MEDYAJANS.COM

ANASAYFA » SON DAKİKA » DHA SON DAKİKA HABERLERİ

SON DAKİKA HABERLERİ

DHA RSS Video Foto

  • Yükselen: LAÜ Gastronomi öğrencileri bizi gururlandırıyor

    LEFKE, (DHA)- LEFKE Avrupa Üniversitesi (LAÜ) Turizm ve Otel İşletmeciliği Yüksekokulu Gastronomi Bölümü öğrencileri, Rektör Prof. Dr. Mehmet Ali Yükselen ile bir araya geldi. LAÜ öğrencileri ‘En İyi Üniversite’ takım kategorisinde elde ettikleri birincilik kupasını Rektör Yükselen’e takdim ettiler. Yükselen, “LAÜ gastronomi öğrencileri bizi gururlandırıyor” dedi.

    İzmir’de bu yıl yapılan “II. Uluslararası Yemek Festivali” yarışmasında göstermiş oldukları başarılardan dolayı ‘En İyi Üniversite’ takım kategorisinde birincilik elde eden Gastonomi öğrencileri Rektör Yükselen’i makamında ziyaret ederek, birincilik kupasını Yükselen’e takdim ettiler.

    Gastronomi Bölümü Öğretim Görevlisi Zihni Türksel’in de eşlik ettiği ziyarette, Türksel katıldıkları tüm yarışmalarda LAÜ öğrencilerinin farklı kategorilerde derece elde ederek, öğrencilerin Gastronomi alanında kendilerini her geçen gün geliştirdiklerini belirtti. Türksel, öğrencilerin dönem içinde takım olarak yoğun ve özverili çalışmalarının neticesinde başarılar elde ettiklerini ve böylesi yarışmalarla mezuniyet sonrası profesyonel iş hayatlarına başlamadan önce öğrencilerin önemli tecrübeler ve deneyimler elde ettiklerini ifade ederek, kendilerine desteklerini esirgemeyen Yükselen’e ziyarette teşekkürlerini arz etti.

    Rektör Yükselen ise, LAÜ’yü uluslararası bir çok yarışmalarda en iyi şekilde temsil eden öğrencileri tebrik ederek, başarılarının devamı için üniversite olarak gereken her türlü desteği sağlayacaklarını belirtti. Öğrencilerin yarışmalarda elde ettikleri başarıların üniversite olarak kendilerini gururlandırdığını ifade eden Yükselen, eğitim verilen tüm programlarda uygulama ve pratiğe son derece önem verdiklerini vurguladı. Yükselen, gastronomi mesleğini seçen öğrenciler için de uygulamanın önemi düşünüldüğünde,mesleki gelişimlerine katkı sağlayacak her türlü yarışmalar ilebenzeri etkinlikleriyönetim olarak desteklemeye devam edeceklerini söyledi. 

    (FOTOĞRAF)



  • (Görüntülü) 'En Temiz Kurban Çadırı' yarışmasında ödüller sahiplerini buldu

    İSTANBUL,(DHA)-Beylikdüzü Belediyesi’nin hazırlıklarını tamamladığı ve 150 adet kurbanlık çadırın bulunduğu Beylikdüzü Modern Kurban Satış ve Kesim Yeri’nde en temiz çadırlar altınla ödüllendirildi. Yarışmada, en temiz kurban çadırı sahibine ödülü, Beylikdüzü Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu tarafından takdim edildi. Beylikdüzü Belediyesi tarafından düzenlenen en temiz çadır yarışmasında ödüller sahiplerini buldu. Yarışmada dereceye girenlere ödülleri Beylikdüzü Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu tarafından takdim edildi. Beylikdüzü Belediyesi, hazırlıklarını tamamladığı ve 150 adet kurbanlık çadırın bulunduğu Beylikdüzü Modern Kurban Satış ve Kesim Merkezi'nde kurban kesimi gerçekleştirmek isteyen vatandaşlar için de tam donanımlı bir hizmet veriyor. Toplam 24 bin metrekareden oluşan satış ve kesim alanı 2 bin 500 büyükbaş ile 3 bin 500 küçükbaş hayvan kapasitesine sahip ve alanda her biri 84 metrekare olan 150 çadır hizmet veriyor. “BU NOKTADA GERÇEKTEN GÜZEL BİR MERKEZ OLUŞTU” Herkesin bayramını kutlayan Beylikdüzü Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, “ Birincisi burada amaç şuydu; Şehirin dışında bir yer bulmaktı, onu bulduk. İkincisi burada kurbanlık alan müşterilerin sağlıklı bir hizmet almasını sağlamaktı. Hem fiziki ortamı, yerlerin temizliği, giriş çıkışların denetimli hale gelmesi. Üçüncüsü, buraya gelen esnafın da kaldığı süre boyunca hizmetlerini tam alabilmesidir. Duşunu, tuvaletini, yemesini, içmesini; bütünüyle hijyen içerisinde sağlayabilmesidir. Bu noktada gerçekten güzel bir merkez oluştu” dedi. “BELEDİYE BAŞKANI EKREM İMAMOĞLU’NA ÇOK TEŞEKKÜR EDERİZ” Büyükbaş hayvan çadır temizliğinde 2’nci olan Nurşen Aktürk, “Temizlik, hijyeni konusunda büyükbaş hayvanda 2’nci olduk. Hayvanlarımızı her sene boyunca getiriyoruz. Temiz tutuyoruz. Yemlerini her zaman temiz ve kuru tutuyoruz. Her sene de yapacağız. Herkesi bekler, iyi bayramlar dileriz. Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na da çok teşekkür ederiz” diye konuştu.



  • 'En Temiz Kurban Çadırı' yarışmasında ödüller sahiplerini buldu

    İSTANBUL,(DHA)-Beylikdüzü Belediyesi’nin hazırlıklarını tamamladığı ve 150 adet kurbanlık çadırın bulunduğu Beylikdüzü Modern Kurban Satış ve Kesim Yeri’nde en temiz çadırlar altınla ödüllendirildi. Yarışmada, en temiz kurban çadırı sahibine ödülü, Beylikdüzü Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu tarafından takdim edildi.

    Beylikdüzü Belediyesi tarafından düzenlenen en temiz çadır yarışmasında ödüller sahiplerini buldu. Yarışmada dereceye girenlere ödülleri Beylikdüzü Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu tarafından takdim edildi.

    Beylikdüzü Belediyesi, hazırlıklarını tamamladığı ve 150 adet kurbanlık çadırın bulunduğu Beylikdüzü Modern Kurban Satış ve Kesim Merkezi'nde kurban kesimi gerçekleştirmek isteyen vatandaşlar için de tam donanımlı bir hizmet veriyor. Toplam 24 bin metrekareden oluşan satış ve kesim alanı 2 bin 500 büyükbaş ile 3 bin 500 küçükbaş hayvan kapasitesine sahip ve alanda her biri 84 metrekare olan 150 çadır hizmet veriyor.

    “BU NOKTADA GERÇEKTEN GÜZEL BİR MERKEZ OLUŞTU”

    Herkesin bayramını kutlayan Beylikdüzü Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, “ Birincisi burada amaç şuydu; Şehirin dışında bir yer bulmaktı, onu bulduk. İkincisi burada kurbanlık alan müşterilerin sağlıklı bir hizmet almasını sağlamaktı. Hem fiziki ortamı, yerlerin temizliği, giriş çıkışların denetimli hale gelmesi. Üçüncüsü, buraya gelen esnafın da kaldığı süre boyunca hizmetlerini tam alabilmesidir. Duşunu, tuvaletini, yemesini, içmesini; bütünüyle hijyen içerisinde sağlayabilmesidir. Bu noktada gerçekten güzel bir merkez oluştu” dedi.

    “BELEDİYE BAŞKANI EKREM İMAMOĞLU’NA ÇOK TEŞEKKÜR EDERİZ”

    Büyükbaş hayvan çadır temizliğinde 2’nci olan Nurşen Aktürk, “Temizlik, hijyeni konusunda büyükbaş hayvanda 2’nci olduk. Hayvanlarımızı her sene boyunca getiriyoruz. Temiz tutuyoruz. Yemlerini her zaman temiz ve kuru tutuyoruz. Her sene de yapacağız. Herkesi bekler, iyi bayramlar dileriz. Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na da çok teşekkür ederiz” diye konuştu.

    (FOTOĞRAF-GÖRÜNTÜ)



  • BiP, 60 dakika ücretsiz konuşma fırsatı sunuyor

    LEFKOŞA, (DHA)- Kuzey Kıbrıs Turkcell’liler yurt içi ve Türkiye’deki tüm hatlar ile BiP üzerinden 60 dakika ücretsiz konuşma fırsatına sahip olacak. Kuzey Kıbrıs Turkcell Genel Müdürü Harun Maden, tüm müşterilere rahat iletişim kurabilme imkanı sağladıklarını vurgulayarak, “Tamamen yerli ve milli uygulamamız BiP üzerinden ücretsiz arama fırsatı sunuyor, müşterilerimize ayrıcalıklı olduklarını hissettiriyoruz” dedi.

    Müşterilerine sundukları kampanya hakkında açıklama yapan ve  Kurban Bayramı’nı da kutlayan Kuzey Kıbrıs Turkcell Genel Müdürü Harun Maden açıklamasında şunları söyledi:

    “Bayramların bizler için ayrı bir önemi vardır. Kurban Bayramı’na özel sunulan bu kampanyada da müşterilerimize tamamen yerli ve milli uygulamamız BiP üzerinden yurt içindeki ve Türkiye’deki tüm hatlar ile konuşabileceği ücretsiz tam 60 dakika sunuyoruz. Bunu yaparken tek amacımız gönülden bağlı olduğumuz müşterilerimizin Kurban Bayramı’nda yüzlerini güldürmek, teknoloji ile uzakta olan sevdiklerini yanlarına taşımaktır. Bu vesile ile Turkcell ailesi olarak tüm Müslüman âleminin bayramını kutlarız.”

    YERLİ VE MİLLİ UYGULAMA BİP’TEN 60 DAKİKA HEDİYE

    Kuzey Kıbrıs Turkcell’den yapılan açıklamaya göre BAYRAM yazıp 5467’ye kısa mesaj gönderen tüm Kuzey Kıbrıs Turkcell’liler sabit telefon hatlarının da aranabildiği yerli ve milli uygulama BiP üzerinden yurt içi ve Türkiye her yöne 60 dakika ücretsiz konuşma hakkı kazanacak. Açıklamada faturalı ve faturasız hat kullanan tüm Kuzey Kıbrıs Turkcell kullanıcılarının kampanyadan faydalanabileceği, hediye talebinin bayram boyunca yapılabileceği, BiP uygulaması olmayıp uygulamayı ilk kez indirecek kişilere de 1GB internet hediye edileceği belirtildi.

    NASIL FAYDALANILIR?

    BiP uygulaması olan ve kampanyadan faydalanmak isteyenlerin tek yapması gereken talepte bulunmak. BiP uygulaması olmayan ve kampanyadan yararlanmak isteyenler içinse şu bilgilere yer verildi:

    “Telefonunuzda BiP uygulaması yoksa işletim sistemine göre Google Play Store veya App Store'a BiP yazarak, uygulamayı indiriniz. Uygulamayı açtığınızda karşınıza çıkan aktivasyon ekranına telefon numaranızı girerek, aktivasyon için gerekli SMS şifresini isteyiniz. SMS ile gelen kodu BiP uygulaması aktivasyon sayfasına girerek işleminizi tamamlayabilirsiniz. Sonrasında BAYRAM yazıp 5467’ye SMS göndererek talepte bulunabilir, hediye dakikalarınızı hattınıza tanımlayabilirsiniz. Uygulama içerisindeki rehbere girip aramak istediğiniz kişiyi seçerek BiP her yöne arama seçeneğini seçerek aramanızı başlatabilirsiniz. 20 ile 24 Ağustos tarihleri arasında geçerli olacak, bir kez faydalanabileceğiniz kampanya günlüktür ve katılım sağlanan günden ertesi gün saat 23:59’a kadar geçerlidir. Kalan dakikalarınızı öğrenmek için KALAN yazıp 5467’ye SMS göndererek bilgi sahibi olabilirsiniz. Kampanyadan tüm Kuzey Kıbrıs Turkcell ses hattı kullanıcıları yararlanabilir.”

    (FOTOĞRAF)



  • Kurban Bayramı'nda sağlıklı beslenme önerileri

    LEFKOŞA, (DHA)- YAKIN Doğu Üniversitesi Hastanesi Diyetisyeni Banu Özbingül Arslansoyu, Kurban Bayramı’nda şeker, şekerli gıda ve et tüketiminin arttığını, özellikle diyabet hastaları tarafından şeker tüketiminde aşırıya kaçılmaması, hipertansiyon, kalp ve damar hastalıkları ile benzer kronik hastalığı olan bireylerin ise et tüketimini kontrollü yapması gerektiğini söyledi. Arslansoyu, bayramda sağlıklı beslenme önerilerinde bulundu.

    KIRMIZI ETTEKİ YAĞ ORANI ORTALAMA YÜZDE 20

    Kırmızı etin doymuş yağ ve kolesterolden zengin bir besin olduğunu söyleyen Diyetisyen Arslansoyu, üzerinde görünen yağlı kısım etten ayrılsa bile kırmızı etteki ortalama yağ oranının yüzde 20 olduğunu belirtti.  Kronik hastalığı olan bireylerin yağsız ya da az yağlı etleri tercih etmesi gerektiğini dile getiren diyetisyen, etlerin haşlama ya da ızgara şeklinde tüketilmesine dikkat edilmesi gerektiğini belirtti. Arslansoyu, “Etler haşlama ya da ızgara tercih edilmeli, kızartmadan kaçınılmalıdır.  Etle yapılan yemekler kendi yağı ile pişirilmeli, ilave yağ eklenmemelidir.  Etler E ve C vitamini içermezler.  Bu nedenle etlerin mutlaka sebzelerle beraber pişirilmesi önemlidir.  Bu yöntem hem besin çeşitliliğini sağlayacak hem de bazı minerallerin vücut tarafından emilimini arttıracaktır” diye konuştu.

    MANGALDA PİŞİRİLEN ET ZARARLI MI?

    Ülkemizde bayram denilince akla ilk gelenin mangal olduğunu söyleyen Diyetisyen Banu Özbingül Arslansoyu, mangalda pişirilen etlere uygulanan yöntemin yanlış olduğunu belirtti. Uygulanan yanlış yöntemle ette kanserojen maddelerin oluşmasına sebep olunduğunu söyleyen Arslansoyu, etin yüksek sıcaklıkta pişip yanması sonucunda, heterosiklik, aminler ve polisiklik aromatik hidrokarbon (PAH) denilen kanserojen maddelerin ortaya çıktığını ifade etti. Arslansoyu, bu maddelerin etten ateşe damlayan yağlardan ve çıkan dumanın etle temasından oluştuğunu belirtti.

    MANGAL YAPARKEN YÜKSEK ATEŞİ TERCİH ETMEYİN

    Mangalda pişirilen etleri kanserojen maddelerden korumak için kömür kullanımında çok yüksek ateşi tercih etmemek gerektiğini, yüksek ateşin ette kanserojen maddelerin açığa çıkmasına ve B grubu vitaminlerin kaybına yol açtığını söyleyen Diyetisyen Banu Özbingül Arslansoyu, kömür közüyle et arasında en az 15 santimetrelik bir mesafenin bulunması gerektiğini ve etlerin alevle yakılarak pişirilmemesi gerektiğini belirtti.  Arslansoyu pişirme önerileri ile ilgili şunları söyledi:

    “Pişirme öncesi etlerin bazı baharat ve otlarla marine edilmesi kanserojen madde oluşumunu azaltmaktadır.  Bu yüzden etlerinizi marine edin.  Mangal ve ızgaralarınızı her kullanımdan sonra çok iyi temizleyerek, oluşmuş kanserojen maddelerin bir sonraki yemeğinize aktarılmasını önleyin. Ateşe damlayan yağ ile açığa çıkan kanserojen maddelerin oluşumunu azaltmak için yağlı etlerden kaçının.”

    BEKLETİLMEDEN TÜKETİLEN ETLER HAZIMSIZLIĞA YOL AÇIYOR

    Özellikle kurban bayramında çok sayıda hayvanın kesilmesi ile kesim öncesi ve sonrasında gereken kontrol ve hijyen kurallarına uyulmaması ile hastalıkların ortaya çıktığını söyleyen diyetisyen, kurbanlık hayvanın kesiminden sonra “rigor mortis” adı verilen ölüm sertliğinin ortaya çıktığını ve etlerin bekletilmeden bu sertlikle tüketilmesi durumunda midede şişkinlik, hazımsızlık gibi sıkıntılara yol açacağını belirtti. Diyetisyen Banu Özbingül Arslansoyu şöyle devam etti:

    “Bunu önlemek için etler kesildikten hemen sonra 5-6 saat serin bir yerde 14-16 santigrat derece sonrasında 18-19 saat da buzdolabında bekletmeli, toplamda 24 saat beklettikten sonra tüketmelidir.  Etler kesinlikle çiğ ya da az pişmiş olarak tüketilmemeli, büyük parçalar halinde değil, birer yemeklik olacak şekilde küçük parçalara ayrılarak buzdolabı poşetinde, buzdolabında ya da derin dondurucuda saklanmalıdır.  Bu şekilde hazırlanan etler buzdolabında 3 gün, derin dondurucuda 3 ay muhafaza edilebilmektedir.  Kıyma olarak saklanacaksa bu sürenin daha da kısa olduğunu unutmayın. Etler dondurulduktan sonra buzdolabında çözdürülmeli, çözünen et hemen pişirilmeli, tekrar dondurulmamalıdır.”

    BAYRAMDA GÜNE HAFİF KAHVALTIYLA BAŞLAYIN

    Bayramda beslenme önerisinde bulunan diyetisyen Banu Özbingül Arslansoyu, güne hafif bir kahvaltıyla başlanması gerektiğini söyledi. Arslansoyu,  “Az ve sık aralıklarla beslenin. Şerbetli tatlılar yerine sütlü ve meyveli tatlıları tercih edin. Tabağınızın dörtte birini et, dörtte birini tahıl, kalan kısmını ise sebze yemekleri ve salatadan oluşturun. Bol su tüketin. Aç karnına bayram ziyaretine gitmeyin. Fiziksel aktivitenizi arttırın” dedi.

    (FOTOĞRAF)



  • Ali Serim: Yapısal reformların tam zamanıdır

    İSTANBUL, (DHA)- Fin-as Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı, Strateji ve Finans Uzmanı Ali Serim, Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik ortamı değerlendirerek, acil hayata geçirilmesi gereken yapısal reformlar olduğunu belirtti. Serim, “Şimdi yapısal reformların tam zamanıdır” dedi.

    Son günlerde ciddi bir ekonomik savaş ile karşı karşıya kaldığımızı ifade eden Serim,  “Bu savaş bir süre daha sürecek gibi gözüküyor. Ne yazık ki ABD müttefiki olan NATO üyesi Türkiye'ye çok yanlış bir tavır takınmış durumda. Ülkemize karşı yapılan ekonomik saldırılara mütekabiliyet çerçevesinde karşılık verir, piyasaları koruyucu tedbirleri hızla alırken bir yandan da yapısal reformları derhal uygulamaya almalıyız. Dünyayı şaşırtmak ve yapısal reformları gündemimizin birinci maddesi yapmanın tam da zamanı olduğunu düşünüyorum” diye konuştu. 

    “TİCARETİN DOLAR HARİCİ PARA BİRİMLERİYLE YAPILABİLİYOR OLMASI ÇOK ÖNEMLİ”

    İhracatın önemli bir kısmının Avrupa Birliği ve ABD ile yapıldığını ve bu durumun bizi ABD doları ve euro’ya bağımlı yaptığını dile getiren Ali Serim, “Çin ve Rusya'ya ihracatımızın arttırılması çok önemli. Çin'e mal satmak zor. Ama Rusya ve periferisindeki ülkeler önemli pazarlar olabilir. Sattığımız bin liralık malın 500 liralık kısmını doğuya satıyor hale gelmemiz gerekli. Bu ticareti ABD doları harici para birimleriyle yapabiliyor olmamızın tesis edilmesi çok önemli. Son günlerde yaşadığımız dalgalanmalar bu durumun aciliyetini gözler önüne seriyor” ifadelerini kullandı.

    “ÖZEL ŞİRKETLERİN DOLAR BORCU AZALTILMALI”

    Özel şirketlerin dolar borcunun azaltılması gerektiğinin önemini vurgulayan Serim, yapısal reformların şoklara daha dayanıklı hale gelmemiz için yapılacak düzenlemeler olduğunu ve bu reformlarla üretimin artacağını söyledi. Serim, şunları söyledi:

    “Yapılacak refomlar ile üretim, üretkenlik, yatırım ve istihdam artar. Rekabet koşulları iyileştirilebilir. Uzun zaman alsa da zamanı gelmiştir. Eğitim sisteminin güncel ve teknolojik trendlere uygun hale getirilmesi, Fen Liseleri'nin yaygınlaştırılması ve ülkemizin teknoloji geliştiren bir ülke olması için atak yapılması bence gereklidir. Çalışanların yüzde 70'i okulda öğrendiklerini çalışırken kullanmıyorlar. Bu duruma müdahale etmek gerekiyor. Büyümenin ithalata bağımlı halden kurtarılması yapısal reformların olmazsa olmazlarındandır. Mali disiplin konusunda son 16 yılda çok iyi bir performans sergilense de daha da sıkılaşmalıdır. Özel şirketlerin ABD doları borcunun azaltılması önemlidir. Özgürlüklerle ilgili ülkemiz hakkında dünyada yapılan negatif yayınların önüne geçilmelidir. Ülkemizin imajı özgürlükler ülkesi imajı ile paralel hale nasıl getirilir? Üzerine çalışılmalı ve gerekli girişimlerde bulunulmalıdır. Kişilerin özgürlüklerinin devlet güvencesine alınmasında iletişimin daha iyi yapılması gerekiyor. Hukuk Sisteminin hızla standartlarının iyileştirilmesi gerekiyor. Sosyal Güvenlik ve Sağlık Reformu'nun yapılması da başlı başına büyük önem taşımaktadır. Kıdem tazminatları konusu çözümlenmelidir. İş gücü piyasasına yeni yaklaşımlarla bakmak gerekiyor. Vergi Reformu çok önemli ve üzerine büyük çalışmalar yapılmış durumda. Enerji harcamalarının daha az maliyetli olması için yapılması gerekenlerin bir an önce uygulamaya koyulması gereklidir. Sektörel reformlar, yapısal reformlar kapsamında konuşulan konulardandır. Ülkemizin yeni, sağlıklı, sürdürülebilir ve cari açık üretmeden büyümesi yapısal reform sürecinden kaynaklanacaktır. İş aleminin önünden engellerin kaldırılması ve girişimciliğin desteklenmesi önemlidir. Girişim Sermayesi ve Melek Yatırımcılık modelleri güçlendirilmelidir. Parlak fikirler kolayca hayata geçirilebilmelidir. Uzun yıllardan beri üzerine büyük emekler verilmiş olan İstanbul Finans Merkezi Projesi de acilen hayata geçirilmelidir.

    (FOTOĞRAF)



  • Yakın Doğu'lu mühendislerden otonom araç yazılımı

    LEFKOŞA, (DHA)- YAKIN Doğu Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Uygulamalı Yapay Zeka Araştırma Merkezi mühendislerinden Murat Arslan, Şenol Korkmaz ve Idoko John Bush, simülasyon ortamında otonom araba yazılımı geliştirdiler.

    Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden yapılan açıklamaya göre, üniversitenin bir bölümünü modelleyen mühendisler simülasyon ortamında geliştirdikleri yazılım ile gerçeğe yakın modellenen bir arabayı insansız olarak kampus içerisinde trafik kurallarına uyarak dolaştırmayı başardılar. Açıklamada, aracın üzerine 2 kamera, 1 lidar sensor, 12 adet ultrasonic sensor yerleştiren mühendislerin aynı zamanda paralel park yazılımı da geliştirildiği kaydedildi.

    Yapılan çalışmalarda kameralardan görüntü alan mühendisler, resim işleme teknikleri kullanarak trafikteki yayalar, diğer araçlar, trafik ışık ve levhalarına uygun şekilde aracın hızını ve direksiyon açısını hesapladılar. Yazılımlarına ekledikleri yapay zekayla daha önceden kaydedilen sürüş tekniğine benzer şekilde aracı süren mühendisler bir kaç farklı yol daha bulma algoritması üzerinde çalışıyor. Geliştirilen otonom yazılım ilerleyen zamanlarda gerçek yol ortamı koşullarında denenecek.

    "GERÇEK SÜRÜŞ DENEMELERİ YAPILACAK"

    Ayrıca yazdıkları yazılımı bilgisayar ortamındaki araba yarışı oyunlarında test eden mühendisler, programın insandan daha başarılı olduğunu ve gelecekte insanların yerini alacağı düşünülen bu tip yazılımların kazaları ve kayıpları en aza indireceğini vurguladılar. Önümüzdeki günlerde simulasyon ortamından çıkıp, gerçeğe yakın bir ortam kuracaklarını belirten mühendisler, uzaktan kumandalı arabaya entegre edecekleri bir sistem ile gerçek hayatta sürüş denemelerine başlayacaklarını kaydettiler.

    MULTİMEDİA SİSTEMİ KONTROL EDİLEBİLECEK

    Buna ek olarak, araç içersindeki kameradan sürekli şoförü takip eden ve uyuması halinde klimaları açan ve uyarı veren bir sistem de geliştirildi. Bununla birlikte şu an dünyada sadece BMW markasının en yeni modellerinde hayata geçirilmiş olan el hareketleri ve ses komutları ile aracın multimedia sistemini de kontrol etmeyi başardıklarını dile getirdiler. Mühendislerden Murat Arslan daha önce Günsel prototip 1’in elektrik sistemini dizayn ettiğini ve yaptıkları bu sistem ile aracın bütün fonksiyonlarının ses ile kontrol edilebileceğinin de mümkün olduğunu sözlerine ekledi.



  • Esenyurt’ta 3 bin Suriyeli bayram öncesi vatanlarına döndü

    İSTANBUL, (DHA) - Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Özgür Suriye Ordusu ile birlikte Suriye’de gerçekleştirdiği Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı operasyonlarının ardından bölgenin güvenli hale gelmesi, Türkiye’de yaşayan Suriyelilerin ülkelerine dönme isteğini artırdı. Kurban Bayramı öncesi ülkelerine dönen Suriyeli sayısı 3 bine ulaştı.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Suriyelilerin ülkelerinin güvenli bölgelerine dönmeleri gerektiği yönündeki beyanatları da kalıcı kesin dönüşlere ivme kazandırdı. Kurban Bayramı öncesinde ülkelerine dönen Suriyelilerin sayısı her geçen gün artarken son kafileyle de 42 Suriyeli ülkelerine kesin dönüş için yola çıktı.

    SURİYELİ VATANDAŞLAR ÇİFTE BAYRAM YAŞADI

    Kurban Bayramı'nı vatanlarında karşılayacak olmanın heyecanıyla Esenyurt Belediyesi’ne ait otobüse binen Suriyeliler, ülkelerine dönmek üzere Kilis Öncüpınar Sınır Kapısı’na doğru yola çıktı. 3 otobüsle yola çıkan Suriyelilerden 21’i Cerablus’a 21’i ise Afrin’e gidecek. Kesin dönüş yapan Suriyelilerin eşyaları da Esenyurt belediyesi tarafından önceden memleketlerine gönderildi.

    SURİYELİLER BAYRAM HEDİYELERİYLE YOLA ÇIKTI

    Esenyurt’tan yola çıkan  kafileyi bizzat uğurlayan Esenyurt Belediye Başkanı Ali Murat Alatape, ailelere ve çocuklara çeşitli hediyeler verdi.Başkan Ali Murat Alatepe, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Cerablus ve Afrin’i güvenli hale getirdiğini belirterek,  “İlçemizde bulunan ve önceden giden Suriyelilerin orda düzenlerini kurması buradaki akraba ve komşularının da geri dönme isteğini arttırıyor. Daha önceden de çeşitli sayılarda Suriyeliyi gönderdik ve bu ciddi rakamlara ulaştı. Esenyurt’tan ayrılan Suriyelilerin sayısı 3 bini buldu. İşlemleri tamamlanan Suriyelileri kafileler halinde ülkelerine uğurluyoruz. Dönüş yapan Suriyelilerin orada kurdukları lokantalara, gıda işletmelerine Esenyurt adını verdiklerini öğrendik. Kendileri uzun yıllar burada yaşadıkları için Esenyurt’la özdeşleştiler ve bunu isimle yaşatmak istiyorlar” dedi.

    “ÜLKELERİNE KESİN DÖNÜŞ YAPAN SURİYELİLER TÜRKİYE’YE ARTIK PASAPORTLA GİRECEK”

    Alatepe, Türkiye’de Suriyelileri misafir ettiklerini belirterek, “Oraların düzeldiği zaman Suriyelerin dönmesi gerekiyor. Mehmetçiğin temizlediği bölgelerde yaşayan Suriyeliler de ülkelerine dönüyor. Onlar da burada kalmak istemiyor memleketlerine dönmek istiyor. Suriye’de düzelen noktalarda ticaret hızla artıyor. Çünkü birçok ihtiyaç var ve bunların karşılanacağı yer az“ dedi. Kendilerinin üzerine düşen görevi yerine getirdiklerini bildiren Alatepe, Bu konuda biz Suriyelileri sınırda Kızılay ve AFAD’a teslim ediyoruz. Onlar gerekli işlemlerin ardından Suriyelileri evlerine götürüyor. Bu dönüş onların kesin dönüşü. Buralara gelmek isterlerse bundan sonra pasaportla gelebilirler” dedi.

    Başkan Alatepe, bayramdan sonra da AFAD’ın onay verdiği anda 700 kişilik bir Suriyeli grubunda dönmek için hazır beklediğini de söyledi.

    ÜLKELERİNE DÖNÜŞ YAPMAK İSTEYEN SURİYELİLER NE YAPMALI?

    Ülkelerine kesin dönüş yapmak isteyen Suriyeliler, İl Göç İdaresi’ne başvurarak sığınmacılık statülerinin sonlandırılmasını talep ediyorlar. İşlemleri tamamlandıktan sonra da verilen izin kağıtları ile ülkelerine kesin dönüş yapıyorlar. Esenyurt Belediyesi ise Suriyeli sığınmacılara bürokratik işlemlerde rehberlik ediyor ve gruplar halinde sınıra taşıyor. Burada sığınmacıları teslim alan AFAD veya Kızılay ekipleri sınır geçişlerini organize ederek evlerine ulaşmalarını sağlıyor.

    (GÖRÜNTÜLÜ/FOTOĞRAFLI)

     



  • "Tatile çıktığınızı sosyal medyadan duyurmayın"

    İlknur SARGUT-Hüseyin ÇAKMAK/İSTANBUL, (DHA)- GÜVENLİK Uzmanı Demir Bilgütay, Ramazan ve Kurban Bayramı gibi uzun soluklu tatillerde hırsızlık olaylarının arttığını belirterek tatile çıkacak vatandaşları sosyal medyadan 'yer bildirimi' yapmamaları konusunda uyardı. Daire kapısının önüne bırakılacak bir iki çift ayakkabının hırsızı caydıracağına dikkat çeken Bilgütay, "Gün içinde sönüp, akşam yanacak zaman ayarlı bir lamba ve düzenli olarak temizlenen posta kutusu hırsızlık vakalarına karşı etkili bir önlem olacaktır" dedi.

    Uzun tatillerde hırsızlık olaylarında da bir artış yaşanıyor. Geride bıraktığımız Ramazan Bayramı'nın ardından salı günü başlayacak olan Kurban Bayramı hafta sonuyla birleşince 9 güne çıktı. Tatil süresinin uzaması ve mevsimin yaz olması nedeniyle vatandaşlar bu süreyi şehir dışında değerlendirmek için yavaş yavaş evlerini terk etmeye başladı. Bu tür tatillerde hırsızlık vakalarında bir artış yaşandığına dikkat çeken Demir Bilgütay, bu tür olaylara karşı alınacak tedbirler hakkında önemli bilgiler verdi. Vatandaşların en çok dikkat etmesi gereken konunun sosyal medya paylaşımları olduğunun altını çizen Bilgütay, "İnsanlar tatile çıkarken sosyal medyadan paylaşım yaparak nerede olduklarını bildiriyorlar. Bu yer bildirimleri kişinin evde olmadığını kanıtlayarak hırsızlık olaylarını artırıyor. Bu dönemde sosyal medyada yer bildirimi yapmaktan uzak durmanız gerekiyor" uyarısında bulundu.

    "DAİRE KAPINIZIN ÖNÜNE AYAKKABILARINIZI BIRAKIN"

    'Hırsızlık sizin tatil yapmanızı bekliyor' diyen  Bilgütay, evde alınacak birkaç küçük önleme dikkat çekti. Bilgütay, "Apartmanlarda ana giriş kapısının kapalı tutulması önemli. Böylelikle seyyar satıcıların girmesini engelleyebilirsiniz.  İkinci önemli husus ise kişinin kendi daire kapısı. Bu kapının da en az iki kere kilitlemesi ve alt-üst çift kilit kullanılması gerekir. Ayrıca kapının önüne bırakılacak bir iki çift ayakkabı da birçok hırsızlık olayını önleyecektir. Bu önlem 'evde biri var' hissini uyandıracağından caydırıcı olacaktır. Eğer imkanınız varsa dairede gün içinde kapanıp akşam yanacak zaman ayarlı bir lambanın olması faydalı olacaktır" diye konuştu.

    "DEĞERLİ EŞYALARINIZI BANKAYA EMANET EDİN"

    Hırsızların, evlerin elektrik sayaçlarını dahi kontrol ettiklerinin altını çizen Bilgütay, evde alınması gereken önlemleri şöyle sıraladı:

    "Hırsızlar, elektrik sayacının dönme hızına göre evde birinin olup olmadığına karar veriyorlar. Dışarıdan gözlemlendiğinde de ışık yanıp sönüyorsa bu caydırıcılık sağlıyor. O nedenle evde bir lambanın açık bırakılmasında fayda var. Diğer önemli bir tedbir ise posta kutularında herhangi bir şey bırakılmaması yönünde. Güvendiğimiz bir komşumuzdan posta kutusunu temizlemesini isteyebilirsiniz. Evimizi alarm sistemleriyle destekleyebiliyorsak kesinlikle camlarınızı kapalı tutun. Ulaşılmayacak bölgelerde olan perdelerin bir tanesinin mümkünse yarım açık ya da açık olmasını sağlayın. Bu evde birilerinin yaşadığı hissini verecektir. Para mücevher ve ziynet eşyaların bayram öncesi bir bankaya yatırılması veya çelik kasada muhafaza altına alınması yararlı olacaktır."

    "HIRSIZLAR GİRİŞİ DEĞİL ÇATI KATLARI TERCİH EDİYOR"

    Hırsızların genellikle giriş katları tercih ettiği yönündeki kanının yanlış olduğunu vurgulayan Bilgütay, çatı katının tenha olması nedeniyle daha tehlikede olduğuna dikkat çekti. Üst katlarda da demir pencere koruması olması gerektiğini söyleyen Bilgütay, "Daha fazla giriş çıkış olduğu için alt katlar güvenli üst katlar ise daha tehlikelidir. Hırsızlar, daha fazla dikkat çekmeden görünmeden bu işleri yapabilecekleri yerleri tercih ediyorlar. Tenha bölgelerde oturanların kesinlikle pencerelerine korkuluk yaptırmaları yararlı olacaktır. En üst katta oturanlara bile korkuluk öneriyorum. En alt ve en üstte oturanların kesinlikle korkuluk yaptırması şart" ifadelerini kullandı

    "ARAÇ RUHSATINIZI YANINIZDAN AYIRMAYIN"

    Otomobillerin mümkün olduğunca mahalle aralarına ve bina önlerine bırakılmaması gerektiğinin altını çizen Bilgütay, "Evler kadar arabalarınız da hırsızlık olaylarına karşı tehlike altında. Bu nedenle kendi garajınız veya sitenizin otoparkı varsa burayı tercih edin. Büyük hatalardan biri de ruhsatı arabada bırakmak. Bu hırsızların işini iki kat kolaylaştırıyor. Ruhsatımızı mümkün olduğunca yanınızda taşıyın, araç içerisinde bırakmayın. Bir direksiyon kilidi temin edin. Kırılmaz cam kullanmanız da hırsızlığı engellemede büyük yarar sağlayacaktır. Bu önlemlerden sonra rahat bir tatil geçirebilirsiniz" diye konuştu.

    HIRSIZLIKLIĞA ÖZENDİRİCİ VİDEOLARA DİKKAT!

    Bazı sosyal paylaşım sitelerinde araba ve ev kapısı açmaya yönelik bilgilendirici videoların yer aldığını hatırlatan Bilgütay vatandaşları, "Bu tür videoları mümkünse şikayet edelim. Belli bir şikayet sayısına ulaştığında bunları kaldırmak durumunda kalırlar. Devletimiz de burada destek çıkarsa bunların kaldırılması bizim yararımıza olacaktır. İnsanlar kapıda kaldıklarında bir çilingir çağırıp kapılarını açtırabilirler. Bu videolar hırsızlık eğiliminde olan kişileri de özendirici nitelik taşımaktadır" sözleriyle uyardı.

    (FOTOĞRAF/GÖRÜNTÜ)



  • TEKNOSA'nın yeni ürünü Preo'da cazip avantajlar

    İSTANBUL, (DHA)-TEKNOLOJİ perakendecisi Teknosa, Preo ailesinin yenilikçi ürünleri, kablosuz şarj özellikli Preo Wireless Powerbank, 3 girişli Premium Powerbank, aksiyon kameraları ve bluetooth kulaklıkları, avantajlı fiyatlarla tüketicilerle buluşturuyor.

    Sabancı Holding iştiraklerinden Teknosa, kendi özel markası olan Preo'yu teknoloji severlerle buluşturuyor.  Preo Wireless Powerbank ve Lightning, Type-C ve Micro-USB girişlerinin üçüne de sahip olan Preo Premium Powerbank şarj sorunu olmadan hareket özgürlüğü sağlarken, yeni Preo aksiyon kameraları en heyecanlı ve keyifli anları ölümsüzleştiriyor.

    ADRENNALİN TUTKUNLARININ VAZGEÇİLMESİ KAMERALAR

    Preo’nun yeni aksiyon kameraları, adrenalin tutkunlarının vazgeçilmezi olacak. Geniş açılı lensi ve 4K ULTRA HD çözünürlüğe sahip olan Preo aksiyon kameraları, su geçirmez kılıfı, bisiklet, kask ve kol aparatı ile her anı fotoğraf veya video olarak kaydetmeyi sağlıyor. Preo markalı seçili aksiyon kameraları, Ağustos ayının sonuna kadar yüzde 25 indirim ile Teknosa mağazaları ve teknosa.com’da tüketicileri bekliyor.

    PREO BLUETOOTH KULAKLIKLAR İNDİRİMLİ

    X-BASS ile güçlendirilmiş ses kalitesi ve 10 metre çekim mesafesi ile Preo bluetooth kulaklıklar müzik dinlemenin en keyifli halini yaşatıyor. Ağustos ayı boyunca Teknosa mağazaları ve teknosa.com üzerinden 100 TL ve üzeri alışveriş yapanlar, birbirinden renkli Preo bluetooth kulaklıklara 129 TL yerine 49 TL’den sahip olabiliyor.

    (FOTOĞRAF)

     

     



  • Ahmet Eke: Hedefimiz 2021’de Capital 500 araştırmasında ilk 15’in içinde olmak

    İSTANBUL, (DHA) - AYTEMİZ Akaryakıt Dağıtım hedefini, 2021 yılında Türkiye'nin en büyük 500 şirketi arasında ilk 15'e girmek olarak belirlediğini açıkladı.  2016 yılında yayınlanan en büyükler listesindeki 54'üncü sıradan; bir yıl sonra 46'ncı sıraya yükselen Aytemiz Akaryakıt Dağıtım'ın Genel Müdürü Ahmet Eke, sektördeki hızlı büyümelerini ve 2021 hedeflerini DHA’ya değerlendirdi.  Büyüme hızında lider olduklarını söyleyen Eke "Aytemiz markası, LPG ve akaryakıt piyasasında, son 7 yıldır organik olarak düzenli büyüyen bir şirket. Satın alarak değil, yeni bayi transferleri yaparak, büyüme hızında lider olduk. Bugünlerde para piyasalarında negatif gelişmeler yaşasak da, ekonomimizin bu durumdan daha da güçlenerek çıkacağına inanıyoruz" dedi.

    Capital500 araştırmasına göre 2017 listesine 46’ıncı sıradan giren Aytemiz Akaryakıt Dağıtım hakkında konuşan Ahmet Eke, bunu markalarının istikrarlı, sürekli ve sürdürülebilir büyümesine borçlu olduklarını ifade ederek “Şirket olarak biz de daha iyi yerlere gideceğiz” dedi.

    “AMACIMIZ 2020 YILINDA ÇOK DAHA FAZLA TERCİH EDİLEN BİR PERAKENDECİ OLABİLMEK”

    Bu yılın ilk 6 ayında yaklaşık 40 bayi transferi yaptıklarını dile getiren Eke, “Yıl boyunca 50 adet transfer yapmayı planlamışken daha ilk 6 ayda 40 transfer gerçekleştirdik. Bu durum bile, başlı başına büyüme iştahımızı gösteriyor. Bugünlerde yapmaya çalıştığımız şey, organik olarak büyümek ve bunu da başarıyoruz. Pazar payındaki yükselişimiz devam ediyor. Biz strateji olarak, istasyon satışlarına çok önem veriyoruz çünkü toptan satışlarla pazar payı yükseltmenin, kalıcı olmadığını düşünüyoruz. Kurduğumuz istasyon ağı ile son tüketiciye ulaşmaya çalışıyoruz. Bugün istasyonlarımızı günde 250 binin üzerinde araç ve 350 binin üzerinde tüketici ziyaret ediyor. Bu bizim açımızdan çok değerli, nihayetinde tamamı yerli ve milli bir şirket olarak amacımız, 2020 yılına geldiğimizde çok daha fazla tercih edilen bir perakendeci olabilmek” şeklinde konuştu.

    “2018 YILINI, 8.5 MİLYARA YAKLAŞAN BİR CİRO İLE KAPATMAYI HEDEFLİYORUZ”

    “Biz bu hedeflerle büyümeye devam ederken, listedeki sıralamamız da önümüzdeki yıllarda yükselecek. Önümüzdeki yıl açıklanacak listede, tahminen 10 basamak daha atlayacağız.” diyen Eke konuşmasına şöyle devam etti: 

    “Bunu şöyle açıklayabilirim; biz 2017 yılını aşağı yukarı 5.3 milyar ciro ile kapatmıştık. Pazar paylarında zaten oto gazda yüzde 5’i geçtik, beyaz üründe de yılsonu itibariyle pompadaki bayi satışlarında yüzde 5’i devirmiş olacağız. Bu doğal olarak rakamlarımıza da yansıyacak ve bu oranlarla 2018 yılını, 8.5 milyara yaklaşan bir ciro ile kapatmayı hedefliyoruz. Dolayısıyla Aytemiz, Capital 500 listesinde ortalama 10 basamak daha tırmanacak. Zaten 1 yıl değil de 3 yıl sonra, yani 2021 yılında ilk 15’in içinde olmayı arzu ediyoruz. Çünkü bizim sektörümüz yüksek ürün fiyatları nedeni ile cirosu yüksek olan bir sektör. Satışınız ve pazar payınız da yüksekse doğal olarak o sıralamalara giriyorsunuz."

    “TÜKETİCİ MEMNUNİYETİNİ DAHA DA ARTIRMAYA YÖNELİK PROJELER ÜRETMEYE ÇALIŞIYORUZ”

    Şirketin büyüme hedeflerinden ve gelecek yatırımlarından bahseden Eke, “Büyüme hedeflerimiz kapsamında sermayemizi de güçlendirdik, daha yeni bir sermaye artırımı daha yaptık. Dolayısıyla şirketimiz finansal yapısındaki gücüyle birlikte, operasyonları da desteklemeye devam ediyor. Bu konuyu biraz açmam gerekirse; 2017 sonunda başlayan, 2018’de hızlanan ve 2019’da devam edecek operasyonel iyileştirmeler, yeni projeler, kampanyalar ile tüketici memnuniyetini daha da artırmaya yönelik projeler üretmeye çalışıyoruz” dedi.

    “MÜŞTERİNİN BİZİ TERCİH ETMESİ İÇİN NE GEREKİYORSA YAPIYORUZ”

    İyileştirme çalışmaları kapsamında eğitim ekibinin, daha da proaktif olarak çalıştığını dile getiren Eke, “İstasyonlarımızdaki görsel standartlarımız her geçen gün yükselmeye devam ediyor. Yeni market konseptimiz ve tuvalet yenilemelerimiz hızla gelişiyor. Bazı markalarla yaptığımız iş birliklerimiz daha güçlü. Gizli müşteri uygulamalarına daha çok önem veriyoruz. Müşterinin bizi tercih etmesi için ne gerekiyorsa yapıyor ve onların ilgisini çekmek için çeşitli projeler oluşturuyoruz” diye konuştu.

    “REKABETİN YOĞUN OLDUĞU BİR SEKTÖRDEYİZ”

    Motorcu Dostu İstasyon, elektrikli otomobiller için hızlı şarj üniteleri, ücretsiz internet hizmeti gibi projeler ile sektörde ilkleri gerçekleştirdiklerini dile getiren Eke, “Araçtan Öde hizmetimize, BKM Express ile ödeme seçeneğini de ekledik. Bu saydığım yatırımlarımız aslında hep teknolojiyi takip eden, yenilikçi, yaratıcı ve kendini hızla yenileyen bir markanın vizyonudur. Biz bu vizyonla büyümemize hız kazandırdık. Çünkü rekabetin yoğun olduğu bir sektördeyiz, bizim amacımız kaliteli ürünlerimizin yanı sıra hizmette de farklılaşmak ve bunu tüketicilerimize hızla sunabilmek” dedi.

     Eylemlerin sonuçlarını bugünlerde aldıkları olumlu geri dönüşlerle gördüklerini söyleyen Eke, “Kesintisiz iletişime ve istikrarlı bir şekilde sponsorluklarımıza devam ediyoruz. Ekonomide geçici olarak bazı göstergeler bozulabilir ama orta ve uzun vadede ülkemizin güçlü büyümesini sürdüreceğine inanıyoruz. Türkiye’miz içerisinde pek çok dinamikler barındıran bir ülke. Örneğin Temmuz ayı itibariyle beyaz ürün tarafında yüzde 22, oto gaz tarafında da yüzde 30 reel büyümemiz var. Sektörün büyümesini dikkate aldığımızda, biz sektörün önünde büyüyoruz” şeklinde konuştu.

    “2019’DA BAYİ SAYISININ 600 OLMASINI HEDEFLİYORUZ”

    “Diğer taraftan Alanya ve Trabzon terminallerindeki kapasite artırımımızı da tamamladık” diyen Eke konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Depolama kapasitesi olarak ülke genelinde çok daha iyi bir yere geldik. Sektörümüz için lojistik alt yapı çok önemli. Dolum tesislerimizden başka markalara da hizmet veriyoruz. Halihazırda 571 tane lisanslı bayimiz var, 40 civarında da süresini bekleyen sözleşmemiz var. 2019’un başlarına bayi sayımızı 600’ler ve 2021 yılında da 800’ler civarında görmeyi hedefliyoruz. "

    “11 İLDE YAKLAŞIK BİN 500 MOTOSİKLET VE ARAÇ SÜRÜCÜSÜ İLE BİR ARAYA GELDİK”

    ‘Motorcu Dostu İstasyon’ projesinin ardından hayata geçen 'Motorcu Dostu Trafik' sosyal sorumluluk projesi ile önemli bir kitleye ulaştıklarını dile getiren Eke, “Biz bu projeye başlarken, trafikteki motosiklet ve diğer taşıt kullanıcılarının birbirlerini daha iyi anlaması ve güvenli bir sürüş ortamı sağlanması için, planlı, programlı, sürekli ve sürdürülebilir bir işe imza atmayı hedefledik. Hem araç hem de motosiklet sürücülerinin karşılıklı bir anlayış ve empati çerçevesinde hareket etmelerini sağlamak temel amacımız oldu” dedi.

    Henüz 2 buçuk ay gibi kısa bir sürede, 11 ilde yaklaşık bin 500 motosiklet ve araç sürücüsü ile bir araya geldiklerini ifade eden Eke, “Etkinliklerde, akademisyen kimliğinin yanı sıra 16 yıllık motosiklet kullanıcısı olan Asil Özbay, bugüne kadar ziyaret ettiği 11 farklı ülkenin yollarında edindiği deneyimleri, bu rotalarda dikkat edilmesi gereken noktaları, güvenli sürüşün ve güvenlik donanımlarının önemini ve trafikteki karşılıklı saygının hayati önemlerini paylaşıyor. Birlikte çok güzel bir sinerji yakalandığını ve bu bilincin hızla yayıldığını görüyoruz” şeklinde konuştu.

    “YILLARDIR MOTOSİKLET KULLANANLAR DA EĞİTİMLERE KATILMAK İSTİYOR”

    Yılsonuna kadar, en az 24 ilde ve çeşitli üniversitelerde bu etkinlikleri gerçekleştirmiş olacaklarını dile getiren Eke, “Bu da yaklaşık 4 bin sürücüye bu bilinci aşılamak demek oluyor. Aynı zamanda sabit eğitimlerimize de başladık. Motosiklet ehliyeti olanlar, hatta yıllardır motosiklet kullananlar da eğitimlere katılmak istiyor. Bilgilerini yenilemek ya da doğru sürüşü öğrenmek için. Bu gerçekten çok güzel bir gelişme, bizim de amacımız buydu. Adım adım motosiklet sürücülerinin yol güvenliğini artıracağımıza inanıyorum” dedi.

    (FOTOĞRAF)



  • "Kurbanlıkların sağlık raporlarını kontrol edin"

    İSTANBUL, (DHA)- KURBAN bayramına sayılı günler kala kurbanlıkların seçiminden, etinin doğru tüketilmesine kadar birçok husus da uzmanların uyarısıyla gündemde yer almaya başladı. İstanbul Gelişim Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Başak Gökçe Çöl, kurbanlıkların sağlık raporlarının kontrol edilmesi gerektiğine özellikle dikkat çekti ve “Hayvanlardan insanlara geçen 200 den fazla bakteriyel, viral ve paraziter kaynaklı hastalık bulunuyor” diye uyardı.

    Hayvanlardan insanlara deri hastalıkları, tetanoz, kuduz, şap gibi hastalıkların geçmesini önlemek ve azaltmak için sağlık raporlarının mutlaka kontrol edilmesi gerektiğini ifade eden Çöl, “Kesim koşullarının hijyenik hale getirilmesi, sakatatların çöpe atılmaması ve sokak hayvanlarına verilmemesi halk ve çevre sağlığı açısından da oldukça önemlidir” diye konuştu.

    Etin, hayvansal gıdalar içerisinde özellikle B grubu vitaminler, demir ve fosfor mineralleri ile yüksek kalitede protein içeren besleyici değeri yüksek, doyurucu ve iştah arttırıcı bir besin olduğunu dile getiren Çöl, “Et içerdiği besin öğeleri bakımından mikroorganizmaların üremeleri için uygun bir besindir. Sistemik bir enfeksiyonları yoksa sağlıklı hayvanların etleri ve kanları sterildir.  Mikroorganizmalar sağlıklı hayvan etine kesim esnasında veya sonrasında kullanılan kirli bıçak ve benzeri malzemelerle veya bağırsak içeriğinin temas etmesi yoluyla bulaşmaktadır” ifadelerini kullandı.

     “YENİ KESİLMİŞ ETTE SERTLİK OLUR”

    Kurban bayramında en çok yapılan hataların başında kesim sonrasında hemen kurbanlık etlerin tüketiminin geldiğinin altını çizen Çöl, “Yeni kesilmiş kurban eti, aroma ve lezzeti az, lastik kıvamında, çiğnenmesi ve hazmı zor, çabuk bozulabilecek özelliktedir. Kesim sonrasında ette meydana gelen ilk değişiklik ölüm sertliğinin oluşmasıdır. Normal şartlarda ölüm sertliği sığır ve koyunlarda kesimi takiben 6-12 saat içerisinde tam olarak şekillenir” dedi.

    “ETİ HEMEN BUZDOLABINA KOYMAYIN”

    Kesim sonrasında etlerin iç sıcaklıklarının ortalama 5-6 saat içerisinde ortam sıcaklığına düşürülmesi gerektiğini belirten Çöl, “Kesilen et ve sakatatlar çöp poşetleri veya leğenler içerisine konmamalı, gıdaya uygun temiz ayrı kap içerisinde ve birbirlerinin soğumasını engelleyecek düzeyde aşırı miktarda üst üste konmamalıdır. Bunun için kesim sonrasında parçalara ayrılan et ve sakatatlar direkt güneşle temas etmeyen serin bir ortamda dinlendirilmelidir. Kesim sıcaklığında iken buzdolabına konulursa etlerde soğuma kısalığı denen durum oluşur. Bu durum kasların boylarında kısalığa, kaslardan su ve dolayısıyla suda eriyen besin öğelerinin kaybına neden olur” diye konuştu.

    Besin Hijyeni ve Güvenliği Uzmanı Veteriner Hekim Dr. Öğr. Üyesi Başak Gökçe Çöl, şunları söyledi:

    “Kesim sonrasında serin ortamda dinlendirilip buzdolabına kaldırılan kurban etleri, ölüm katılığının kaybolması ve olgunlaşmasına bağlı olarak kesimden yaklaşık 24 saat sonra tüketime uygun hale gelir.  Kurban etlerinin kesim ve muhafaza şartlarına bağlı olmakla birlikte, buzdolabında muhafaza edilen kurbanlık etlerin kalitesinin korunmasında önerilen maksimum muhafaza süreleri parça etlerde 3-5 gün, kıymada 1 gün ve sakatat için 1-2 gündür. Kısa süre içerisinde kullanılmayacak kurban etlerinin muhafazasında ise derin dondurucular tercih edilmelidir. Etler tek seferde tüketilecek miktarlarda porsiyonlara ayrılarak  eksi 18 derecede dondurulmalı ve maksimum3-6 ay içerisinde tüketimleri sağlanmalıdır” dedi.

    “ÇÖZÜLEN ETLER YENİDEN DONDURULMAMALI”

    Donuk etlerin sadece bir defaya mahsus çözündürülerek en kısa zamanda pişirilmeleri gerektiğine vurgu yapan Çöl, “Et her dondurulduğunda, kalitesinde bir miktar bozulma olur; buz kristalleri kas lifini parçalayarak, etin yapısını bozar ve et suyunun dışarı sızmasına sebep olur. Bu durum etlerde besin öğelerinde kayıplara ve uygun olmayan şekilde çözündürülmeye bağlı mikroorganizma sayısında artışa sebep olur. Çözündükten sonra tekrar dondurulan etlerde mikroorganizma sayısındaki artış olmakta ve bu durum besin kaynaklı zehirlenme veya enfeksiyonlara yol açabilmektedir. Dondurduktan sonra kullanılacak etler oda sıcaklığında çözündürülmemelidir” dedi.

    “Dondurulmuş etler ambalajlarından çıkarılarak gerekirse kuru temiz kâğıt havluyla kurulandıktan sonra et suyunun diğer gıdalara damlamasını engelleyecek şekilde kenarlı ve üzeri kapalı kaplara yerleştirilmelidir” diyen Çöl, “Etler ısıl işlem görmeden tüketilen gıdaların üst kısmında olmayacak şekilde,  buzdolaplarının alt raflarında bekletilerek maksimum 24 saat içerisinde çözdürülmelidir. Etlerin hızlı çözündürme teknikleri içerinde mikrodalgaların defrost ayarında çözündürme yöntemi de uygulanmakla birlikte, büyük parça etlerin iç kısmının tamamen çözünmüş olmasına dikkat etmek gerekir. İnce dilimlenmiş etler, büyük parçalara nazaran çözünme aşamasında daha fazla sıvı kaybedecek ve dilimleme ile birlikte etin yüzey alanının genişlemesi ette bulunan mikroorganizma sayısında artışa neden olacaktır. Bu sebeple en iyisi pişirme işleminden kısa bir süre önce etlerin dilimlenmesi veya küçük parçalara bölünmesi olacaktır. Sağlığımız için gerekli, kaliteli protein kaynağı olan etler, uygun koşullarda muhafaza edildiğinde, çözündürüldüğünde, uygun süre ve sıcaklıkta pişirildiğinde; lezzetli, besin değeri korunmuş ve hijyenik besinler tüketmiş oluruz” diye konuştu.

    (FOTOĞRAF)

     

     



  • Beyoğlu’nda, vatandaşa 'Sosyal Market' desteği

    İSTANBUL, (DHA) – Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, “Biz Ramazan’dan Ramazan’a ya da Kurban’dan Kurban’a koli yardımı yerine; onlara bizim istediğimizi dayatmıyor, 'Sosyal Market Projemiz' kapsamında kartlar aracılığıyla seçenekleri önlerine koyuyor ve ihtiyaçlarını almalarına yardımcı oluyoruz” dedi.

    Alışılagelmiş yardım faaliyetlerinin dışında olan ‘Sosyal Market Projesi’ zenginden alıp fakire verme modeliyle bayram öncesi vatandaşların evlerinin eksiklerini giderdi. Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, geçim zorluğu çeken ve yardıma muhtaç ailelere ulaşan Sosyal Market Projesi’nde vatandaşlarla buluştu.

    “İHTİYACI OLANLAR BURADAN RAHATLIKLA HER ŞEYİ ALABİLİYORLAR”

    Sosyal Market’ten alışveriş yapan Serap Pek, projeden memnun olduklarını ifade ederek, “Buranın açıldığından beri haberimiz var. Kulaktan kulağa duyduk. Başkanımızdan Allah razı olsun. Her şey çok güzel. Alışverişimizi yapıyoruz” açıklamalarında bulundu.

    Hikmet Aktan, yardımca muhtaçlar için çok güzel bir proje olduğunu dile getirerek, “Bazen bayramlarda çocuklarına bir şey alamayanlar, ihtiyacı olanlar buradan rahatlıkla her şeyi alabiliyorlar” dedi.

    “SOSYAL MARKET  VATANDAŞLARA ELİNİ UZATAN 8 SENELİK BİR KURUM”

    Bayramların insanlara bölüşmeyi ve paylaşmayı anlatan çok önemli günler olduğunun altını çizen Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, “Kurban Bayramı, kurbanlarımızla iyiliğe yaklaştığımız zamanlardır. Sosyal Market ise vatandaşlara elini uzatan 8 senelik bir kurum. Burada toplam 35 kişi çalışıyor. 15’i saha elemanı. Binlerce çeşit ürünümüz var burada. Bu ürünleri bizlere bağışlayan üreticimizden müteşekkiriz. Gıdadan tekstil ürününe, temizlik ve hijyen maddelerinden birçok ürüne kadar yardımlar yapılıyor. Kurban Bayramı münasebeti ile de stoklarımıza 1 yıl yetecek et stoklamaya ve yıl boyunca da bunları dağıtmaya çalışıyoruz” şeklinde konuştu.

    “İHTİYAÇLARINI ALMALARINA YARDIMCI OLUYORUZ”

    “4 bin 800 ailemiz, aylık ve 3 aylık periyotlarda yardım alıyorlar” diyen Başkan Demircan, “Bu yardımlarda da 365 gün kapımız onlara açık. Onlara kart veriyoruz ve bu kartlara kontörler yüklüyoruz. Bu kontörlerin içerisine ise gıda ve giyim kontörleri var. Bu ailenin büyüklüğüne göre hesaplanıyor ve kendilerine veriliyor. Yıl boyunca burada stokladığımız malları vitrine çıkarmak sureti ile de sürekli onlara bu yardımı yapıyoruz. Yani biz Ramazan’dan Ramazan’a ya da Kurban’dan Kurban’a koli yardımı yerine onlara bizim istediğimizi dayatmıyor, kartlar aracılığıyla seçenekleri önlerine koyuyor ihtiyaçlarını almalarına yardımcı oluyoruz” diye konuştu. 

    Ahmet Misbah Demircan, Sosyal Market’i gezdikten sonra ise bağış alanında Sosyal Market Projesi için kurban bağışında bulundu.

    (FOTOĞRAF-GÖRÜNTÜ)

     



  • Esenler’de gençler vatandaşı, Amerikan ürünlerini boykot etmeye çağırdı

    İSTANBUL,(DHA)- ESENLER’DE gençler Türkiye'nin ekonomik özgürlüğünü koruma mücadelesi kapsamında, Amerikan ürünlerini boykot etti. Kendilerini 'Mihmandar Gençlik' olarak tanımlayan gençler, sokaklarda proşör dağıtıp, vatandaşı ve esnafı, ABD ürünlerini boykot etmeye çağırdı. 

    Amerika Birleşik Devletleri (ABD) tarafından Türkiye'ye karşı başlatılan ekonomik ambargo sonucu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Amerikan ürünlerine boykot çağrısı üzerine gençler harekete geçti. Esenler’in gençlik yapılanması olan 'Mihmandar', Türkiye'nin ekonomik özgürlüğünü koruması için Dörtyol Meydanı'nda toplandı. Gençler, üzerlerinde Türk bayraklı tişört ve şapkalar ile ellerindeki "Haydi Esenler! Boykot Ediyoruz, Amerikan Mallarını Kullanmıyoruz" yazılı broşürleri ilçedeki alışveriş merkezlerine, esnafa ve vatandaşlara dağıttı. Amerikan markalarının listesinin de yer aldığı broşürlerin dağıtılmasıyla vatandaşlarda bir farkındalık oluşturuldu ve boykota destek vermeleri, Amerikan malı almamaları istendi.

    Boykota gençlerin yanı sıra ilçe protokolü, esnaf ve vatandaşlar da destek verdi. Türkiye'nin ekonomik özgürlüğünü koruma mücadelesi kapsamında gençlerin halkı bilinçlendirme amaçlı Amerikan ürünlerini boykot çalışmasına Belediye Başkanı M. Tevfik Göksu ve eski Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak da katılarak birlik ve beraberlik mesajı verdi.

    “BİR DAHA AMERİKAN ÜRÜNLERİNİ ALMAYALIM”

    Esenler Belediye Başkanı M. Tevfik Göksu, “Boykot çağrısıyla Esenler’deki bütün kardeşlerimize bu duyuruyu yaparak Amerikan menşeli ne varsa hepsini terk edelim. Bir daha Amerikan ürünlerini almayalım. Her birimiz üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirelim. Kola içmesek ne olur, İphone kullanmasak neyimiz eksilir. Amerikan ürünlerini evimize sokmamaya, bundan sonra satın almamaya özen gösterelim” diyerek vatandaşlardan hassasiyet göstermelerini istedi.

    “YERLİ VE MİLLİ ÜRÜNLERİMİZLE ALIŞVERİŞ YAPALIM”

    Göksu, konuşmasına şöyle devam etti:

    “Kendisini devlet başkanı zanneden Siyonist Trump’a söylüyoruz. Ne yaparsan yap başaramayacaksın. Biz buradayız. Amerikan menşeli ürünleri raflarınızdan indirin. Sattıktan sonra yenisini almayın. Oraya yerli ve milli ürünlerimizi koyun. Yerli ve milli ürünlerimizle alışveriş yapalım. Artık Amerika şunu bilsin. Dünyadaki tek güç kendisi değildir.”

    “BU EKONOMİK SAVAŞIN YANDAŞLARI OLACAĞIZ”

    Amerikan markalarının listesinin yer aldığı broşürleri dağıtmaya gelen Sinan Arslan, “Mihmandar Gençlik olarak Amerikan ürünlerini boykot etmek için sahaya indik. Broşür bastırarak halka dağıtacağız. Marketlerde kesinlikle Amerikan ürünlerini kullanmamalarını tavsiye edeceğiz. Bu şekilde bu ekonomik savaşın da yandaşları olacağız. Herkesi Türkiye’nin yanında olmaya davet ediyorum” dedi.

    “AMERİKAN ÜRÜNLERİNE KARŞI GRUP HALİNDE TEPKİ GÖSTERECEĞİZ”

    Abdülsamet Aktan ise, “Burada Amerika’nın Türkiye’ye yapmış olduğu yaptırımlara karşı, yapılaşmış bir gençlik olarak Amerika’yı boykot etmek için toplandık. Biz halkımızı Amerikan ürünlerine karşı grup halinde tepki göstereceğiz” ifadelerini kullandı.

    (GÖRÜNTÜLÜ/FOTOĞRAFLI)



  • (Görüntülü) UFRAD'tan AVM'lere TL'ye geçin çağrısı

    Gül KABA-Özgür KUMANOVALI/İSTANBUL, (DHA) –UFRAD Franchising Derneği Başkanı Dr. Mustafa Aydın, dolardaki hareketliliği göz önünde bulundurarak AVM'lere TL'ye geçmeleri veya kuru sabitlemeleri çağrısında bulundu.


     

    UFRAD 'ABD’nin dolar oyununa karşı, 15 Temmuz ruhu ile ekonomide milli mücadele' kampanyası başlattı. Dernek yönetimi bu kapsamda İstanbul'da bir basın toplantısı düzenledi.  Toplantıda AVM’lere Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik şartlara bağlı olarak markalara destek olmaları ve kiralarda ‘TL’ye dönüş veya kur sabitleme’ yoluna gitmeleri çağrısında bulunuldu.


     

    "TÜRKİYE'DE 401 AVM VAR"


     

    Türkiye'de 401 tane AVM olduğunu belirten Aydın, "Buralarda 12.2 milyon metrekare kiralanabilir ticari alan var, bu alanın neredeyse tamamı dövizle markalara kiraya veriliyor" dedi.


     

    "TÜRK MARKALARINI YURT DIŞINA TAŞIMAK ZORUNDAYIZ"


     

    Türkiye’nin markalarını artık yurt dışına taşımak zorunda olduğunu söyleyen Aydın, "Markalarımız dünya ekonomik pazarında koşup, rekabet etmelidir. Markaların yetiştiği tarlalar alışveriş merkezleridir. O yüzden tarlanın olumlu ve verimli olması halinde bu tarla büyür, meyve verir ancak bu şekilde meyveleri yurt dışına ihraç edebiliriz. O zaman tarlalarımızın makul olması lazım. Eğer tarlalar kendi alanlarını yüksek rakamlarla markalara satmaya kalkarsa, markalar orada kendilerine yer edinemez. Böylece Türk ihracatı da gelişemez" dedi.


     

    "EN BÜYÜK GÖREV AVM'LERE DÜŞÜYOR"


     

    AVM'lere büyük görevler düştüğünü belirten Aydın, "Dolayısıyla Türkiye'ye ekonomik darbe diz çöktürmeye çalışıyorlar bunu da dolar ve döviz kurlarıyla yapmak istiyorlar. Burada en büyük görev AVM'lere düşüyor. Biz onların da mağdur olmasını istemiyoruz, onlar da marka sahipleri de iş insanı. Bir araya gelerek makul bir noktada buluşulmasını talep ediyoruz" diye konuştu.


     

    "YA KUR SABİTLENSİN YA DA TL'YE GEÇİLSİN"


     

    3 aşamada AVM'lere taleplerini ilettiklerini söyleyen Aydın, "Birincisi kuru sabitlesinler, her iki tarafında zarar görmeyeceği bir rakam üzerinde anlaşsınlar. İkincisi tamamen TL'ye dönsünler. Dükkan kiraları TL üzerinden alınsın. Bundan sonraki ticari faaliyetler TL üzerinden yapılsın. Çünkü burası Türkiye burada milli paranın kullanılması lazım. Üçüncüsü ise eğer iki taraf da ortak bir noktada buluşamazsa devletin hakemlik yapmasını talep ediyoruz" ifadelerini kullandı.


     

    "LÜKSTEN TOPYEKÜN KAÇINACAĞIZ"


     

    Dönem lüks yaşama dönemi değil tasarruf dönemi olduğuna dikkat çeken Aydın, "Bu ülke yırtık çarıklarıyla cepheye silah taşıyan annelerimiz sayesinde bu günlere geldi, bunu asla unutmayalım. Bu millet aynı mücadeleyi verecek iradeye sahiptir. Ama tek şart, lüksten topyekün kaçınacağız ve tasarrufa gideceğiz. Hem kamu hem özel kurumları, kaynak kullanma ve yatırım noktasında, konu hayati değilse, yatırımı ve kaynak kullanımını ötelememiz gerektiğinin bilincinde olmalıyız. Verimliliği, üretimi artırmalıyız. Üreticiyi de teşvik etmeliyiz" dedi.


     

    "FEDAKARLIK, ÖZVERİ, SABIR, TAHAMMÜL OLMADAN DÜZE ÇIKAMAYIZ"


     

    Yerli markaların yabancı markalara göre pahalı gelebileceğini, ama zamanla daha karlı olunacağını belirten Aydın, "Uzun vadede yerli markalar yabancı markalara göre daha ekonomik ve kaliteli düzeye gelecektir. Fedakarlık, özveri, sabır, tahammül olmadan biz düze çıkamayız. Hep birlikte bütün girişimcilerimiz, iş insanlarımız, el ele vererek bu badireyi atlatmak zorundayız" diye konuştu.

     



  • Dr. Beyhan İncekara: Henüz faiz kozumuzu kullanmadık

    Merve DUNDAR / İSTANBUL, (DHA)- SON günlerde döviz kurlarında yaşanan hareketlilik ve alınan tedbirlerle ilgili konuşan İstanbul Kültür Üniversitesi Uluslararası Ticaret Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Beyhan İncekara, "Alınan tedbirler ilk aşamada en gerekli olanlardı. Bundan sonra gelecek herhangi bir atak için ise elimizde, faiz gibi henüz hiç kullanmadığımız kozlarımız var" dedi.

    Geçtiğimiz hafta alınan tedbirlere ek olarak bugün Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından alınan kararları değerlendiren Dr. İncekara, "Öncelikle kredi kanallarının açık tutulmaya devam edileceği açıklandı. Bu karar, kaldığımız yerden üretime, yatırıma devam edeceğimizi gösteren bir mesajdır. İkinci olarak kur etkisiyle teminatı yetersiz kalan firmalardan ilave talep edilmeyecek. Bu da kurun etkisiyle herhangi bir zarara uğramış firmaları biraz daha sıkıntıdan kurtarmak adına yapıldı. Kur artışı nedeniyle ‘kredi kapama olmayacak’ maddesi de önemli.  'Kur artışı nedeniyle limit aşımı oluşan kredilerde limit aşımı dikkate alınmayacak ve kredi kapatma talebi yapılmayacak' kararı da bir başka önemli tedbir. Çünkü kur hala yüksek seviyede ama biz 7'lerin üzerini gördüğümüz için şu anda bir rahatlama söz konusu. Tabii biraz daha temkinli yaklaşmak lazım çünkü tekrar bir yaptırım kararı olması, dövizde yeni bir artışa neden olur. 'Ağustos 8 itibarıyla oluşan kredi gecikmeleri, karşılıksız çek ve protesto edilen senetler, Risk Merkezi’ne mücbir sebep koduyla bildirilebilecektir' tedbiri ise firmaların erişimlerine herhangi bir engel teşkil etmeyecek. Firmaların o riskle sıkıntıya düşme durumları engellenmiş olacak" diye konuştu.

    "ALINAN TEDBİRLERİN SONUÇLARINI GÖRMEYE BAŞLADIK"

    Geçen hafta açıklanan yeni ekonomi modelinde önemli kurallar olduğunu dile getiren Dr. Beyhan İncekara, "Hem para hem maliye politikasının beraber ve birbirini destekler şekilde hareket etmesi hem firmaları finansal açıdan hem de reel sektörü güçlendirmeye yönelik hareketler olacak. Bunun sonuçlarını bu hafta görüyoruz "dedi. Özellikle swap işlemlerinin sınırlanmasıyla Türk Lirası'ndan kaçışın engellenmesinin önemli bir karar olduğunun altını çizen Dr. İncekara, yaşanan sert düşüşün en önemli nedenlerinden birinin bu hamle olduğunu belirtti. 

    "FAİZ KOZUMUZU KULLANMADIK"

    Şu an için en gerekli tedbirlerin alındığını ifade eden Dr. İncekara, "Biz daha hiç faiz kozumuzu kullanmadık, onu saklıyoruz.  O da bir finansal araçtır. Tabii ki çok yüksek faizleri, yüksek enflasyona sebep olması açısından çok istemeyiz. Ama elimizde tuttuğumuz faiz gibi birkaç argümanımız daha var. O yüzden hepsini birden kullanmak yerine, biraz daha temkinli olmak gerek. Siyaset ve ekonomi maalesef birbirini çok fazla etkiliyor. O nedenle Amerika'dan bir atak gelmediği sürece çok sert yükselişler olmayacaktır. Ama gelme durumuna karşı firmaları ve reel sektörü güçlendirmek adına bu önlemleri alıyoruz" dedi.

    "ÇÖZÜM, NİTELİKLİ İNSAN GÜCÜ YETİŞTİRMEK VE YERLİ ÜRETİM"

    Kısa vadede alınan çözümlerin etkili olduğunu ancak uzun vadeli çözümlere ihtiyaç duyulduğunu vurgulayan Dr. İncekara, "Bizim en büyük sorunlarımızdan biri cari açık. İthalata baktığımızda hep yüksek teknoloji ürünleri görüyoruz. Biz bu ürünleri ithal etmeyip içerde üretebilirsek, hem üretimi hem istihdamı destekleyeceğiz. Tüm bunlar ancak nitelikli insan gücü yetiştirme ile olur. Uzun vadede önem vermemiz gereken en önemli noktalar, yerli üretim ve nitelikli insan gücü yetiştirme" şeklinde konuştu.

    (FOTOĞRAF)



  • "Bilgi güvenliği bankaların görünmez duvarlarıdır"

    İSTANBUL, (DHA) - BANKACILIK Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun (BDDK) bankalarda bilgi sistemleri denetimi yapma yetkisini almasını değerlendiren Mazars Denge Bilgi Teknolojileri Denetim, Güvenlik ve Danışmanlık Hizmetleri Lideri Ateş Sünbül, bilgi güvenliğinin bankaların görünmez duvarları olduğunu ve büyük önem taşıdığını söyledi.

    "BANKALAR YÜKSEK İŞLEM HACMİNE SAHİP"

    Bankaların finansal ve müşteri riski yüksek kurumlar olduğu için yüksek bilgi teknolojilere yatırım bütçeleri bulunduğunu kaydeden Sünbül, "Bunun sonucunda da bankalarda pek çok yeni teknolojiyi ve yüksek işlem hacmine sahip yapıları görmek mümkündür. Bilindik BT dünyasının dışında yeni teknolojiler olan yapay zeka ve bigdata yapılarınında çeşitli yansımalarını bankalar tarafından etkin kullanılmaktadır. Karmaşık ve pek çok yeni teknolojiyi barındıran yapılar olan bankaların aynı zamanda kompleks oluşumları yönetebilmek için BT kontrol ve güvenlik ortamlarına yoğun ihtiyaçları vardır" diye konuştu.

    "DENETİMLER 6 AY İLE 1 YIL ARASINDA YAPILIYOR"

    Bankalarda bilgi sistemleri denetiminin uzun soluklu olduğunu söyleyen Sünbül, "Ortalama 6 ay ile 1 yıl arasında bir ekibin çalışması sonucunda tamamlanabilmektedir. Denetimin ilk aşaması risk analizi, planlama ve kapsam belirlenmesidir. Takiben denetim ekipleri baş denetçinin liderliğinde kontrolleri gerçekleştirmektedir. Yapılan kontrollerde BDDK tarafından yayınlanan yönetmelik ve rehberler esas alınmaktadır" ifadelerini kullandı.

    "DENETİMLE MÜŞTERİ BİLGİLERİ KORUNUYOR"

    Bankaların bilgi sistemleri denetiminin ana hedefinin bilgi teknolojileri istemlerinin etkin, güvenli ve doğru şekilde işlediğinin teyit edilmesi olduğunu belirten Sünbül, şunları söyledi:

    "Denetim kriter ve esasları BDDK tarafından belirlenmekte olup, geçmişte müşterilere yansıyan bankacılık olaylarından etkilenerek Cobit 4.1 gibi en iyi uygulama kontrol esaslarını rehber alan standartlar ile müşteri bilgileri korunmaktadır. Bağımsız denetim müşterilerinin işlemlerine ilişkin güvenlik, doğruluk ve kontrolünün tesis edilmesinde temel teşkil etmektedir. Bağımsız denetim yetkisi BDDK tarafından özel şart ve hükümlerle verilmektedir. Bankalarda denetim yapabilmek için BDDK Bankacılık Finansal Denetim yetkisi ve Bilgi sistemleri denetim yetkisi aynı şirkette bulunmalı, devamlılık şartlarını da sağlamalıdır. Bu çerçevede Türkiye'de bu yetkiye sahip Mazars Denge ile birlikte toplam 7 şirket bulunmaktadır. Mazars Denge bu yetkiye sahip 5'inci büyük şirket konumundadır."

    (FOTOĞRAF)
     

     



  • “Çocukların saatlerce teknolojik araç kullanması aile içi iletişimi olumsuz etkiliyor ”

    LEFKE, (DHA)-YAZ  tatilini sınırsız teknolojik araçlarla geçirmenin çocuklara birçok açıdan zarar verebileceğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Portakalcı, gün içinde çocukların saatlerce teknolojik araç kullanmasının aile içi iletişimine olumsuz etkisinin yanında, bağımlılığa da neden olabileceğinden; anne babalara önemli sorumlulukların düştüğünü dile getirdi ve uyarılarda bulundu. 

    Lefke Avrupa Üniversitesi (LAÜ) İletişim Bilimleri Fakültesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Portakalcı, özellikle sanal ortamdaki çevrimiçi oyunların takipçisi olan çocukların, yaz tatilinde saatlerce bilgisayar başında şiddet içerikli oyunlarda vakit geçirdiğini ve uygun olmayan sitelere girişin kontrol altına alınmasının önem arz etttiğini ifade etti. Ayrıca gün içinde çocukların saatlerce teknolojik araç kullanmasının aile içi iletişimine olumsuz etkisinin yanında, bağımlılığa da neden olabileceğinden anne-babalara önemli sorumlulukların düştüğünü dile getirdi.

    “ANNE BABALAR ÇOCUKLARINI KORUMALI”

    Teknoloji kullanımı ve oyunların çocuklar için eğlenceli olduğu düşünülse de, anne babaların çocuklarını uygun olmayan sitelere karşı korumayı ihmal etmemesi ve çocukları ile sürekli ilgilenerek, bu konuda bilgilendirme yapılmasının önemli olduğuna da değinen Dr. Öğr. Üyesi Portakalcı, şöyle konuştu:

    “Bilindiği gibi, piyasaya çıkan görsel efektler ve aksiyon içerikli yeni bilgisayar oyunları çocukların ilgisini çekebilmektedir. Yaz tatilini fırsat olarak gören çocuklar, tatillerinin büyük bir kısmını evlerinde geçirirken aynı zamanda bilgisayar, televizyon ve cep telefonu başta olmak üzere gün içerisinde teknolojik araçları çok fazla kullanıyorlar. Gereğinden fazla teknoloji bağımlısı olmanın zararları düşünülerek, anne babaların çocuklarını yetişkin birer birey olarak ihtiyaçlarını gidermeye çalışmalı ve sağlayacakları imkanlarla çocuklarına hayatla ilgili deneyim kazanacakları fırsatlar sunmalılar. Bu durum çocuklarının psikolojik ve sosyal gelişimleri açısından da önemlidir”.

    (FOTOĞRAF)



  • "Bayramdasalla 2 katını kazan"

    LEFKOŞA, (DHA)-BUGÜNE kadar 70 binin üzerinde kullanıcıyı, 550 bin kez hediyelerle buluşturan Kuzey Kıbrıs Turkcell'in “Salla Kazan” kampanyasının bayrama özel 2 kat daha avantajlı hale geldiği duyuruldu. Kampanya 20-26 Ağustos tarihleri arasında geçerli olacak. 

    2018 yılında yeniden başlayan ve 70 binin üzerinde müşterisine 550 bin hediye kazandıran“Salla Kazan”kampanyası bayramda da Turkcell’lilere özel bir ayrıcalık sunuyor. Kuzey Kıbrıslı Turkcell’liler, 20 ile 26 Ağustos tarihleri arasında geçerli olacak kampanya ile sadece telefonlarını sallayarak kazandığı internet, konuşma ve BiP dakikalarının tam 2 katını kazanacak.

    “Salla Kazan” kampanyasından, 140 bini aşkın cihazda yüklü olan Cep Hesabım uygulamasını indirip yükleyen tüm Kuzey Kıbrıs Turkcell kullanıcıları faydalanabiliyor.

    "KAMPANYAYA KATILMAK İÇİN NE YAPMALISINIZ?"

    Yoğun ilgi gören “Salla Kazan” kampanyası bayrama özel kazandırmaya 2 katı hediyeyle devam ettiği duyuruldu. Salla Kazan kampanyasında Kuzey Kıbrıs Turkcell’lilerin tek yapması gereken telefonlarını sallayarak koşulsuz şartsız internet, dakika ile Turkcell’in dijital servisleri fizy müzik, lifebox paketleri ile BiP konuşma dakikalarından birine ücretsiz sahip olmak. Firma yetkilileri bayram haftası süresince ise tam 2 katı konuşma, internet ve BiP üzerinden dakika kazandıracak özel kampanyada tek yapılması gereken Salla Kazan’a girip telefonunuzu sallamak olduğunu söyledi.

    HER HAFTA YENİ BİR ŞANS

    Kuzey Kıbrıs Turkcell’in bireysel ve kurumsal ses hattı kullanan müşterileri Salla Kazan kampanyasından her hafta 1 kere yararlanabiliyor.
    Kuzey Kıbrıs Turkcell’liler kampanya kapsamında verilen faydalardan kalan miktarının sorgusunu da yine 'Cep Hesabım' uygulamasından yapabiliyor.
    Kuzey Kıbrıs Turkcell’den yapılan açıklamada, Cep Hesabım uygulamasını akıllı telefonlara indirdikten sonra uygulamaya giriş yapılabileceği belirtildi. Ayrıca dileyenlerin mobil cihazlarından internet adresindeki linkini kullanarak da uygulamayı indirebileceği belirtildi.

    (FOTOĞRAF)



  • 4 bin 500 öğrencinin Yaz Spor Okulları'ndaki eğitimi tamamlandı

    İSTANBUL, (DHA) -  BEYLİKDÜZÜ Belediyesi tarafından düzenlenen Yaz Spor Okulları sona erdi. 4 bin 500 öğrencinin 17 farklı tesiste 2 ay boyunca, 14 branşta eğitim aldığı okulların kapanış töreninde çocuklar doyasıya eğlendi.

    Yaz ayı boyunca 4 bin 500 öğrenciye eğitim veren Beylikdüzü Belediyesi Yaz Spor Okulları’nın Kapanış ve Madalya Töreni, Kavaklı Stadı’nda yapıldı. 17 farklı spor tesisinde aikido, basketbol, jimnastik, futbol, golf, izcilik, masa tenisi, okçuluk, rüzgar sörfü, satranç, tekwondo, tenis, voleybol, yüzme olmak üzere 14 branştaki aldıkları eğitimi başarıyla tamamlayan sporculara madalyalarını takdim eden Beylikdüzü Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, onlarla bol bol sohbet etti ve fotoğraf çektirdi.

    “ÇOCUKLARIMIZ SPOR RUHUNU ÖĞRENİYORLAR”

    Madalya Töreni’nde yaptığı konuşmada tek başına öğretimin yeterli olmadığına dikkat çeken Belediye Başkanı İmamoğlu, “Öğretimin eğitim tarafının çok sağlıklı oluşturulması ve bunun da mutlak sporla ve sağlıklı bir vücutla buluşması lazım. Beylikdüzü Belediyesi olarak her yıl 4 bini aşkın çocuğumuzu yaz spor okullarında misafir ediyor, onlarla çok keyifli anlar yaşıyoruz. Çocuk ve gençlerimiz, tesislerimizde yeni arkadaşlıklar kuruyorlar. Bir arada olmayı, sporu ve sporcu olmayı, spor ruhunu öğreniyorlar. Spor, çocuklarımızın ve gençlerimizin enerjik, sağlıklı olması, okullarında başarılı olmaları ve geleceğe, hayata hazırlanmaları açısından çok önemli. Yaz tatillerini en iyi şekilde değerlendirip zinde bir şekilde okullarına hazırlanmış oluyorlar” dedi.

    “KAVAKLI STADI EYLÜL AYINDA HİZMET VERMEYE BAŞLAYACAK”

    Yaptığı konuşmada Kavaklı Stadı’nın Eylül ayında yenilenen çehresiyle hizmet vermeye başlayacağını da müjdeleyen İmamoğlu, “Bu tesis sporcu yetiştirme anlamında Beylikdüzü’nün çocuklarına ve gençlerine hizmet etmeye başlayacak. Burası sadece bir stat değil. Aynı zamanda bir spor kulübünün ve farklı spor kulüplerine de hizmet eden birimlerin olduğu, soyunma odalarından sporcu sağlığına dönük birimlere kadar modern, çağdaş bir semt stadı haline getirildi. İlçemize hayırlı, uğurlu olsun” şeklinde konuştu.

    (FOTOĞRAF)