MEDYAJANS.COM

ANASAYFA » SON DAKİKA » DHA SON DAKİKA HABERLERİ

SON DAKİKA HABERLERİ

DHA RSS Video Foto

  • Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy’a TÖSHİD ziyareti

    İSTANBUL, (DHA)-TÜRKİYE Özel Sektör Havacılık İşletmeleri Derneği (TÖSHİD) yönetimi Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy’la 2019 turizm planlarını görüştü.

    Aynı zamanda Onur Air Genel Müdürü olan TÖSHİD Başkanı Teoman Tosun, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy’la yapılan görüşmede 2018-2019 turizm sezonunun değerlendirildiğini söyleyerek “Sayın bakanla turizm ile uçak koordinasyonu hakkında görüş  alışverişlerinde bulunduk. Sektör olarak turizm aktivitelerini daha da iyileştirmenin planlamalarını gerçekleştirdik. Bu anlamda 2019’un beklenenin üzerinde turizm potansiyeline sahip olacağını öngörüyoruz” dedi.

    Turizm ile uçak ilişkisinin beraberce planlandığı takdirde Türkiye’nin 2019’daki potansiyelinin hızlı bir çıkış yaşayacağına inandığını söyleyen Tosun, “Sayın bakan sektörü gayet iyi bilen birisi. Bu anlamda havacılık ile turizm koordinasyonunun çok iyi planlanacağına inanıyoruz” yorumunda bulundu.

    Aynı zamanda sektör olarak Mehmet Ersoy’a bir nezaket ziyareti içeriği de taşıyan toplantı sonrasında TÖSHİD Başkanı Teoman Tosun tarafından Bakan Mehmet Ersoy’a plaket takdim edildi.



  • İAÜ kurumsal yönetim derecelendirme notunu yükseltti

    İSTANBUL(İHA)- İSTANBUL Aydın Üniversitesi, geçtiğimiz nisan ayında aldığı kurumsal yönetim derecelendirme notunu 6 ay içinde yükseltti. Başarıyı tescilleyen sertifika, panel öncesinde gerçekleştirilen törenle takdim edildi.

    Kurumsal yönetim derecelendirmesi yaptıran Türkiye’deki ilk üniversite olan İstanbul Aydın Üniversitesi, bir derecelendirme dönemi bitmeden, 6 ay içinde notunu yükseltmeyi başararak bir ilke imza attı. “İş Dünyası ve Akademik Açıdan Kurumsal Yönetim Uygulamaları” başlıklı panel öncesinde, Saha Rating Yönetim Kurulu Başkanı Sühan Seçkin tarafından takdim edilen sertifikayı üniversite adına Rektör Prof. Dr. Yadigâr İzmirli ve Mütevelli Heyet Başkanı Dr. Mustafa Aydın teslim aldı.

    İstanbul Aydın Üniversitesi bünyesinde yer alan araştırma merkezlerinden Kurumsal Yönetim ve Sürdürülebilirlik (KURSAM), Enerji Politikaları ve Piyasaları (EPPAM) ve Afet Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezleri (AFAM) ortaklaşa düzenlediği “İş Dünyası ve Akademik Açıdan Kurumsal Yönetim Uygulamaları” panelinde ise, iş, akademi ve bürokrasi dünyasından önemli isimler yer aldı. Etkinlik kapsamında Kurumsal Yönetim ve Sürdürülebilirlik Ödülleri de sahiplerini buldu.

    “ÜNİVERSİTEMİZ BU NOKTAYA, BU BAŞARIYA TESADÜFEN GELMEDİ”

    Kurumsal derecelendirmeyle ilgili İstanbul Aydın Üniversitesi’nin ilk kurum olduğunu söyleyen Mütevelli Heyet Başkanı Dr. Mustafa Aydın şunları söyledi:

    "Bugün burada yapılan çalışma aslında bir kültürün yaygınlaşması, oluşması ve gelişmesiyle ilgili. Dolayısıyla kalite anlayışının kapıdaki güvenlikten yukarıdaki kafeteryasına, lavabolarından ofisine kadar her tarafa yayılması gerektiği bir anlayışın hâkim olması gerekiyor. Öğretim elemanları ve öğrencileriyle bu kültür anlayışını anlatmak ve aktarmak için buradayız. Yarın görev yapacakları kurumlarda bu anlayışı hâkim kılmaları için yapılan bir çalışma olduğunu belirten Dr. Mustafa Aydın, “Her ne iş yaparsanız yapın kuralı, ilkesi, prensipleri olması lazım. Biz de bu ilkelerle yolumuzda yürüdük."

    “DÜNYADA KURUMSAL DERECELENDİRME YAPTIRAN İLK TÜRK ÜNİVERSİTESİYİZ”

    Misyonu ve vizyonu, stratejik hedefleri ile kurumsallaşmayı, kaliteyi ve değişimi kendine hareket noktası olarak benimsediğini söyleyen İstanbul Aydın Üniversitesi Rektörü Prof. Yadigar İzmirli, “10 Nisan 2018 tarihinde aynı anlayış doğrultusunda bir ilke daha imza attıklarını ve akademik dünyada kurumsal derecelendirme yaptıran ilk Türk üniversitesi olmanın gururunu yaşadıklarını söyleyerek şunları ekledi: “Derecelendirme dönemi bitmeden yani 6 aylık bir süre içerisinde üniversitemizde gerçekleştirmiş olduğumuz iyileştirme çalışmalarımız ve hayata geçirilen projelerimiz doğrultusunda kurumsal yönetim derecelendirme notumuzu yükselterek bu alanda önemli bir başarıya daha imza atmış bulunuyoruz" diye konuştu. 

    “ÖNEMLİ İLKLERE İMZA ATMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

    Kurumsal yönetim uygulamalarını hayata geçirme konusunda ki başarısını göstermek amacıyla Türkiye’de ve dünyada ilk kez kurumsal yönlendirme derecesi yaptıran üniversite olduklarını söyleyen Kurumsal Yönetim ve Sürdürülebilirlik UAM Müdürü Öğr. Üyesi Dr. Adil Salepçioğlu, “Bu başarıyı daha önce 10 Nisan 2018 de düzenlediğimiz bir konferansla kamuoyu ile paylaşmıştık. Bugün ise Kurumsal Yönetim Derecelendirme notumuzu bir derecelendirme dönemi daha bitmeden tekrar arttıran ve yükselterek bu başarısını bir kez daha gösteren üniversite olmayı hedefliyoruz. İstanbul Aydın Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Merkezi olarak iş dünyası ve akademik camiayı bir araya getirdiğimiz bu konferansımızda önemli ilklere imza atmaya devam edeceğiz. Kurumsal derecelendirme yaptıran ilk üniversiteyiz” ifadelerini kullandı.



  • (Görüntülü) Maltepe'de "Glutensiz Aşure" yapıldı

    İSTANBUL, (DHA)-MALTEPE Belediyesi ve Türkiye Çölyak Federasyonu işbirliğiyle belediyenin Kadın Girişimcilik Mutfağı'nda glutensiz aşure pişirildi. İlçe meydanında dağıtılan aşureler, vatandaşlardan büyük beğeni aldı. Türkiye Çölyak Federasyonu işbirliğiyle düzenlenen etkinlik, çölyak hastalığı ile ilgili toplum bilinci ve farkındalığı oluşturmak amacıyla gerçekleştirildi. Etkinliğe, Çölyak Federasyonu Genel Sekreteri ve Glutensiz Hayat Derneği Başkanı Tülin Ünal, yönetim kurulu üyeleri, çok sayıda çölyak ile ilgili dernek, kurum ve vatandaş katıldı. 'GLUTENSİZ YAŞAM DEVLET POLİTİKASI OLMALI' Hastalığın çok fazla bilinmediğini belirten çölyak hastası Tülay Düztaş, Çölyak; buğday, çavdar ve yulafa karşı vücudun gösterdiği alerjik reaksiyona denir. Tek bir tedavisi var o da ömür boyu diyet yapmak. Vücudumuza bu gıdaların girmesi durumunda organlarımızı kaybedebiliriz hatta ölebiliriz. Glütenin ham maddesi çok pahalı olduğu için markette satılan gıdalar da çok pahalı oluyor. Restoran ve büfelerde çok sıkıntı yaşıyoruz. Kendi yiyeceğimizi yanımıza aldığımız zaman da pek hoş karşılanmıyoruz. Bunları aşmaya, esnafımızı bilinçlendirmeye çalışıyoruz. Ancak bunun bireylerle tek tek çözülmesi pek mümkün değil. Bunun devlet politikası şeklinde derneklerle ve yerel yönetimlerle yürümesi gerekiyor" dedi. 'GLUTENSİZ HAYATI HERKESE DUYURMAK İSTİYORUZ' Çölyak Federasyonu Genel Sekreteri ve Glutensiz Hayat Derneği Başkanı Tülin Ünal, Türkiye'nin ilk çölyak dostu belediyesi olduğunu dile getirdiği Maltepe Belediyesi'ne teşekkür etti. Glütensiz hayatı herkese duyurmayı hedeflediklerini belirten Ünal, Çölyak ciddi bir ince bağırsak rahatsızlığıdır. Çölyak hastası olan insanlar hep bizim aramızda. Bunu insanların fark etmesiniz istiyoruz? diye konuştu.



  • Esenyurt Belediye Başkanı Alatepe: 2019 bütçemizi hizmete kilitledik

    İSTANBUL, (DHA) -ESENYURT Belediyesi 2019 bütçe görüşmelerinde mecliste bir konuşma yapan Esenyurt Belediye Başkanı Ali Murat Alatepe, bütçelerinin tamamen sağlam olduğunu belirterek hizmete kilitlendiklerini söyledi.

    Esenyurt Belediyesi Meclis Salonu’nda ekim ayı meclis toplantılarının 3’üncü oturumunda bütçe görüşmeleri yapıldı. Yapılan görüşmeler sonrası gerçekleştirilen oylamayla Esenyurt Belediyesi 2019 yılı bütçesi oy çokluğu ile 900 milyon 672 bin lira olarak belirlendi.

    Görüşmeler sırasında bir konuşma yapan Esenyurt Belediye Başkanı Ali Murat Alatepe,  Esenyurt Belediyesi’nin krediye ihtiyacı olmadığını belirterek, şunları söyledi:

    “Sözde kriz yeleğini giyseydik harçlarda yüzde 30 indirim yapmazdık. Biz iş yapacağız. Ne kadar anlamasanız görmeseniz de hizmete kilitlenmiş durumdayız. Biz dinamik paralı ve zengin bir bütçeyiz. Önümüzdeki ay için daha 70 milyonluk bir tahsilatımız var. Faiz için direndik krediyi kullanmadık. Bizim belediyemizin krediye ihtiyacı yok. 43 milyon lira daha yeni hesaplarımıza girdi. Devlete borcu kadar alacağı olan da biziz. Yılsonuna kadar 280 bin liranın borcumuzdan düşmesini bekliyoruz. Çok rahatız, çok çalışıyoruz, çalışmaya devam edeceğiz. Bu bütçe sağlam bir bütçe. Önümüzdeki yıla dair 100 milyonluk bir düşme yapıyor ama bizim hizmetlerimizde hiçbir düşme olmayacak.”

    “YAKINDA TEKLİ EĞİTİME GEÇİLECEK”

    Esenyurt Belediye Başkanı Ali Murat Alatepe, konuşmasında yapılan ve planlanan proje ile hizmetler hakkında da ayrıntılı bilgi verdi. Alatepe, ilçede yeni yapılacak yeni 45 okulla okul sıkıntısının biteceğini bildirerek, “Bu konu bizim önceliğimiz. Şu ana kadar 7 okulu bitirdik. Sömestreye kadar 6-8 arasında bir okul daha bitecek. 6 aylık süreçte Esenyurt’ta kısmi bir rahatlama sağlamış olacağız. Bu ortamda 25 milyon lira okul yapımına ayırdık ama 25 milyon lira da  bağışçılardan alacağız. 50 milyon liralık okul bütçemiz var. Bize hemen 30 okul lazım. Okul beklentimiz 45 adet. Bu yıl 15’ini  devlet, 15’ini  bağışçılar yapacak. Bunlar tamamlandığında tekli öğretime geçebiliyoruz. Arsa konusunda da çözüm yolları buluyoruz.  Geniş okul bahçelerine yeni okul projelerine hemen yer ayarlayacağız “ diye konuştu.

    Alatepe, yıl  sonuna kadar 5 kreş bitireceklerini bildirerek, “Dünyanın en güzel kreşi de bizde. Recep Tayyip Erdoğan parkında. Başkanlık ofisi olarak ayrılan hiçbir yeri ben kullanmayacağım, buralara kreş yaptıracağım“ dedi.

    “YANLIŞ YAPAN MÜTEAHHİTLERİMİZİN HEPSİNE DAVA AÇACAĞIZ”

    Binalardaki atık su sorunun müteahhidin yaparken dar yapmasından veya insanların tıkamasından kaynaklı olduğunu beliren Alatepe, “Bahara kadar hızlı bir çalışmayla yağmur suyunun bizim derelerimizdeki geri basmasını engelleyeceğiz. Eğer bundan sonra sorun oluşursa yanlış yapan müteahhitlerimizin hepsine dava açacağız“ diye konuştu.

    “İLÇE EKONOMİSİNİ GELİŞTİRMEK İSTİYORUZ”

    Milli gelire katkılarının yüzde 4,5 olduğunu bildiren Alatepe “Yapacağımız çalışmalarla insanların elini anahtar tutacak hale getireceğiz. Halk Eğitim ve Milli Eğitimle ortaklaşa hareket edeceğiz. İlçe ekonomizminin dinamizmini, kendi eğitim verdiğimiz insanlarla  yukarılara taşımak istiyoruz“ dedi.

    “HARÇLARA YENİ YILDA ZAM YOK”

    Esenyurt Belediyesi’nin 2019 yılı bütçesiyle ile ilgili bir sunum gerçekleştiren Belediye Başkan Yardımcısı Togay Çoban ise, “Sosyal belediyeciliğe ayrılan pay artacak. İmar, iskan ve yeni işyeri ruhsat harçlarında yüzde 30 indirime gittik. İndirime gidildiği günden beri vatandaşlar teşekküre geliyor. İndirimin belediyemize de katkısı oldu. 2019 yılında da harçlarda, ücretlerde artış yapmadan devam etme kararı aldık. Vatandaşlarımız rahat bir nefes almış olacak“ diye konuştu.

    Yapılan görüşmelerin ardından maddeler tek tek oylanırken, 2019 bütçesi oy çokluğu ile kabul edildi.

     



  • Maltepe’de "Glutensiz Aşure" yapıldı

    İSTANBUL, (DHA)-MALTEPE Belediyesi ve Türkiye Çölyak Federasyonu işbirliğiyle belediyenin Kadın Girişimcilik Mutfağı’nda glutensiz aşure pişirildi. İlçe meydanında dağıtılan aşureler, vatandaşlardan büyük beğeni aldı.

    Türkiye Çölyak Federasyonu işbirliğiyle düzenlenen etkinlik, çölyak hastalığı ile ilgili toplum bilinci ve farkındalığı oluşturmak amacıyla gerçekleştirildi. Etkinliğe, Çölyak Federasyonu Genel Sekreteri ve Glutensiz Hayat Derneği Başkanı Tülin Ünal, yönetim kurulu üyeleri, çok sayıda çölyak ile ilgili dernek, kurum ve vatandaş katıldı.

    “GLUTENSİZ YAŞAM DEVLET POLİTİKASI OLMALI”

    Hastalığın çok fazla bilinmediğini belirten çölyak hastası Tülay Düztaş, “Çölyak; buğday, çavdar ve yulafa karşı vücudun gösterdiği alerjik reaksiyona denir. Tek bir tedavisi var o da ömür boyu diyet yapmak. Vücudumuza bu gıdaların girmesi durumunda organlarımızı kaybedebiliriz hatta ölebiliriz. Glütenin ham maddesi çok pahalı olduğu için markette satılan gıdalar da çok pahalı oluyor. Restoran ve büfelerde çok sıkıntı yaşıyoruz. Kendi yiyeceğimizi yanımıza aldığımız zaman da pek hoş karşılanmıyoruz. Bunları aşmaya, esnafımızı bilinçlendirmeye çalışıyoruz. Ancak bunun bireylerle tek tek çözülmesi pek mümkün değil. Bunun devlet politikası şeklinde derneklerle ve yerel yönetimlerle yürümesi gerekiyor" dedi.

    “GLUTENSİZ HAYATI HERKESE DUYURMAK İSTİYORUZ”

    Çölyak Federasyonu Genel Sekreteri ve Glutensiz Hayat Derneği Başkanı Tülin Ünal, Türkiye’nin ilk çölyak dostu belediyesi olduğunu dile getirdiği Maltepe Belediyesi’ne teşekkür etti. Glütensiz hayatı herkese duyurmayı hedeflediklerini belirten Ünal, “Çölyak ciddi bir ince bağırsak rahatsızlığıdır. Çölyak hastası olan insanlar hep bizim aramızda. Bunu insanların fark etmesiniz istiyoruz” diye konuştu.



  • KKTCELL, Müşteri Hizmetleri Haftası’nı kutladı

    LEFKOŞA, (DHA) -KUZEY Kıbrıs Turkcell (KKTCELL), Kuzey Kıbrıs’ta ilk kez Müşteri Hizmetleri Haftası’nı (Customer Service Week) kutlayan kurum oldu.

    Dünyada 60’tan fazla ülkede her yıl 1-5 Ekim tarihleri arasında müşterilerine hizmet veren çalışanların motivasyonunu artırmak, müşteri memnuniyeti ve bağlılığının önemini vurgulamak için Müşteri Hizmetleri Haftası, ‘Customer Service Week’ tüm müşteri temas noktalarında kutlanıyor. KKTCELL Genel Müdürü Harun Maden ve yönetim ekibi müşterilerle birebir iletişim kuran bölümleri ve çalışanlarını gezerek kutladı, Turkcell’e kattıkları değerden dolayı hepsini tebrik etti.

    Adadaki müşterilere hizmet veren Turkcell İletişim Merkezleri, Çağrı Merkezi ve dijital kanal çalışanları ile sahada çalışan mobil ekiplerle kurumsal müşteri temsilcileri için bu hafta içerisinde 5 gün boyunca özel ve anlamlı etkinlikler gerçekleşti.

    BİRİNCİL ÖNCELİK MÜŞTERİ MEMNUNİYETİ

    Hafta boyunca yönetim ekibiyle müşteri temsilcilerini ziyaret eden KKTCELL Genel Müdürü Maden, müşterilerin ve müşteri memnuniyetinin önemine değindi. Ekibine teşekkür ederek onların ne kadar zor ve meşakkatli bir iş yaptıklarının farkında olduklarını vurgulayan Maden, “Sizler bu yapının en önemli taşısınız. Müşterilerimizse bizim her şeyimizdir. Bizimle iletişime geçme ihtiyacı duyduklarında tüm temas noktalarımızda standart ve kaliteli hizmet vermek olmazsa olmazımızdır. Onların yanınızdan veya telefonu kapatırken mutlu ayrılması tüm emeklerimize değer. Sizler tüm ekiplerle birlikte bunu sağlayarak bugüne kadar lider operatör olarak doğruyu yaptığımızı gösterdiniz. Bundan sonra da aynı yolda hep birlikte ilerleyeceğimize inancım tamdır. Bu hafta vesilesiyle hepinize teşekkür eder, bu önemli haftanızı kutlarım” dedi.

    ÇAĞRI MERKEZİ VE DİJİTAL HİZMET KANALLARINDA KESİNTİSİZ HİZMET

    Maden, Çağrı Merkezi’nin sunduğu hizmetlerle ile ilgili bilgiler aktararak burada çağrıları karşılayan ekiple beraber arka planda da müşteri memnuniyeti için çalışan onlarca kişilik destek ekibinin olduğunu vurguladı. Çağrı Merkezi’nde on binlerce kişiye hizmet veren bu ekiplerin 7 gün 24 saat ulaşılabilir olduğuna değinen Maden, arama dışında aynı zamanda dijital kanallar aracılığı ile Facebook veya Twitter üzerinden de ulaşan müşterilere anında dönüş yapıldığını aktardı. Maden, Çağrı Merkezi’ndeki çözüm ekiplerine de değindiği açıklamasında ekiplerin sürekli memnuniyet için çalıştığını vurguladı.

    YAYGIN HİZMET AĞI

    Yaygın hizmet ağından da bahseden Maden, hem içeride hem de dışarıda yani sahada olan ekiplerin tek amacının müşteriye iyi hizmet vererek onları memnun etmek olduğunu vurguladı. Harun Maden sözlerine şöyle devam etti:

    “Çok kıymetli ve sürekli çalışan ekiplerimizle yaygın bir hizmet ağımız mevcut. Turkcell İletişim Merkezlerimizden Çağrı Merkezimize, Bireysel ve Kurumsal Satış Temsilcilerimizden aslında arka planda çalışan tüm ekiplerimize kadar tek bir hedef için uğraşıyoruz. Çalışanlarımız gün içerisinde müşterilerimize, kurumlarımıza giderek hizmet sağlıyor, herhangi bir talebi karşılamak için var güçleriyle çabalıyorlar. Turkcell olarak bize yakışır şekilde en kaliteli hizmeti sunmaya çalışıyorlar.”



  • Baruthane Millet Bahçesi için tarih verildi

    Sinem ERYILMAZ -Hüseyin ÇAKMAK - Ali AKSOYER / İSTANBUL,(DHA) - İSTANBUL Ataköy'deki tarihi Baruthane arazisinde bulunan Millet Bahçesi'nin yapım çalışmaları başladı. Alanı yerinde inceleyen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal ve TOKİ Başkanı Ergün Turan parkın açılışı için 8 Kasım tarihini verdi.

    Toplu Konut İdaresi (TOKİ) tarafından İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) devredilen ve Ataköy'deki Baruthane arazisinde yapımına başlanan 60 dönümlük 'Millet Bahçesi'nin tanıtımı yapıldı.

    Proje alanını yerinde inceleyen İstanbul Büyükşehir BelediyeBaşkanı Mevlüt Uysal ve TOKİ Başkanı Ergün Turan yapımı süren Millet Bahçesinin açılışı için tarih verdi.

    "ÖRNEK TEŞKİL EDECEK"

    Baruthane Millet Bahçesi'nin 8 Kasım'da açılacağını ifade eden İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal, "TOKİ Başkanımıza teşekkür ediyorum. Burada bu kadar değerli ve güzel bir alanı büyükşehirimize tahsis etti. Biz de Millet Bahçesi olarak şekillendirip milletimizin hizmetine sunuyoruz. Millet Bahçesi olarak ilk Millet Bahçesi kimliği ile yapmış olduğumuz bu alan diğer yapılacaklar için de bir örnek olacak. 8 Kasım'da burayı bitirmiş olacağız. Zaten şu an da önemli bir aşama kaydedildi. Şunu da belirtmek lazım: Biz sadece sit alanı olarak belirlenen alanların dışındaki toplamda 50 dönüme yakın olan yeşil alan kısımlarıyla ilgili bu tarihi veriyoruz. Arazideki tarihi yapıların proje çalışmaları ise devam ediyor. Millet Bahçesinde yaptıklarımızı, daha sonra yapılacak Millet Bahçelerimize burası bir örnek teşkil edecek" diye konuştu.

    TOKİ'NİN PORTFÖYÜNDEKİ EN DEĞERLİ ARAZİ

    TOKİ'nin portföyündeki en değerli arazi olan Ataköy sahilindeki bu alanın, İstanbul halkına yeşil alan olarak hizmet edeceğini belirten TOKİ Başkanı Ergün Turan, "Burası 1991 yılından beri ve hali hazırda turizm-ticaret alanı imarlı bir yer. Fakat Büyükşehir Belediye Başkanımızla birlikte buranın yeşil alan olmasıyla alakalı fikrimizi Cumhurbaşkanımıza arz ettik. Cumhurbaşkanımızın da tensipleriyle TOKİ'nin portföyündeki bu en değerli arazi İstanbul halkına yeşil alan olarak hizmet edecek. 28 gün önce inşaatı başladı ve projeyi bu hale getirdiler. 8 Kasım'da da bu projenin teslimi yapılacak. 60 bin metrekare alan var. İstanbul'un ilk defa sahile 3 kilometrelik bir yürüyüş alanı olacak. Önemli bir proje" dedi.

    İSTANBUL'A YEŞİL ALAN KAZANDIRILIYOR

    TOKİ Başkanı Turan Büyükşehir Belediyesi ile eş güdümlü bir çalışma yaptıklarını ifade ederek, Pendik'te, Kayabaşı'nda, Hoşdere'de büyük araziler üzerinde inşaasına başlanacak ve yapımı devam eden 4-5 adet büyük yeşil alan çalışmalarının olduğunu kaydetti.

    "YEŞİL ALANI FAZLA OLAN YERLER YAPIYORUZ"

    Türkiye'de şehircilikte yeni bir dönem başladığının altını çizen Turan sözlerini şöyle noktaladı:

    "Son beş yılda yaptığımız binaların yüzde 85'i altı kat ve aşağısı olan binalar. Dolayısıyla biz zaten yeşil alanı fazla olan yerler imal ediyoruz. Ancak büyük kentlerde araziler kıymetli oldukları için oralarda zorlanıyorduk. Millet Bahçeleri ile beraber elimizdeki en değerli imarlı araziyi millete ait olarak onlara sunulacak."

    SON HALİ HAVADAN GÖRÜNTÜLENDİ

    Öte yandan Baruthane Millet Bahçesi'nin son hali havadan görüntülenirken, proje alanında vatandaşların sosyal ihtiyaçlarını karşılayacak restoran, kafeterya ve sosyal tesislerin de yapılacağı ifade edildi. Ayrıca Millet Bahçesi dışındaki yaklaşık 3 kilometrelik sahil vatandaşların yürüyüş yapacağı alan olarak kullanılacak.

     

     



  • Enflasyonla mücadeleye Onur Air’den de destek geldi

    İSTANBUL, (DHA) -HAZİNE ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın açıkladığı 'Enflasyonla Topyekün Mücadele Programı'na bir destek de Onur Air’den geldi.

    Şirket bu kapsamda yıl sonuna kadar olan tüm iç hat uçuşlarında yüzde 10 indirim uygulayacağını duyurdu.

    Satışta bulunan tarifeli iç hat biletlerinin tamamında yüzde 10’luk indirim yapan Onur Air, böylece destek verdiği programa katkı sağlarken ekonomik biletler sayesinde daha çok yolcunun uçabilmesine de imkân tanıyacak.



  • Fiziksel aktivite Alzheimer'a karşı kalkan oluyor

    İSTANBUL, (DHA)-FİZİKSEL aktivitenin beyinde yeni nöron oluşumunu sağlayarak Alzheimer riskini en aza indirdiğini belirten Prof. Dr. Mehmet Ünal, "Yeni nöronların çocukluk döneminde oluştuğu bilinirdi. Araştırmalar düzenli egzersizin yeni nöron oluşumunu sağlayarak unutkanlığı engellediğini gösterdi" dedi.

    İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi, 2. Ulusal Alzheimer Kongresi'ne ev sahipliği yaptı. İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi İş Sağlığı ve Uygulama Merkezi (YENİSARUM) ve Sağlık Bilimleri Fakültesi'nin birlikte düzenlediği kongreye, farklı üniversitelerden birçok öğrenci katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın ardından başlayan programın açılış konuşmaları, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ayşegül Topal Sarıkaya ve Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Cüneyt Ulutin tarafından yapıldı. Prof. Dr. Ayşegül Topal Sarıkaya, 2050'de Alzheimer hastası sayısının 73 milyona ulaşmasının beklendiğini belirtti.

    "YAŞ ORTALAMASI ARTTIKÇA HASTA SAYISI DA ARTIYOR"

    Alzeimer Derneği'nin verilerine göre Türkiye'de yaklaşık 600 bin kişinin hastalıkla mücadele ettiğine dikkat çeken YENİSARUM Müdürü Prof. Dr. Mehmet Ünal, "Yaş ortalamamız her geçen gün artıyor ve buna paralel olarak da Alzheimer hastası sayımız da artış gösteriyor. Türkiye'de 65 yaş üzeri nüfus yüzde 8.3 düzeyinde ve bunun 2050'li yıllarda yüzde 19'lara geleceği düşünülüyor. Yani ikiye katlıyor. O zaman bu hasta sayımız da ikiye katlayacak demektir. O nedenle şimdiden önlemlere başlamış olmamız gerekiyor" diye konuştu.

    "YÜRÜYÜŞTEN KOLAY BİR SPOR YOK"

    Fiziksel aktivitenin hastalık riskini azalttığını ifade eden Prof. Dr. Mehmet Ünal, şunları söyledi:

    "Yaşantımızın içinde bir yere egzersizi muhakkak koyalım. Egzersiz deyince illa büyük salonlarda yapılacak egzersizleri düşünmeyelim. Ayağımıza bir spor ayakkabısı giyip cadde bayır yürüyebiliriz. Yürüyüşten kolay bir şey yok ve bu bedava. Fiziksel aktiviteler sadece bizim yaşlılığımızda günümüzü rahat geçirmemizi sağlamıyor. Fiziksel aktivite beyinde yeni nöronların oluşmasını sağlıyor. 'Yeni nöronlar çocukluk döneminde oluşur, ondan sonra bu nöronlar giderek kaybolur' diye bilinirdi. Artık böyle değil, düzenli aerobik egzersizlerini düzenli yapan insanlarda yeni nöronlar üretiliyor."

    Prof. Dr. Ünal, hastalıkla mücadelede Akdeniz mutfağını önerdiğini bu kişilerin sigaradan uzak durmaları gerektiğini belirtti.



  • Malezya devlet fonu Khazanah, Sabiha Gökçen’i ziyaret etti

    ANIL UÇAN/İSTANBUL(DHA)- MALEZYA devletinin stratejik yatırım fonu Khazanah’nın (Khazanah Nasional Berhad) üst yönetimi, İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’nı ziyaret ederek, incelemelerde bulundu.

    Khazanah Nasional Berhad Genel Müdürü Datuk Shahril Ridza, Khazanah Türkiye Ofisi Başkan Yardımcısı Halil Uçarer ve Malaysia Airports Holding Berhad (MAHB) Yönetim Kurulu Başkanı Dato Izani Ghani’den oluşan heyete önce İSG üst yönetimi tarafından detaylı bir sunum yapıldı. Toplantının ardından gerçekleşen terminal gezisine İSG adına CEO Ersel Göral ve yönetim kurulu üyesi Dato Azmi Murad ev sahipliği yaparken, Khazanah ve MAHB yöneticilerine 31 Temmuz 2018 tarihinde açılan İç Hatlar Terminali Ek Binası hakkında da bilgi verildi.



  • Japon deprem uzmanı: 1998 yılından önce yapılan binalar risk altında

    İSTANBUL, (DHA)- DEPREM kuşağı üzerinde yer alan Türkiye'de, yapılan araştırmalara göre son 30 yıl içinde büyük bir deprem olma ihtimalinin yüzde 60 olduğuna dikkat çeken Japon deprem uzmanı Yoshinori Moriwaki, 1998 yılı öncesinde yapılan binalar için de vatandaşları uyardı. Moriwaki, "1998 ve 2007'de Türkiye'de deprem yönetmeliğinde değişiklikler oldu. Bu değişikliklerden sonra yapılan binalar daha güvenilir ancak önce yapılanlar için risk söz konusu" dedi.
    Altınbaş Üniversitesi Yapı Kulübü tarafından düzenlenen 'Deprem Afetine Hazır Mıyız?' etkinliğine konuk olan Japonya Yurtdışı İnşaat Şirketleri Derneği Genel Sekreteri, yüksek mimar ve yüksek mühendis Yoshinori Moriwaki, son 28 yıldır Türkiye'de sürdürdüğü çalışmaları doğrultusunda deneyimlerini öğrencilerle paylaştı.
    "JAPONYA'DA DENETİMSİZ VE İZİNSİZ BİNA BULAMAZSINIZ"
    Türkiye'de bulunduğu süre boyunca Marmaray ve Osmangazi Köprüsü'nün çalışmalarında da incelemelerde bulunan Moriwaki şöyle konuştu:
    "Yapı yönetimi konusunda Türkiye ve Japonya şu anda aynı durumda. 1998 ve 2007'de Türkiye'de deprem yönetmeliğinde değişiklikler oldu. Bu değişikliklerden sonra yapılan binalar daha güvenilir ancak daha önce yapılanlar için risk söz konusu. 2001 yılında ise yapı denetim sistemi başladı. Bu kontrollerin düzenli yapılmasının dışında belediyelerden izin alınmadan yapılan binalarda yanlışlar olabiliyor ve böyle binalarda sıkıntılar yaşanabiliyor. Japonya'da bu şekilde hiçbir bina bulamazsınız, hepsi yönetmeliğe uygun ve izinleri alınmış şekilde yapılmıştır. O nedenle Japonya'da ne kadar büyük deprem olursa olsun binalar çökmüyor. Sadece içerdeki dekorasyonla ilgili sorunlar olabiliyor. Bu durumda masanın altına saklandığınızda sıkıntı olmuyor, zarar görmüyorsunuz. Türkiye'de ise bina komple çöktüğü için masanın altına saklanırsanız hayatta kalma şansınız zor oluyor. Doğru olan yaşam üçgenini uygulamak, masanın altına değil yanına saklanmak. Böylece korunma ihtimaliniz daha fazla oluyor."
    "BÜYÜK BİR DEPREM OLMA İHTİMALİ YÜZDE 60"
    Yapılan araştırmalara göre son 30 yıl içinde Türkiye'de yüzde 60 ihtimalle 1999 yılındaki deprem gibi bir deprem olma ihtimali bulunduğunu vurgulayan Moriwaki, bugünkü teknoloji ile bu depremin tarihini veya tam yerini kestirmenin zor olduğunu ancak olası bir depreme mutlaka hazır olmak gerektiğini dile getirdi.
    "YAPILAR PROJE AŞAMASINDAN İTİBAREN DENETLENMELİ"
    Daha önce Japonya’da Uluslararası Deprem Mühendisliği ve Sismoloji Enstitüsü'nde görev alan Altınbaş Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Zeki Hasgür ise yapıların sağlamlığının yanı sıra iyi bir kontrol mekanizmasının da işlemesi gerektiğini ifade etti. Taşıyıcı sistemde sadece mühendislerin çalışmadığını belirten Prof. Dr. Hasgür, "Onu uygulayanlar hata yapmamalı. Her zaman için denetim esas olmalı. Sahada hala hatalı uygulamalar görüyoruz.  Bunların mutlaka düzeltilmesi lazım. Çok iyi yönetmelikler yapabilirsiniz ancak bunların yalnızca kağıt üstünde kalmaması gerek. Yapıların daha proje aşamasından itibaren denetim altında olması lazım. Bu zincirleme bir iş ve zincirin bir halkası koptuğu vakit yapı elden gidebilir. Dolayısıyla zemin, yapı malzemesi, yapı planları, taşıyıcı sistemler her zaman dikkat etmemiz gereken unsurlar" diye konuştu.
    "MÜHENDİSLERİMİZ TEMELDEN ÇATIYA KADAR DEPREMİ DÜŞÜNMELİ"
    Bu alanda çalışacak iyi ara elemanlar yetiştirilmesi ve üniversitelerin bu konu üzerine daha fazla eğilmesi gerektiğini de hatırlatan Prof. Dr. Hasgür, "Örneğin Japonya'da bu konuda lisans eğitimi alan öğrenciler 'yapı dinamiği' dersi alırlar. Dolayısıyla bizim inşaat mühendisliği eğitimimizde mühendislerimiz temelden çatıya kadar depremi düşünmelidir" dedi.



  • İnönü: Şişli’nin olanlar Şişli halkına iade edilecek

    İSTANBUL, (DHA) –ŞİŞLİ Belediye Başkanı Hayri İnönü, 2019 yılında yapılacak yerel seçimlerde belediye başkanlığı görevine tekrar talip oldu. İnönü yaptığı açıklamada, “Şişli’nin talan edilmiş malları, gerçek sahibi olan Şişli halkına iade edilene kadar mücadele edeceğim” dedi.
    Şişli Belediye Başkanı Hayri İnönü, CHP Şişli İlçe Başkanlığı’na gelerek aday adaylığı başvurusunu yaptı. CHP Şişli İlçe Başkanı Veli Çelik ve ilçe protokolünün katıldığı basın toplantısında Şişli Belediye Başkanlığı’na tekrar talip olduğunu açıklayan İnönü, bir dönem daha belediye başkanlığı yapmanın, hizmetleri açısından daha doğru olacağını düşündüğünü belirtti. İnönü ayrıca, gösterişten çok iş yapmayı seven biri olduğuna vurgu yaparak, “Benim işim, Şişli’nin mallarını tekrar Şişli’ye kazandırmak. Onun için bir dönem daha belediye başkanı olmak istiyorum. Talan edilen malların tekrar geri gelmesini sağlamak için belediye başkanı olmak istiyorum. Bütün amacım bu. Şunu veya bunu yapacağım diyebilirim ama esas olan gösterişten çok sosyal belediyecilik yapmak. Umarım belediye başkanı ben olurum” diye konuştu.
    “ŞİŞLİ İÇİN YAPILACAK DAHA ÇOK HİZMET VAR”
    ‘Şişli’nin mallarını yeniden Şişliliye’ sloganıyla yola çıktığını kaydeden Şişli Belediye Başkanı İnönü, “4 buçuk yıl önce yola çıkarken kadınların, çocukların, yaşlıların, engellilerin, ekonomik ve sosyal olarak dezavantajlı grupların huzurla yaşayacağı bir Şişli yaratacağıma söz verdim ve sözümü tuttum” dedi.
    İnönü, konuşmasına şu sözlerle devam etti:
    “Sosyal demokrat belediyecilik anlayışına uygun olarak, toplumsal ve ekonomik projelerden kültür-sanata, halk sağlığı hizmetlerinden spor faaliyetlerine kadar pek çok alanda daha yaşanılabilir bir Şişli için canla başla çalıştım. Ancak, Şişli için yapılacak daha çok hizmet var. Şişli’de yaşayan her çocuk kreşe, spor imkanlarına, sosyal faaliyetlere ücretsiz erişebilene kadar, her öğrenci, bilimin ışığıyla aydınlanana kadar, her genç hayallerini gerçekleştirebileceği koşullara kavuşana kadar, her kadın sokağında, parkında, işyerinde, evinde gerçek anlamda özgür olana kadar, her yaşlı kendini huzurda ve güvende hissedene kadar, her hane temel ihtiyaçlarını kimseye muhtaç olmadan karşılayana kadar görevimi tamamlanmış varsaymayacağım. Şişli’yi Şişli halkıyla birlikte Türkiye’nin en huzurlu ve yaşanabilir ilçesi yapmak için yeniden aday oldum. Bu idealleri benimle paylaşacak ve bu yolda bana eşlik edecek tüm dostlarımla yola çıktım.”



  • Organik diş macunlarına olan talep yüzde 400 artış gösterdi

    İSTANBUL, (DHA)- E-TİCARET platformu Hepsiburada, okula dönüş döneminin ardından, öğrencilere yönelik hijyen ürünlerine olan talebi inceledi. Verilere göre; çocuklara hijyen sağlayan ürünlerden sabunlar yüzde 78, klozet örtüleri yüzde 100, organik diş macunları yüzde 400 oranda artış gösterdi.
    Kurumsal Sağlık Dergileri Yazı İşleri Müdürü Ayşegül Uyanık’ın önerileriyle öğrencilerin okulda hijyeni sağlamak için kullanmaları gereken ürünleri paylaşan Hepsiburada trend verilerine göre; çocuklara yönelik hijyen ürünlerini en çok 35-45 yaş aralığındaki anne babaların tercih ettiği ortaya konuldu. İl dağılımına bakıldığında ise İstanbul, Ankara, İzmir, Kocaeli, Bursa, Antalya, Gaziantep, Tekirdağ, Konya illeri sırasıyla hijyen ürünlerine en çok ilgi gösteren iller olarak sıralandı.
    EL TEMİZLİĞİ EN BAŞTA GELİYOR
    Hepsiburada verilerine göre el yıkamanın öneminin yanı sıra doğru el sabununun ve destekleyici ürünlerin kullanımının da önemli olduğu kaydedildi. Yüzde 78 oranında artış gösteren sabunlardan en çok çocukların okul çantasına kolay sığabilenleri ve köpük formunda olanları tercih edilenler arasında bulunuyor.
    Sabunların yanı sıra el dezenfektanları ve mini kolonyalar da hijyeni sağlayan diğer ürünler arasında yer alıyor.
    KLOZET ÖRTÜLERİNE TALEP YÜZDE 100 ARTTI
    Klozet örtülerine olan talebin yüzde 100 artış göstermesinin sebebi ise verilere göre şöyle:
    “Klozetler hijyen konusunda en titiz olunması gereken bölgelerdendir. Çocuklar için üretilen küçük klozet örtüleri sayesinde tüm klozetler hijyenik hale gelir. Geniş kenarları ile çocukların istenmeyen yerlere temas etmelerini engelleyen klozet örtüleri onları mikroplardan uzak tutuyor.”
    FLORÜRLÜ DİŞ MACUNLARI KULLANIN
    Hepsiburada verilerine göre, diş macunu seçerken çürükleri önlemeye yardımcı florürlü diş macunlarını kullanılmasını öneriliyor.  Çocukların evde veya okulda dişlerini fırçalarken kullanabilecekleri, zararlı madde içermeyen, içeriğinde Papatya Özü, Gliserin bulunan organik diş macunları Hepsiburada’da müşterilere sunuluyor.
    Kurumsal Sağlık Dergileri Yazı İşleri Müdürü Ayşegül Uyanık’ın okulda hijyeni sağlayan ürün seçimleri Hepsiburada’nın sitesinden ulaşılabiliyor.



  • SEC’den FinTech ve kripto para sektörlerine iyi haber

    Gonca Yağcı/ İSTANBUL, (DHA) - AMERİKA Birleşik Devletleri’nde borsa ve sermaye piyasalarını denetleyen ve düzenleyen kamu kurumu Securities and Exchange Commission (SEC), teknolojik finans sektörüne odaklanan yeni bir birim açıyor.

    İnovasyon ve Finansal Teknoloji Stratejik Departmanı (FinHub) adıyla kurulan yeni birim, aralarında kripto para halka arzlarının (ICO) da bulunduğu finans teknolojisindeki yeni ürünlerin yasal süreçlerini girişimciler için daha kolay hale getirmeyi amaçlıyor.

    SEC tarafından yapılan yazılı açıklamada, FinHub’ın teknolojik finans dünyasında girişimciler ve geliştiricilerle etkileşime girerek güvenlik düzenleyicisi olarak da görev yapacağı ifade edildi. Birimin özellikle, otomatik yatırım tavsiyeleri, dijital pazaryeri, yapay zeka ve dijital dağıtık veri tabanı teknolojileri (DLT) gibi gruplara odaklanması bekleniyor.

    Yeni birim, yerli ve uluslararası diğer düzenleyicilerle birlikte yeni teknolojilerin de içinde olduğu çalışmalara katkı sağlayacak.

    FinHub, ayrıca önümüzdeki yıl dijital varlıklar ve DLT üzerine odaklanılacak olan FinTech Forumu’nu da düzenleyecek.

    SEC, FinHub’ın başkanlığına kurumun inovasyon ve dijital varlıklar üst düzey danışmanlarından Valerie  Szczepanik’i getirdi.



  • BAU’lu öğrencilerin hazırlık eğitimleri ABD ve Kanada’da başlıyor

    İSTANBUL, (DHA)-BAHÇEŞEHİR Üniversitesi 2018-2019 akademik yılı İngilizce Hazırlık Okulu öğrencileri, dönemi ABD'nin Washington D.C. ve Kanada’nın Toronto şehrinde alacakları eğitimlerle tamamlayacak. 55'i Washington D.C., 22'si ise Toronto’ya gidecek toplam 77 öğrenci hem yabancı dili yerinde öğrenecek hem de farklı kültürleri yakından tanıyacak.

    "İngilizce’yi Yaşayarak Öğrenme" sloganı ile yola çıkan üniversite, öğrencilerine Amerika Birleşik Devletleri’nin başkenti Washington D.C.’de ve Kanada’nın ticaret ve turizm merkezi Toronto’da, dünyanın farklı ülkelerinden üniversite öğrencileriyle birlikte yabancı dil eğitimi alma ve İngilizceyi anavatanında öğrenme şansı tanıyor.

    Gençlere kapsamlı İngilizce programları sunan iki şehir, öğrencilerin hedefleri doğrultusunda onların potansiyel dil yeteneklerini üst düzeye çıkarabilecekleri öğrenci odaklı bir öğrenme ortamı oluşturuyor. Etkin bir akademik eğitimin sunulduğu programda öğrenciler kişisel ve profesyonel olarak da kendilerini geliştirme fırsatı buluyor. Gençler için eğitim ve iş yaşamında fark yaratabilmek adına bir şans olan bu eğitimle öğrenciler dünya ile bütünleşme imkanı da elde ediyor.

     

     

     



  • Meme kanserinde düzenli kontrol hayati önem taşıyor

    İSTANBUL, (DHA) -MEME kanserine karşı korunmak adına, 25 yaşından sonra her kadının düzenli kontrol yaptırması gerektiğine dikkat çeken Doç. Dr. Fatih Çiftçi, her fibrokistin (meme kisti) kanser tehlikesi taşımadığı uyarısında bulundu.

    İstanbul Gelişim Üniversitesi’nden Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Fatih Çiftçi, ekim ayının meme kanserinde bilinçlendirme ayı olması sebebiyle önemli açıklamalarda bulundu. Meme muayenesi yapmak için en uygun dönemin, adet bitiminden hemen sonraki 3-5 gün olduğunu ifade eden Doç. Dr. Çiftçi, “Kişinin kendi kendine 18-20’li yaşlardan önce muayene yapması önerilmez. Bu yaşlardan itibaren ise düzenli kontrol yapılması hayati önem taşımaktadır” diye konuştu.

    GENETİĞİNDE MEME KANSERİ OLANLAR KONTROLE ERKEN BAŞLAMALI

    Ailesinde meme kanseri görülen kişilerde ilk taramanın 24-25’li yaşlarda başlaması gerektiğini kaydeden Doç. Dr. Çiftçi, “Genetik olarak seyreden meme kanseri vakalarında mamografinin başlama yaşı 25’dir. Ailesinde meme kanseri olmayanlar için ilk ultrasonografi yaşı 35 ve sonrasıdır. Ailesinde meme kanseri ve meme kanser geni taşıyıcısı olmayanlar ise 35-40 yaşlarında ultrasonografi ve mamografiyi en azından bir defa çektirmelidir” diye konuştu.

    “BASİT FİBROKİSTLERİN TEHLİKESİ YOK”

    Basit fibrokistlerde kanser tehlikesi olmadığını belirten Doç. Dr. Çiftçi, “Fibrokistlerin oluşumu fizyolojik yaşamsal bir süreç olup, adet sonrasında yumurtalıklardan salınan progesteron ve östrojen hormonuyla ilgilidir. Progesteron süt yapımını sağlayan hücreleri çoğaltır, östrojen süt kanallarını dallandırıp genişletir. Kişi hamile kalmazsa memede çoğalmış olan hücreler eski yapısına döner. Bu hücrelerin eski halini alması esnasında bir grup hücre fibrokistik yapıya döner. Bu da tehlikeli bir durum değildir” dedi.

    "Memedeki kitlelerin yüzde 10’dan azı kötü huylu yani kanser olabilir” diyen Doç. Dr. Çiftçi, şöyle devam etti:

    “Kitlelerin yüzde 90’dan fazlası kanser olmayan fibrokistik hastalıktır. Fibrokistler hastalarca kitle olarak algılanır. Adet öncesi dönemde meme kontrolü yapanlar, memesinde tümör olduğu endişesine kapılıyor. Memede görülen fibroadenomlar iyi huyludur. Kanserleşme riski normal meme dokusunun kanserleşme riski kadardır. Fibroadenom büyüdükçe yüzde 2 oranında kanserleşme riski artar. Doğum kontrol hapları kullanımı çap artışı yapar. Lakin kanser yapıcı etkisi olduğu söylenemez.”

    “MAMOGRAFİLERDE RADYASYON DÜZEYİ 10 KAT AZALDI”

    Günümüz teknolojisinde radyasyon düzeyinin mamografilerde 10 kat daha azaldığını dile getiren Doç. Dr. Çiftçi, “Mamografinin yararı zararından çok fazladır. Uzun yıllar eski mamografiyle takip edilen hastalarda bu durum görülmüştür. Meme Mr’ında radyasyon bulunmadığından zararı yoktur” diye konuştu.

    “HER YAŞTA MEME PROTEZİ YAPILABİLİR”

    Tümörün şekli, yaygınlığı ve evresine bakılarak her yaştaki kadının memesinin korunabileceğine değinen Doç. Dr. Çiftçi, şunları söyledi:

    “Meme koruyucu cerrahi için ‘yalnızca genç kadınlara yapılır’ ya da ’80 yaşındakilere yapılmaz’ şeklinde bir durum yoktur. 80 yaşında olup meme protezi isteyen hastalarımız da var. Her yaşta meme protezi yapılabilir. Meme kanserinde risk faktörü bulunmuyorsa ve hasta tıbbi olarak elverişli ise meme koruyucu cerrahi tercih edilir. Mamografisinde kötü, dağınık, yayılmış kireçlenmesi bulunuyor ve de çok odaklı meme kanserinin başlama ihtimali varsa meme alınması düşünülür. Meme içinde birçok yerde aynı zamanda başlamış kanser türlerinde meme koruyucu cerrahi önerilmez. Memenin tamamen alınması uygun olur. Memesi alınanlara ameliyat esnasında veya belirli risk faktörleri giderildikten sonra yeni meme yapılması tavsiye edilmelidir. Bu tarz bir davranış hastayı psikolojik olarak rahatlatır, güçlendirir ve sosyal yaşama uyumunu sağlar.”



  • Kendi gibi engelli eşini Avrupa Şampiyonası’na hazırladı

    İSTANBUL, (DHA) –İTALYA’DA düzenlenecek olan Tekerlekli Sandalye Boccia Bölgesel Açık Uluslararası Turnuvası’nda BC4 kategorisinde Türkiye’yi, Bağcılar Belediyesi Engelliler Spor Kulübü sporcusu Yahya Gürbüzer’in temsil etmesine karar verildi. Gürbüzer turnuvaya, kendi gibi engelli olan eşinin internetteki maçları izleyerek hazırlandığını söyledi.

    İtalya’nın Olbia şehrinde 21-27 Ekim tarihleri arasında Tekerlekli Sandalye Boccia Bölgesel Açık Uluslararası Turnuvası düzenlenecek. Boccia Türk Milli Takımı, turnuva öncesinde İzmir’de kampa girdi. Milliler, Mustafa Kemal Atatürk Karşıyaka Spor Salonu’nda özverili bir çalışmayla şampiyonaya hazırlandı.

    Tekerlekli Sandalye Boccia Bölgesel Açık Uluslararası Turnuvası’na gidecek 10 kişilik milli takım kadrosunda Bağcılar Belediyesi Engelliler Spor Kulübü sporcularından Yahya Gürbüzer de bulunuyor. Samsun’da 12 ilden 100 sporcunun katıldığı Bedensel Engelliler Boccia Türkiye Şampiyonası’nda birinci olan Gürbüzer, İtalya’daki turnuvada BC4 kategorisinde ülkemizi temsil edecek.

    “İŞİNİ GÜCÜNÜ BIRAKIP ÖĞRENDİĞİ TAKTİKLERİ BANA UYGULATIYOR”

    Bütün hazırlıkları tamamladığını ifade eden Yahya Gürbüzer, “İki yıldır Bağcılar Belediyesi Engelliler Sarayı’nda eğitim alıyorum. İzmir’de de keyifli ve yararlı bir kamp süreci geçirdik. Ancak bana en büyük desteği eşim Belgin veriyor. Kendi işini gücünü bırakıp internette şampiyonların maçlarını izleyip taktikleri öğreniyor ve bana da uygulatıyor. Önceki şampiyonada bu sayede birinci olmuştu, bu turnuvada da başarılı olacağıma inanıyorum” dedi.

    Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı da milli sporcu Yahya Gürbüzer’e başarılar diledi.



  • Başkan Yıldızkaya, ‘Kitapseç’ firmasını ziyaret etti

    Gizem KARADAĞ/ANKARA, (DHA) –POLATLI Belediye Başkanı Mürsel Yıldızkaya, online kitap alışverişi gerçekleştiren ve ilk kez kendi sanal fuarını kuran ‘Kitapseç’ firmasını ziyaret etti. Başkan Yıldızkaya, firmada son iki ayda istihdam edilen 73 personelin belediye tarafından kurulan istihdam merkezinden temin edildiğini söyledi.

    Polatlı Belediye Başkanı Mürsel Yıldızkaya ve beraberindeki heyet, ‘Kitapseç’ firmasının Ankara Anadolu Organize Sanayi Bölgesi’ndeki fabrikasını ziyaret etti. Başkan Yıldızkaya, ‘Kitapseç’ Yönetim Kurulu Başkanı Ali Candan’dan çalışmalar hakkında bilgi aldı. Başkan Yıldızkaya daha sonra, burada yapılan çalışmaları yerinde inceledi. ‘Kitapseç’ firmasını yeni ziyaret ettiğini belirten Yıldızkaya, “Özellikle eğitim, sınavlara yönelik kitaplar ve diğer klasik kitaplarla ilgili ciddi çalışmaları var. ‘Kitapseç’ Yönetim Kurulu Başkanı Ali Candan’ı çok başarılı buldum. Kendisini tebrik ediyorum” dedi.

    ‘İŞ ARAYANLA, İŞVERENİ BULUŞTURUYORUZ’

    ‘İstihdama katkı sağlayan ve Polatlı’lı kardeşlerimize iş imkânı sağlayan ‘Kitapseç’ firmasına teşekkür ediyorum’ diyen Başkan Yıldızkaya, şunları söyledi:

    “Bu ekonomik şartlarda, işsizliğin yoğun olduğu bir dönemde bu çok önemli bir gelişmedir. Biz 2014 yılında göreve gelir gelmez, bir istihdam merkezi oluşturduk. Belediye başkanlarının en büyük sorunu iş talepleridir. Bütün talepleri kendi bünyemizde değerlendirmek ve belediyemizde bütün vatandaşlarımıza iş verme imkânımız maalesef yok. Bizlerde ne yapalım diye düşündük. Böylece bir istihdam merkezi kurduk. Şuanda Polatlı Belediyesi bünyesinde 6 arkadaşımız sadece bu amaçla çalışıyor. İş arayanla, işvereni buluşturuyoruz. Ben bu vesile ile ‘Kitapseç’ firmamıza ve diğer firmalarımıza teşekkür etmek istiyorum.”

    ’73 PERSONEL KURDUĞUMUZ İSTİHDAM MERKEZİNDEN TEMİN EDİLDİ’

    ‘Kitapseç’ firmasının şuanda 73 personelinin Polatlı’dan geldiğini ifade eden Başkan Yıldızkaya, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Kitapseç’te bulunan yaklaşık 125 personelin 73’ünü bizim kurduğumuz istihdam merkezinden temin etmiş durumdayız. İşçi arayan vasıflı vasıfsız bize ulaşabiliyor. Bizde havuzdan seçip işe yerleştiriyoruz. Bu işsizliği bitiriyor mu? Elbette bitirmiyor. Çok fazla mesafe aldığımızı söyleyebilirim. Ülkemizin kalkınması için çalışmamız ve üretmemiz gerekiyor. Biz de buna katkı vermek için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz.”

     

     



  • Dolardaki yükseliş sıralamayı değiştirdi

    Metin TÜRKYILMAZ / ANKARA,(DHA) -ULUSLARARASI Para Fonu (IMF) verilerine göre, büyük ekonomiler sıralamasında 2017’de 851.5 milyar dolar Türkiye'nin milli geliri bu yıl dövizde yaşanan artış nedeniyle 713.5 milyar dolara inecek. Büyük ekonomiler sıralamasında 2017'de 17’nci olan Türkiye'nin bu yıl 19'uncu sıraya gerileyeceği, Hollanda ile Suudi Arabistan’a geçileceği kaydedildi.

    Türkiye, 2021’de Suudi Arabistan ve İsviçre’yi geride bırakarak 18’nci büyük ekonomi olacak. Dolardaki yükselişin çok fazla etkilemediği satın alma gücü paritesine göre milli gelirde Türkiye, 2018-2021 döneminde 13’ncü sıradaki yerini koruyacak. Türkiye, IMF tahminlerine göre, 2022 yılında 2 trilyon 684.3 milyar dolarlık satın alma gücü paritesiyle milli gelirle İtalya’yı geride bırakarak 12’nci sıraya çıkacak.

    Dolardaki yükseliş Türkiye’nin büyük ekonomilerdeki sıralamasını değiştirdi. Türkiye, yıllardır, kalabalık nüfusu, kaynakları, coğrafyası, stratejik konumunun verdiği avantajlarla dünyanın büyük ekonomileri arasında bulunuyor. Geçmiş yıllarda satın alma gücü paritesine göre milli gelir (satın alma gücü paritesiyle gayri safi yurtiçi hasıla-SGP-GSYH) sıralamasında 16-17’ncilikte yer almasına karşın, TL’nin dolar karşısında değer kaybetmesi nedeniyle dolar bazında cari milli gelirde (gayri safi yurtiçi hasıla-GSYH) yeni hesapla 1983 yılında 25’nci sıraya kadar gerilemişti.

    ESKİ SIRALAMA

    Konuyla ilgili 22 Nisan 2016 tarihli yazıda,Türkiye’nin sıralanışının 1980, 1981, 1982 yıllarında 22'nci, 1983’de 24'üncü, 1984’de 23'üncü, 1985, 1986 ve 1987  yıllarında yeniden 22'nci, 1988 yılında 23'üncü, 1989 yılında 21'inci, 1990 yılında 19'uncu, 1991 ve 1992 yıllarında 21'inci, 1993 yılında 18'inci, 1994 ve 1995 yıllarında 24'üncü, 1996 yılında 23'üncü, 1997’de 22'inci, 1998’de 20'nci, 1999’da 21'inci, 2000’de 20'nci, 2001’de 23'üncü, 2002 ve 2003’de 21'inci olduğu verilmişti.

    Yine aynı yazıda, 2004’te 18’inciliğe, 2005’te 17’nciliğe çıkan Türkiye’nin, 2006, 2007, 2008, 2009 yıllarında 17'inci sıradaki yerini koruduğuna, 2010’da Endonezya’ya geçilerek 18’nci sıraya düştüğüne, 2011, 2012, 2013, 2014 ve 2015 yıllarında 18’incilikteki sıralamasının değişmediğine dikkat çekilmişti.

    Yazının devamında, Endonezya’nın Hollanda’yı da geçmesi üzerine, 2012 yılından bu yana Hollanda’nın ardından 18'inci sırayı korumaya devam eden Türkiye, 2016’da, yine Hollanda’nın ardından 18’nci büyük ekonomi olacağını, 2017 yılında da Hollanda’nın ardından 18’nci sırada yer alacağını, 2018 yılında Hollanda’yı geride bırakarak 2009’da beri elde edemediği 17’nciliği yeniden yakalayacağını, IMF tahminlerine göre, 2021 yılına kadar Türkiye 17'inci, Hollanda ise 18'inci sıradaki yerlerini koruyacakları vurgulandı.

    TÜİK HESABI DEĞİŞTİRDİ

    Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 12 Aralık 2016’da gayri safi yurtiçi hasılanın 2016 yılı üçüncü çeyreğini açıklarken, ulusal hesaplar konusunda Avrupa Birliği Yönetmeliklerine (ESA 2010) uygun olarak yapılan revizyon çalışmalarının tamamlandığını, dönemsel gayri safi yurtiçi hasılanın, ESA 2010'a uygun olarak üretim, harcama ve gelir yöntemiyle hesaplandığını bildirdi.

    Buna göre TÜİK, 2015’de 719.6 milyar dolarlık milli geliri 861.5 milyar dolara, 2016 yılı birinci çeyreğindeki 169 milyar dolarlık milli geliri 189.8, ikinci çeyreğindeki 181.4 milyar dolarlık milli geliri de 216.3 milyar dolara yükseltti.

    YENİ SIRALAMA

    Uluslararası Para Fonu’nun (IMF), son verilerine göre, Sovyetler Birliği’nin bir parçası olduğu için 1980-1991 dönemine ait veri bulunmayan ama bu dönemde Türkiye’den büyük bir ekonomi olduğunu bildiğimiz Rusya’yı da dahil ettiğimizde, 1983 yılında 25,1988, 1994, 1995 yıllarında 24, 1981, 1982, 1984, 1985, 1996, 2001 yıllarında 23, 1980, 1986, 1987, 1989, 1999 yıllarında 22, 1992, 1997, 2002, 2003 yıllarında 21, 1990, 1991, 1998, 2000 yıllarında 20, 1993, 2011 yıllarında 18, 2004, 2005, 2006, 2007, 2008, 2009, 2010 yıllarında üst üste ve ayrıca 2012, 2015, 2016, 2017 yıllarında 17, 2013 ve 2014 yıllarında 16’ncı sırada yer aldı.

    IMF TAHMİNLERİ DE DEĞİŞTİ

    2018 Nisan ayında başlayan dolardaki yükseliş, IMF tahminlerini de değiştirdi. IMF, 9 Ekim 2018 tarihinde yenilediği verilerine göre, büyük ekonomiler sıralamasında, 2017’de 851.5 milyar dolarlık milli geliriyle 17’nci olan Türkiye, 2018’de dolardaki yükseliş nedeniyle 713.5 milyar dolara inecek ve Hollanda ile Suudi Arabistan’a geçilecek, 19’nculuğa düşecek. IMF, Türkiye’nin milli gelirinin 2019 yılında 631.2 milyar dolara ineceğini, sıralamada İsviçre’ye de geçilerek 20’nci sıraya gerileyeceğini tahmin etti. Türkiye, 2021’de Suudi Arabistan ve İsviçre’yi geride bırakarak 18’nci büyük ekonomi olacak. IMF’e göre, Türkiye, 2020’de 744.1 milyar dolarlık, 2021’de 850.5 milyar dolarlık, 2022’de 914.6 milyar dolarlık bir milli gelire ulaşacak.Türkiye, Cumhuriyetin 100’ncü yılında, 2023’te 958.3 milyar dolarlık milli gelire yükselecek ve Hollanda’nın ardından 18’ncilik sırada yer alacak.

    DOLARDAKİ ARTIŞTAN SATIN ALMA GÜCÜ PARİTESİYLE MİLLİ GELİR SIRALAMASI ETKİLENMEDİ

    Dolardaki yükselişin çok fazla etkilemediği satın alma gücü paritesine göre milli gelirde Türkiye, 2018-2021 döneminde 13’ncü sıradaki yerini koruyacak. 2017 verilerine göre Türkiye’nin 2 trilyon 185,9 milyar dolar olan satın alma gücü paritesine göre milli geliri,

    2018’de 2 trilyon 314.4 milyar dolara, 2019’da 2 trilyon 372.5 milyar dolara, 2020’de 2 trilyon 480,1 milyar dolara, 2021’de 2 trilyon 579.6 milyar dolara, 2022’de 2 trilyon 684.3 milyar dolara, 2023 yılında ise 2 trilyon 807.7 milyar dolara ulaşacak.

    Türkiye, IMF tahminlerine göre, 2022 yılında 2 trilyon 684.3 milyar dolarlık satın alma gücü paritesiyle milli gelirle İtalya’yı geride bırakarak 12’nci sıraya çıkacak. 2023 yılında da Türkiye, 2022’de olduğu gibi 12’nci sırada yer alacak.

    DOLAR ARTIŞI NEDENİYLE DOLAR BAZINDA MİLLİ GELİR DE DÜŞECEK

    2017 verilerine göre 10 bin 537 dolarlık kişi başına milli gelirle 68’nci olan Türkiye, dolardaki yükseliş nedeniyle dolar bazında 2018’de 8 bin 716 dolarlık kişi başına milli gelire inecek ve sıralamada 78’nci sıraya düşecek.

    IMF tahminlerine göre, Türkiye’nin kişi başına milli geliri 2019 yılında 7 bin 615 dolara geriledikten sonra yeniden yükselişe geçecek ve 2023’de 11 bin 26 dolara ulaşacak. Türkiye, bu milli gelirle sıralamada 78’nci olacak.

    Satın alma gücü paritesiyle kişi başına milli gelirde 2017’de 27 bin 49 dolarla 57’nci olan Türkiye, dolardaki yükselişin satın alma gücünü çok fazla etkilememesi nedeniyle 2018 yılında 28 bin 270 dolarla yine 57’nci sırada yer alacak.

    IMF tahminlerine göre, 2023 yılında 32 bin 307 dolara ulaşacak satın alma gücü paritesiyle kişi başına milli gelirle Türkiye 60’ncı olacak.

     



  • Kıbrıs ve İngiltere arasında sanat eğitimi köprüsü kuracak işbirliği imzalandı

    İSTANBUL, (DHA)- SANAT, tasarım ve iletişim alanında geçtiğimiz yıl Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde eğitim vermeye başlayan Arkın Yaratıcı Sanatlar ve Tasarım Üniversitesi (ARUCAD) ile İngiltere'den De Montfort Üniversitesi arasında işbirliği protokolü imzalandı. İşbirliği kapsamında öğrenciler / akademisyenler arasında değişim programları uygulanacak, ortak araştırmalar yürütülecek ve öğrencilere çift diploma fırsatı sunulacak. 

    İşbirliği protokolü; Arkın Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Erbil Arkın, ARUCAD Mütevelli Heyet Başkanı Dr. Sinan Arkın, ARUCAD Rektörü Prof. Dr. Turan Aksoy, De Montfort Üniversitesi'nden David Anthonisz, Martin Booth, Zeynep Arscott, sanat ve eğitim alanından isimlerin katıldığı bir törenle İstanbul'da imzalandı.

    ÖĞRENCİLERE ÇİFT DİPLOMA FIRSATI

    Anlaşma çerçevesinde iki üniversitenin öğrenci ve öğretim üyelerine karşılıklı akademik olanaklar sağlanacak. Bu akademik birliktelik sayesinde Kuzey Kıbrıs'ta ARUCAD Yerleşkesinde eğitime başlayan öğrenciler, eğitimlerini İngiltere'deki De Montfort Üniversitesi'nde tamamlama ve çift diploma alma hakkına sahip olabilecek. İki üniversite bu sözleşme sayesinde farklı işbirliklerine giderek yeni projelere imza atmayı hedefliyor.

    44 YIL ÖNCE MEZUN OLDUĞU ÜNİVERSİTE İLE İŞBİRLİĞİ YAPTI

    1973 yılında De Montfort Endüstriyel Tasarım Bölümünden mezun olduğunu söyleyerek konuşmasına başlayan Erbil Arkın, “Şu anda, mezunu olduğum De Montfort Üniversitesi ile Arkın Yaratıcı Sanatlar ve Tasarım Üniversitesi işbirliği anlaşması imzalıyor; bulunduğum noktadan gurur duyuyorum. Bu anlaşma, herkesin kazandığı bir işbirliği oldu. ARUCAD, De Montfort Üniversitesi, öğrenciler ve veliler herkes kazançlı. Bir röportajda bana ARUCAD’ı 10 yıl sonra nerede gördüğümü sordular. Ben ise onlara 'ARUCAD’ın 150 yıl sonra nerede olduğunu sormanızı beklerdim' dedim. 150 yıl sonra hiçbirimiz burada olmayacağız ama bu anlaşma devam edecek. ARUCAD, benden kalan en önemli miras olacak” dedi.

    Kendileri için bu işbirliğinin yalnızca bir başlangıç olduğunu söyleyen ARUCAD Mütevelli Heyeti Başkanı Dr. Sinan Arkın, "De Montfort Üniversitesi'nin İngiltere'nin önemli üniversiteleri arasında yer alması onlarla çalışmamız için en önemli sebeplerden biri. Bu üniversite ile işbirliği yapmamızın manevi bir yanı da var. Üniversite fikrinin sahibi babam Erbil Arkın 44 yıl önce bu üniversiteden mezun oldu. Şu anda ise ARUCAD, Erbil Arkın’ın mezun olduğu üniversite ile bir işbirliği yapıyor. Bu çok değerli" dedi.

    Dr. Arkın, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Programlarımız öğrencilerimize çok daha geniş bir yelpazede açacak. Öğrencilerimiz İngiltere’de üç yıl tam zamanlı öğrenim görme maliyetinin çok az bir kısmını ödeyerek saygın bir İngiliz Üniversitesi diplomasına da sahip olacak. Öğrencilerimiz öğretim malzemeleri, öğretim görevlisi ve imkanlarından faydalanacak ve çok değerli bir uluslararası deneyime sahip olacak.”

    "SANAT ALANINDAKİ BOŞLUĞU DOLDURMAK İSTEDİK"

    Üniversite olarak sadece sanat, tasarım ve iletişime yönelme nedenlerini de açıklayan Arkın, "Sanat ve tasarım aslında hayatımızda çok önemli bir rol oynuyor. Su içtiğimiz bardak, üzerimizdeki kıyafet, kullandığımız araba hepsi birer tasarımın ürünü. Biz de ARUCAD olarak sanat ve tasarım odaklı ilerlemek istedik çünkü Kıbrıs'ta bu konuda bir fırsat gördük. Üniversitesmizde, teori ile uygulamayı harmanlayan uluslararası alanda rekabetçi bir program uyguluyoruz. En son teknoloji ile donatılmış tasarım ve üretim tanıyoruz. En önemlisi uluslararası deneyime sahip eğitim kadrosu ile  sadece eğitimde değil yaratıcı endüstri dallarında pratisyenler olarak da öğrencilerimize günümüzün küresel ve rekabetçi iş dünyasında en iyi istihdam şansını vermeyi hedefliyoruz " diye konuştu.

    De Montfort Üniversitesi, Uluslararası Ofis Direktörü David Anthonisz ise yaptığı konuşmada sıcak karşılama için ARUCAD’a teşekkür etti. Anthonisz, “Burada iki mezunumuzla karşılaşmış olmak bizim için önemli bir referans olmakla kalmıyor aynı zamanda ortaklığımızı daha da değerli hale getiriyor. Bir üniversite için mezunlarının başarılarını görmekten daha fazla mutluluk veren bir şey yoktur. 2018 yılında Eylül itibariyle 100’den fazla ülkeden 2 binden fazla öğrenciyi De Montfort’ta ağırlıyoruz. Bu önemli anlaşma sayesinde Türkiye’den gelecek öğrencilerin küresel platformdaki değeri bizim için daha da artacak. Emeği geçen herkese teşekkür ederim” dedi.

    TOPLUMA AÇIK EĞİTİM VE SERTİFİKA PROGRAMLARI DA DÜZENLENİYOR

    Geçtiğimiz yıl öğrencilere kapılarını açan Arkın Yaratıcı Sanatlar ve Tasarım Üniversitesi 2018 yılında 40’a yakın öğrencisiyle lisans eğitimine başladı. Bünyesinde Sanat, İletişim ve Tasarım olmak üzere 3 fakülte barındıran üniversitede, Fotoğraf ve Video, Plastik Sanatlar, Yeni Medya, Görsel İletişim Tasarımı, İç Mimari ve Endüstriyel Tasarım bölümleri yer alıyor. Üretime dayalı sanat eğitimi vermeyi hedefleyen ARUCAD’da halihazırda 4 atölye (Ahşap Mobilya Atölyesi, Baskı Atölyesi, Cam Atölyesi, Seramik Atölyesi), 6 stüdyo (Animasyon Stüdyosu, Fotoğraf Stüdyosu, Resim Stüdyosu, Dijital Prodüksiyon Stüdyosu,Tasarım Stüdyosu, Temel Sanat ve Desen Stüdyosu) ve 3 laboratuvar (Mac Laboratuvarı, PC Laboratuvarı, FabLab) bulunuyor. Kıbrıs Adasının uluslararası ölçekteki tek Cam Atölyesine de sahip olan üniversite, tasarımcılara fikirlerini disiplinlerarası üretim olanaklarıyla hayata geçirme fırsatı sunan Innovation Hub ve FabLab’i de bünyesinde bulunduruyor. Yaşam Boyu Eğitim Merkezi ile topluma da sanatla ilgili alanlarda sertifikalı eğitimler veren ARUCAD 5 yıl içinde öğrenci sayısını 2 bine çıkarmayı hedefliyor.