikkat etmemiz gerekiyor. Türkiye enerji bağımlılığı olarak bakıldığında %75’lik oranda bir dışa bağımlılığı söz konusu” diye konuştu. 

    KONUTLARDAKİ YÜZDE 10’LUK TASARRUFLA 132 MİLYON DOLARLIK KATKI

    Enerji tasarrufuna örnek olarak yaz saati uygulamasını gösteren İncekara, enerji verimliliği için de led lambaların kullanılmasını örnek verdi. Her 4 enerji kullanımdan 3’ünün dışardan geldiği için dövizin dışarıya akmasının söz konusu olduğunu belirten İncekara, “Kişi başı 500 dolarlık bir maliyetimiz söz konusu. Aynı zamanda konutlarda yapılan % 10’luk bir enerji tasarrufu ülke ekonomisine 132 milyon dolarlık getiri sağlıyor” dedi.

    BU ÖNERİLERE DİKKAT!

    Türkiye açısından bakıldığında enerjinin %40’ının konutlarda kullanıldığının ve bu %40’lık bölümün %85’inin de ısıtma ve soğutmada kullanıldığına dikkat çeken Rahmi İncekara, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Biz oda sıcaklığını 1 derece azalttığımızda enerji tasarrufu olarak %6’lık bir avantaj sağlıyor. Tarla ve arazilerin ikindi ve akşam saatlerinde sulamamız daha az su ile daha çok alanı sulama şansına sahip olduğumuzu ifade ediyor. Bulaşıkları elde yıkamaktansa makinede yıkadığımızda da 40 tonluk bir su avantajı elde etmiş oluyoruz. Elektrikli ev aletlerini prizde unutmamız bizim için önemli bir enerji kaybı anlamına geliyor. Elektrikli ev aletlerini prizden çektiğimizde yüzde 5’lik bir avantaj elde ediyoruz. Duş alırken, tıraş olurken ve diş fırçalarken sürekli olarak suyu açık bırakmamız demek bizim günlük olarak her kullanımda 15 litre suyu kaybetmemiz anlamına geliyor. Bunlar aslında bizim enerji kaynaklarındaki küçük, ihmal ettiğimiz enerji savurganlıklarını ifade ediyor. Biz soğutmada daha fazla enerji sarf ediyoruz. Yapılan mantolama sistemleri ve ısı yalıtımlarında evin sürekli sıcak kaldığını gözlemliyoruz. Özellikle yaz aylarında bir evi soğutmanın maliyeti ciddi anlamda elektrik faturası olarak karşımıza çıkıyor ve enerjinin aynı zamanda efektif olarak kullanılmamasını beraberinde getiriyor.”

    “YENİLENEBİLİR ENERJİ KARBON SALINIMINI AZALTIYOR”

    Türkiye’nin enerjide doğal kaynaklar açısından dünyanın en önemli 5 ülkesi arasında yer aldığını belirten İncekara, “Fosil kaynaklardan ziyade dünyanın da eğiliminin yenilenebilir enerji kaynaklarına döndüğünü gözlemliyoruz. 2019 verilerine baktığımızda, biz genellikle elektriği hep doğalgaz üzerinden üreten bir yapıya sahipken, doğalgazın şu andaki payının %44’ten %29’a doğru indiğini gözlemliyoruz. Hidroelektriğin daha fazla kullanıldığını görüyoruz. Doğal kaynaklara daha fazla önem vermeliyiz çünkü doğal kaynaklara ve yenilenebilir enerji kaynaklarına başvurduğumuzda karbondioksit salınımının daha az olmasını sağlıyoruz. Dünyadaki karbondioksit salınımının %80’i enerji üretimi ve tüketimiyle alakalı işlerden kaynaklanıyor. Bu enerji üretimi ve tüketimi ağırlıklı olarak fosil kaynaklar dediğimiz yenilenemez enerji kaynaklarından yani petrol, doğalgaz ve kömürden kaynaklanıyor. Bu üçlünün ömrünün en geç 2090’a kadar biteceği ön görülüyor. Petrolün 2050, doğalgazın 2060’ta kömürün de 2090’da biteceğini düşündüğümüzde biz daha az yenilenemez enerji kaynaklarını kullanıp, daha fazla yenilenebilir enerji kaynakları kullandığımızda aynı zamanda bizim karbondioksit salınımımızın da çok daha az olacağını gösteriyor. Küresel ısınmanın gerçekliği ve doğa olaylarının şiddetli bir şekilde yaşandığı bu periyotta karbondioksit salınımını en aza indirgememiz dünyamız açısından oldukça önem arz ediyor. Türkiye’nin özellikle enerji ithalatını göz önüne aldığında kendi kaynaklarını daha tasarruflu kullanması ve bunların aynı zamanda verimli bir şekilde kullanılması konusuna özen göstermesi gerekiyor” dedi. 

     



  • Şehit ve gazi çocuklarına Edremit Belediyesi'nden karne hediyesi

    Fatih Emrah ERDOĞAN/EDREMİT(Balıkesir), (DHA)- BALIKESİR'in Edremit ilçesi Belediye Başkanı Selman Hasan Arslan, somestr tatiline giren şehit ve gazi çocuklarına termal tatil hediye ediyor.
    CHP'li Başkan Arslan, yarıyıl tatiline giren şehit ve gazi çocukları için termal tesislerde ücretsiz tatil uygulaması başlattı. Kuzey Ege’nin önemli termal merkezlerinden olan Edremit ilçesinde şehit ve gazi çocukları termal tesislerde yarıyıl tatili boyunca ücretsiz olarak misafir edilecek.
    Özel Kalem Müdürü Tayfun Canlı da, öğrencilerin karne hediyesi olarak yaralanma fırsatı bulacağı termal otelin tanıtımını yaptı.

    FOTOĞRAFLI



  • Yavru aslanlar sömestr tatili için öğrencileri bekliyor

    İSTANBUL, (DHA)- Karnelerin alınmasıyla birlikte öğrenciler için yarıyıl tatili başladı. Tatili keyifli hale getirmek ve vahşi doğanın aktörleriyle buluşmak isteyen öğrenciler için Aslan Park ve Tuzla Akvaryum kapılarını açtı. Öğrenci ve velileri için hazırlıkların tamamlandığı Viaport Tuzla’da yavru aslanlar sömestr tatilinde öğrencileri bekliyor.

    Yoğun okul temposuna tüm öğrenciler kısa bir ara verdi. Öğrencilerin tatili keyifli hale getirmesi için ise, Viaport Tuzla’da bulunan Aslan Park ve Tuzla Akvaryum’da hazırlıklar başladı. onlarca yırtıcı kedinin ve 12 bin deniz canlısının bulunduğu Viaport Tuzla Satış Pazarlama Müdürü Gökmen Aydın, “Öğrencilerin aslan yavrularını, timsahları ve kaplumbağaları besleyecekleri, fotoğraf çekilebilecekleri, bir fırsat hazırladık” dedi.

    YAVRU ASLANLARLA KEYİFLİ VAKİT GEÇİREBİLİRSİNİZ”

    Satış ve Pazarlama Müdürü Gökmen Aydın, sömestr için hazır olduklarını vurguladı. Akvaryum ve Aslan Park’ta hem eğitici, hem de eğlenceli vakit geçirmek isteyen öğrencileri beklediklerini söyleyen Aydın, “7 tane yavrumuz var. Bunların 4’ü aslan, 3 tanesi de kaplan yavrusu. 3,5 aylık ve 7 kilo olan aslanlar ve kaplanları şu anda sütle besliyoruz. Bu tür canlılar 6 aya kadar sütle beslenirler. Yavrular burada şu anda hep birlikte olduğu için komik görüntülere de sahne olabiliyor. Birbirleriyle oynayarak keyifli vakit geçiriyorlar. Bu eğlenceli zamanların öğrencilerin çok hoşuna gideceğinizi düşünüyoruz. Bu anlara ortak olmak isteyen tüm öğrencileri bekliyoruz” dedi.

    BEYAZ ASLANLARI GÖREBİLİRSİNİZ

    Dünyada toplam 30 tane beyaz aslanın olduğunu ve 4 tanesinin burada olduğunu belirten Aydın, “Aslan Park yırtıcı kedilerin yavrulaması açısından da önemli bir yer. Burası büyük kedilerin korunduğu ve çok fazla yırtıcı kedinin bir arada yaşadığı nadir bir yer. 7 türde 30 canlı var ve en önemlisi beyaz aslanlarımız da var.  Beyaz aslan ve yavruları görebilecekleri tek yer burası” ifadelerini kullandı.

    TİMSAH VE KAPLUMBAĞA BESLEYEBİLİRSİNİZ

    Modern bir akvaryumlarının olduğuna da vurgu yapan Aydın, “İklim temalı bir akvaryum olduğu için bu yönüyle de Türkiye'de ilk olma özelliği taşıyor. 12 bin okyanus canlısına ev sahipliği yapıyoruz. Gelen ziyaretçilerimiz akvaryumda da bazı hayvanların beslenmelerini izleyebilecekler, yırtıcı köpek balıkları, vatozları, piranaları görebilecek, aynı zamanda elle timsah besleyebilecekler. Dolu dolu heyecanlı ve eğlenceli olacağı bir sömestr programı ile ziyaretçilerimizi bekliyoruz” dedi.

    YENİ YAVRULAR BEKLENİYOR

    Öğrencilerin tatilde bu tarz geziler yapmasının derslerde de katkı sağlayacağını dile getiren Aydın, sözlerine şöyle devam etti:

    “Aslan Park yırtıcı kedilerin yavrulaması açısından önemli bir yer. Kaplanlar ve aslanların olduğu, yavrulaması zor olan kedilerden yavru verimini çok iyi alıyoruz. Yakın zamanda yeni yavrular da muhakkak aramıza katılacaktır. Burada gezerken birçok canlıyı yakından görüp onları gözlemleme imkanı bulabiliyorlar. Özellikle yırtıcı kedilerin vahşi yaşamlarına tanık olabilecekler bu da onların derslerine yardımcı olacaktır. Sömestre girecek öğrenciler aynı zamanda ören yerlerini de gezmeliler. Böylece hem bilgilendirme amaçlı hem de eğlence amaçlı bir gezi programı olur.”

    Öğrenci ve velilerine 2 Şubat'a kadar sürecek kampanya ile kapılarını açtıklarını belirten Aydın, “Aslan Park veya Tuzla Akvaryum yetişkin bileti fiyatı 69 lira yerine 49, öğrenci bilet fiyatı ise 59 lira yerine 39 lira oldu. İki heyecanı bir arada yaşamak isteyen ziyaretçiler, Aslanpark ve Tuzla Akvaryum için 69 liralık tek bilet alabilirler.”

    FOTOĞRAFLI



  • "Karne sürecinde ailelerin temel görevi çocuklarını anlamak"

    Melis KARAKUZULU/İZMİR, (DHA)- Milyonlarca öğrenci, 2019-2020 eğitim öğretim yılının ilk dönem karnelerini bugün aldı. Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Uzmanı Barış Sezgin, tatil öncesi ailelere önerilerde bulundu. Sezgin, "Aileler karneyi değerlendirirken çok sakin, yapıcı ve doğru geri bildirimler yapmalı ve çocuklarını anlamalılar. 15 günlük tatil sürecinin iyi yapılandırılması gerekiyor. Çocuklara bu dönemde günlük tutmalarını öneriyorum" dedi.

    Okullarda güz döneminin son ermesiyle birlikte öğrenciler karnelerini aldı. Bazı öğrenciler karne stresi yaşarken, bazı öğrenciler notlarının pekiyi olması nedeniyle rahat bir şekilde tatile ‘merhaba’ dedi. Uğur Okulları Rehberlik ve AR-GE’den Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Barış Sezgin, velilere çocuklarının karne notlarına karşı yaklaşımları konusunda tavsiyeler verdi.

    15 günlük tatilde yapılması gerekenler konusunda önerilerde bulunan Barış Sezgin, “Bugün karne günü, çocuklarımızın hepsi çok heyecanlı, hak ettikleri tatile çıkıyor olacaklar. Karne hayat değildir, çocukların ilgi ve yeteneklerini yansıtan bir araç da değildir. Aileler karneyi değerlendirirken çok sakin, yapıcı ve doğru geri bildirimler yapmalılar. Çocuğun güçlü olduğu yanlarını değerlendirip, özenli övgüde bulunuyor olmalılar. Ailelerin çocuklarının yaptığı olumlu davranışların onlarda hangi duyguyu uyandırdığını yansıtarak özenli övgü yapmaları, çocukların ikinci dönem başındaki motivasyonu artıracaktır. Çocukların güçlü yanları olduğu gibi gelişmesi gereken yanları da var. Bu bağlamda ailelerin çocuklarına kısa dönemli hedefler koymaları gerekiyor. İlk dönemden çocukların eksik olduğu dersler varsa, ikinci dönem başında bu eksikleri kapatmakla ilgili kısa dönemli planlamalar yapılabilir. Örneğin, matematikte notunu 2’den 5’e yükseltme değil, matematikte hangi konuda eksikse o konuyu tamamlama hedefi koyulmalı” dedi.

    "GÜNLÜK TUTMALARINI ÖNERİYORUM"

    Çocukların karne notlarına karşı üzgün olabileceğini, bunların çok normal duygular olduğunu aktaran Sezgin, “Ailelerin temel görevi çocuklarını anlamak. Olumsuz duyguyu yok edemeyiz ama olumsuz duygu anlaşıldığında çocuk bununla baş edebilir. 15 günlük tatil sürecinde ailelere bunun bir tatil olduğunu unutmamalarını söylüyorum. Çocuklarımızın çoğu bir yetişkin gibi saat 8’de okula gelip akşam 5’te çıkıyorlar. Bu nedenle dinlenmeye ve eğlenmeye hakları var. Birçok çocuk 15 gününü sadece tablet başında, sadece oyun oynayarak geçirdiğini görüyoruz. Bu doğru değil, 15 günde zaman yönetimi çok önemli. Çocuğun, sinema ve tiyatro gibi entelektüel faaliyetlere katılıyor olması önemli. Bu entelektüel bakış açısını değil, akademik başarıyı da geliştirecektir. Gittiği bir şehirde müzeye gittiği zaman bu çocuğun araştırma becerilerini geliştirir. Gidilen yabancı bir ülkede çocuğun haritayı kullanması çocuğun akademik becerilerini geliştirecektir. 15 tatile yönelik çocuklara uygun çok güzel filmler, müzikaller atölyeler var. Bu süreçte çocukların aile büyüklerini görüyor olması onlarla vakit geçiriyor olması da çok önemli. Tatil ne kadar iyi yapılandırılırsa çocuklar için daha verimli ve motive edici olur. Okul olarak çocukların 15 gününü yapılandırdık. Onlara günlük tutmak gibi performans görevleri verdik. Günlük yazmak çok önemli, yazı yazmak düşüncenin son halidir. Çocukların günlüklerine yazıyor olması, duygu ve düşüncelerini organize ediyor olmalarıdır. Yaşamla ilgili bir yöntem gösterir onlara. Günlük tutmayı öneriyorum. Tüm öğrencilerimize güzel, verimli ve enerjik bir yıl diliyorum” diye konuştu.

    KARNE VE TATİL HEYECANI BİR ARADA

    Uğur Okulları Bornova Kampüsü 3’üncü sınıf öğrencisi Bade Polat, “Matematiğim çok iyi geldi. Tatilde kitap okuyacağım, ödevlerimi yapacağım, ders çalışacağım. Ailemle kış tatiline gideceğiz, kar göreceğim. Sinemaya gideceğim. Tatil için çok heyecanlıyım. Güzel bir tatil olmasını diliyorum” dedi.

    Tatile çıkacağı için çok heyecanlı olduğunu söyleyen Elvin Erçin ise, “Karnem beklediğim gibi geldi, ilk önce Türkçe’ye baktım, çok iyi geldi. İngilizcem de çok iyi. Tatilde ödevlerimi yapıp kitap okuyacağım. Voleybol kursuna gideceğim. Sinemaya gideceğiz. En çok hayalini kurduğum şeyleri yapacağım. Arkadaşımla Uludağ’a gitmeyi planlıyorum” diye konuştu.

    Karnesinde matematik ve fen notlarının çok iyi olduğunu anlatan Arel Aysel, “Tatilde ödevlerimi yapıp kitap okuyacağım. Almanya’dan dayımlar gelecek. Sinemaya gideceğim. Çoğu zaman dışarıda olacağım, daha çok anneannemlerde kalacağım. Çok iyi bir tatil bekliyorum” dedi.

    ‘TATİLDE YAPILACAKLARI ÖNCEDEN PLANLADIK’

    Annesiyle birlikte bir hafta önce tatilde ne yapacağını planladığını söyleyen Zeynep Ada Mamak, “İki tane gitmek istediğim sinema filmi var. Gitmek istediğim ‘Karlar Ülkesi’ adlı bir müzikal var. Anneannemi sürpriz ziyarete gideceğim. Haberi yok. Kitap okuyup bol bol oyun oynayacağım. Spor yapacağım, annemle birlikte puzzle yapacağım. En önemlisi de iki günlük kar tatili. 15 tatil dinlenmek ve eğlenmek demektir. Herkese iyi tatiller” şeklinde konuştu.

    Beş buçuk yaşında bir kızı olan Yeliz Turna, “Üçüncü karnesini aldı ama her zamanki gibi heyecanlıyız. Babamız da yıllık izni tatile göre ayarladı. Birlikte memlekete gideceğiz, ona göre planlamamızı yaptık. Aile büyüklerini ziyaret edeceğiz, kuzenleriyle zaman geçirecek. Birkaç film var aklında onları izleyecek, bol bol kitap okuyacak ve gezecek. Daha çok küçük olduğu için birçok şeyin farkında değil ama gelişimi hala devam ediyor. Karnede bazı konular gelişiminin altında ve üstünde de olabilir, ama bir şekilde öğrenecek. Seneye birinci sınıfa başlayacak, hazır olduğunu düşünüyorum. Birçok anlamda çok yol kat etti” dedi.

    ‘ÇOCUĞUMU BAŞARILI VE BAŞARISIZ OLARAK DEĞERLENDİRMİYORUM’

    Kızı ikinci sınıfa giden Emel Deniz Mamak, “Çocuğu başarılı ve başarısız olarak değerlendirmek yerine Hangi konularda eksiği olduğuna ve tamamlanabilecek noktalara odaklanıyorum. Bu süreç boyunca çok karne odaklı değil, daha çok dinlenebileceği ve eğlenebileceği planlamalar yapacağım. Bol bol kitap okuma üzerine bir planımız var. Dersleri oldukça iyi ama tekrar etmesi gereken konularda çalışacağız” diye konuştu.



  • Tekne sahiplerine sevindirici haber

    İSTANBUL, (DHA)- Kurumsal Haberler- Tekne sahiplerine sevindirici haber. Yeni bir kampanya başlatarak 2020 yılında hiç zam yapmayan Viaport Marina Yönetimi, müşterilerine 2019 yılı fiyatları üzerinden de en az yüzde 50 indirim uygulayacaklarını duyurdu.

    2019 FİYATLARI ÜZERİNDEN YÜZDE 50’DEN FAZLA İNDİRİM

    Viaport Marina bünyesinde başlatılan “Yıllık kontratlı teknelerin En az yüzde 50 İndirim ve Çekme Atma Hizmeti Hediye” kampanyası ile tekne sahiplerine uygun fiyatla, kaliteli marina hizmeti sunulacağı belirtildi. Yapılan yazılı açıklamada, “Kampanya sayesinde tekne sahiplerinin hem bütçelerini zorlamadan teknelerini bağlayabilmeleri hem de Viaport Marina içerisinde bulunan outlet shopping, tema park, akvaryum, sinema, aslan park ve bowling gibi üniteler sayesinde sosyal yaşamla iç içe bir marina hayatını tecrübe etmesi hedefleniyor” denildi.

    ÇEKME-ATMA HİZMETİ HEDİYE

    2019 yılı fiyatları üzerinden en az yüzde 50 indirim kampanyası başlatan Viaport Marina yönetimi, bir yıl sözleşme yapacak olan tekne sahiplerine çekme–atma hizmetini de ücretsiz olarak sunacak. Konu hakkında konuşan Marina Direktörü Sinan Arslan, şunları söyledi:

    “Biz sadece fonksiyon itibariyle dünya standartları üstünde değiliz, marina operasyon ve hizmet kalitesi olarak da dünya standartlarındayız.30 bin metrekarelik Karapark alanımızda 75 Ton lift ve 300 Tonluk Liftimiz ile Yıllık Bağlama yapmış tekne sahiplerimizin Çekme atma Hizmetini bedelsiz kullanarak en ekonomik şartlarda bakım- onarımlarını yaptırabilmelerini sağlayacağız. Yeni yılın hemen başında yaptığımız bu indirimle teknesi olanların Viaport Marina’nın Türkiye’de uygulamaya başladığı ayrıcalıklı marina deneyimini yaşamalarını istiyoruz.”

    Kampanyanın mart ayında sonra ereceğini belirten Arslan; “Şuan doluluk oranımız yüzde 70 civarında, bu kampanyayla birlikte bu oranı yüzde yüze çıkarmayı hedefliyoruz. Kampanyadan faydalanmak isteyen tekne sahiplerinin fırsatı kaçırmamak için rezervasyon yaptırmaları yeterli” dedi.



  • “Karne için çocuğunuzun gururunu kırmayın”

    İSTANBUL, (DHA) BUGÜN başlayacak olan sömestr tatili ile birlikte çocuklar yarı yıl karnelerini de alacak. Uzmanlar velileri karnelere aşırı tepki vermemeleri konusunda uyardı. Başarılı olan öğrenciler ise bu sonucu azimle çalışarak aldığı yönünde takdir edilmeli.

    Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Can Tumba: “Başarılı öğrenciler için takdir edilmek çok önemli. Ancak karne başarısı istenen düzeyde olmayan öğrencilere karşı ağır düzeyde eleştirel, aşağılayıcı, gurur kırıcı olmayın” dedi.

    Çamlıca Medipol Üniversite Hastanesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Can Tumba, 15 günlük sömestr tatilinin başladığı bugünde aileleri karnelere karşı verecekleri tepkiye dair uyardı. Dr. Tumba, velilerin başarılı ve başarısız karnelere karşı göstermeleri gereken tutumları değerlendirerek “Başarılı öğrenciler için takdir edilmek çok önemli. Aileler bu takdiri ifade ederken açık ve net olmalı, çocuklarının bu başarıyı elde ederken gösterdiği gayreti, çalışma disiplinini onlara hatırlatmalı. Zaman zaman zorluklarla karşılaşılmış olsa bile bunlarla baş ederek gurur verici bir sonuca ulaştığı çocuğa ifade edilmeli. Sömestr tatilinde dinlenmenin, eğlenmenin de temel ve gerekli bir hak olduğunu, ikinci dönemde de aynı yönde devam ederek başarılı bir okul süreci gösterilebileceğini, her durumda ebeveynlerinin çocuklarının yanında ve onları destekleyici olacağını söylemekte fayda var” dedi.

    “AŞAĞILAMAYIN, İŞ BİRLİĞİ YAPIN”

    Başarı durumu daha sınırlı olan ve karnesinde istenilen düzeyde notları olmayan öğrencilerin ailelerini de uyaran Dr. Tumba, şöyle devam etti: “Ebeveynlerin tutumlarının ağır düzeyde eleştirel, aşağılayıcı, gurur kırıcı olmayacak ve başkalarıyla karşılaştırmamaya özen gösterecek şekilde düzenlenmesi çok önemli. Tabi ki ebeveynler akademik anlamda çocuklarının mevcut durumunu açık bir şekilde konuşmalılar ve ortak hedefler, beklentiler planlamalılar ancak bunu yaparken çocuklarının olumlu taraflarını göz önünde bulundurarak onları motive etmeye gayret etmeliler. Ders başarısını arttırmaya yönelik ev içi ve okulda düzenlemeler, eğitmenlerin desteğine başvurmak, gerçekçi ve iyi hissettirebilecek hedefler koymak, başarma azmini anlatmak, biraz daha fazla gayret ve disiplinle potansiyelini çok rahatça ortaya koyabileceğini hatırlatmak oldukça önemli. Davranışlarını ve alışkanlıklarını da belki birlikte gözden geçirmenin işe yarayabileceğini, başarılı oldukça daha iyi hissedeceğini ve daha da kolayca başarılı olacağını söylemek çok değerli.”

    “TOLERANS GÖSTERİN AMA BAŞIBOŞ BIRAKMAYIN”

    Dr. Tumba, tatil döneminin nasıl geçirilmesi gerektiğine ilişkin ise şu değerlendirmede bulundu: “Özellikle yoğun bir sınav döneminden çıkan çocuklar ve gençler için ilk önce iyi bir dinlenme dönemi geçirmek önemli. Öğrencilerin kendilerine zaman ayırması, hobilerine uygun etkinliklere katılım göstermeleri, sanat, spor, gezi ve kültür faaliyetlerine yönlendirilmesi, kısa da olsa yoğun akademik tempodan uzaklaşıp kişisel gelişim düzeylerini ve genel kültürlerini arttırmaya yönelik teşvik edilmeleri uygun olabilir. Öğrencilerin bu dönemde okula gitmemelerinden dolayı ister istemez teknolojik aletlere yönelik ilgilerinde bir artış söz konusu olacaktır. Bu noktada ailelerin bir miktar bu konuya tolerans göstermeleri çok büyük sorun oluşturmayacak olsa da çocukları tamamen oyalansınlar diye başıboş bırakmak yerine birlikte verimli geçirebilecekleri aktivitelere yönlendirmeleri doğru olacaktır. Böylece öğrencilerin hem hayatın içine daha fazla girmeleri sağlanır hem sosyal becerileri artar hem de farklı aktiviteleri deneyimlerken değişik konulardaki ilgili ve yeteneklerinin farkına varabilecekleri bir alan açılmış olur.”

    “SINAV KAYGISINA KARŞI GÜVEN AŞILAYIN”

    Bir diğer önemli noktanın ise sınava hazırlanan öğrenciler olduğuna dikkati çeken Dr. Tumba, şu tavsiyelerde bulundu: “Bu öğrencileri haziran ayında önemli bir sınav bekliyor ve çoğu aile için ise okula gidilmeyen günler daha da fazla ders çalışabilmek adına çok büyük bir fırsat. Kaldı ki bu öğrenciler mayıs ayının çok büyük bir kısmını da sınava daha yoğun bir şekilde hazırlanabilmek adına raporlu geçirmeyi tercih ediyor. Sınav rekabetinin bu denli fazla olduğu, hatırı sayılır lise ve üniversitelere yerleşebilmenin bu kadar yoğun bir yarışın içinde elde edildiği bir sistemde belki başka alternatif üretmek çok da kolay değil. Ama yine de sınava hazırlanan öğrencilerin kısa da olsa derslerden uzaklaşması, bu maratonun ortalarında bir ara vermenin son dönemdeki verimliliği artırabileceği, ailelerinin bu sınavları bir ölüm kalım durumundan çıkartıp çocuklarını rahatlatmaya çalışmaları, alternatif hedeflerle çocuklardaki sınav kaygısını ve performans kaygısını bir nebze de olsa azaltmayı hedeflemeleri oldukça önemli. Sıklıkla olumlu özelliklerini dillendirip güven aşılamaları, takdir etmeyi sürdürmeyi, zaman zaman kopmalar ve başarısızlıklar olsa da bunu tolere etmeyi başarmaları ve sınav başarısının sadece akademik alt yapıyla değil pek çok faktörün bir arada uyum ve birliktelikle kazanılabileceğini hatırlamaları gerekir.”

    FOTOĞRAFLAR



  • Türkiye’den en çok Iraklı vatandaşlar konut aldı

    İSTANBUL, (DHA)- Türkiye genelinde 2019 yılında konut satışları bir önceki yıla azalış gösterirken, 1 milyon 348 bin 729 adet konutun el değiştirdiği görüldü. Ülkelerine göre en çok konut satışı da Iraklılara yapıldı. Iraklıların 2019 yılı içinde satın aldığı konut sayısı 7 bin 596 oldu.

    Ajans Press ve PRNet’in dijital basın arşivinden derlediği bilgilere göre geçen yıl içerisinde konutlarla alakalı basına 91 bin 935 haber yansıdığı tespit edildi. Sadece konut satışı ile alakalı haber adetleri incelendiğinde ise haber sayısının 12 bin 160 adete düştüğü kaydedildi. Haberler içeriklerine göre analiz edildiğinde, kentsel dönüşüm haberlerinin ön planda olduğu görüldü. Özellikle geçtiğimiz yıl, eylül ayında, İstanbul’da yaşanan deprem sonrasında haber yayınlarında artış olduğu tespit edildi.

    YABANCILARA SATILAN KONUT SAYISI 45 BİN 483 OLDU

    Ajans Press’in, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinden elde ettiği bilgilere göre, 2019 yılında konut satışlarının bir önceki yıla göre azalış gösterdiği kaydedildi. 2019'da 1 milyon 348 bin 729 adet konutun el değiştirdiği görülürken, yabancılara satılan konut sayısı 45 bin 483 olarak kayıtlara geçti. Ülke uyruklarına göre en çok konut satışının Irak vatandaşlarına yapıldığı kaydedilirken, Iraklıların yıl içinde 7 bin 596 konut satın aldığı saptandı. İkinci sırada 5 bin 423 konut ile İran yer alırken, üçüncü sıraya 2 bin 893 konut ile Rusya yerleşti.



  • Bin 483 yıllık Ayasofya uluslararası sempozyumda konuşulacak

    İSTANBUL, (DHA)- Mimarlık tarihinin başyapıtlarından Ayasofya, sanat, kültür ve yapı teknolojisi bağlamında 'Uluslararası Ayasofya Sempozyumu'nda değerlendirilecek.

    İnşasından bu yana mistik bir yapı olarak hayranlık ve cazibe sembolü olan Ayasofya, Osmanlı ve Bizans mirasının tek bir büyük kubbe altında gözlemlenebildiği, çağlar boyunca sahip olduğu farklı kimliklerle pek çok amaca hizmet eden bir dünya mirası. Ayasofya'nın sosyal, ekonomik ve politik koşullar nedeniyle yapılı çevresiyle birlikte geçirdiği değişikliklere odaklanan 'Uluslararası Ayasofya Sempozyumu', 24-25 Eylül 2020’de Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi’nde düzenlenecek.

    Farklı disiplinlerden gelen fikirleri paylaşmak, görüş alışverişlerinde bulunmak amaçlarıyla düzenlenen sempozyum; mimarlık, sanat tarihi, koruma, şehir planlaması ve inşaat mühendisliği alanındaki araştırmalardan ortaya çıkacak zengin bulguların paylaşılacağı bir platform olmayı hedefliyor. Prof. Dr. Zeynep Ahunbay, Prof. Dr. Selçuk Mülayim, Prof. Dr. Mustafa Erdik, Prof. Dr. Takeshi Ishizaki, Prof. Gino Mirocle Crisci ve Doç. Dr. Hasan Fırat Diker’in ana konuşmacı olduğu sempozyum 28 Şubat’a kadar bildiri gönderimine açık olacak.

    Sempozyumun ana konuları ise şu şekilde belirlendi:

    “Anıtın mimarisi ile sanat ve mimarlık tarihi açısından değerlendirilmesi ve korunması, anıtın kentsel çevresi ve bu çevrenin korunması, inşaat ve jeofizik mühendislikleri alanlarında yapısal özellikleri, deprem riski, jeo-fiziksel araştırmalar, hasarsız yöntemlerle yapılan testler ve sonuçları.”